ON İKİNCİ REŞHA: Belki, nasıl ki o zat, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür; öyle de, duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır. – Cumartesi Dersleri – 19. 12.

https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz Cumartesi Derslerinde bu hafta “Belki, nasıl ki o zat, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür; öyle de, duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır.” konusu işlenmektedir. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından Sözler isimli eserinden On Dokuzuncu Söz On İkinci Reşha.

ON İKİNCİ REŞHA: Belki, nasıl ki o zat, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür; öyle de, duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır. - Cumartesi Dersleri - 19. 12.
ON İKİNCİ REŞHA: Belki, nasıl ki o zat, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür; öyle de, duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır. – Cumartesi Dersleri – 19. 12.

KISA VİDEO

UZUN VİDEO

On Dokuzuncu Söz

 Risalet-i Ahmediyeye dairdir

ON İKİNCİ REŞHA

İşte, şu zat, şu mevcudat Hâlıkının vahdâniyetinin hakkaniyeti derecesinde hak bir burhan-ı nâtık, bir delil-i sadık olduğu gibi, haşrin ve saadet-i ebediyenin dahi bir burhan-ı katıı, bir delil-i sâtııdır. Belki, nasıl ki o zat, hidayetiyle saadet-i ebediyenin sebeb-i husulü ve vesile-i vusulüdür; öyle de, duasıyla, niyazıyla o saadetin sebeb-i vücudu ve vesile-i icadıdır. Haşir meselesinde geçen1 şu sırrı, makam münasebetiyle tekrar ederiz.

İşte, bak: O zat öyle bir salât-ı kübrâda dua ediyor ki, güya şu cezire, belki arz, onun azametli namazıyla namaz kılar, niyaz eder.

Bak, hem öyle bir cemaat-i uzmâda niyaz ediyor ki, güya benî Âdemin zaman-ı Âdemden asrımıza, kıyamete kadar bütün nuranî, kâmil insanlar, ona ittibâ ile iktidâ edip duasına âmin diyorlar.

Hem bak, öyle bir hâcet-i âmme için dua ediyor ki, değil ehl-i arz, belki ehl-i semâvât, belki bütün mevcudat, niyazına, “Evet, yâ Rabbenâ, ver, biz dahi istiyoruz” deyip iştirak ediyorlar.

Hem öyle fakirâne, öyle hazinâne, öyle mahbubâne, öyle müştakâne, öyle tazarrukârâne niyaz ediyor ki, bütün kâinatı ağlattırıyor, duasına iştirak ettiriyor.

Bak, hem öyle bir maksat, öyle bir gaye için dua ediyor ki, insanı ve âlemi, belki bütün mahlûkatı esfel-i sâfilînden, sukuttan, kıymetsizlikten, faidesizlikten, âlâ-yı illiyyîne, yani kıymete, bekàya, ulvî vazifeye çıkarıyor.

Bak, hem öyle yüksek bir fizâr-ı istimdatkârâne ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârâne ile istiyor, yalvarıyor ki, güya bütün mevcudata ve semâvâta ve Arşa işittirip, vecde getirip, duasına “Âmin Allahümme âmin” dedirtiyor.

Bak, hem öyle Semî, Kerîm bir Kadîrden, öyle Basîr, Rahîm bir Alîmden hâcetini istiyor ki, bilmüşahede, en hafî bir zîhayatın en hafî bir hâcetini, bir niyazını görür, işitir, kabul eder, merhamet eder. Çünkü istediğini—velev lisan-ı hâl ile olsun—verir. Ve öyle bir suret-i hakîmâne, basîrâne, rahîmânede verir ki, şüphe bırakmaz, bu terbiye ve tedbir öyle bir Semî ve Basîr ve öyle bir Kerîm ve Rahîme hastır.


Dipnot-1

bk. Onuncu Söz, Mukaddime, Dördüncü İşaret, Beşinci Hakikat.

âlâ-yı illiyyîn: yücelerin en yücesi
Alîm: sonsuz ilim sahibi ve ilmi her şeyi kuşatan Allah (bk. a-l-m)
Allahümme âmin: ey Allahım, kabul eyle (bk. e-m-n)
âmin: Allahım kabul eyle (bk. e-m-n)
Arş: Allah’ın hüküm ve egemenliğinin tecelli ettiği yer (bk. a-r-ş)
arz: yeryüzü
azametli: büyük (bk. a-z-m)
Basîr: her şeyi gören Allah (bk. b-ṣ-r)
basîrâne: görerek (bk. b-ṣ-r)
bekà: süreklilik, sonsuzluk (bk. b-ḳ-y)
benî Âdem: Âdemoğulları, insanlar
bilmüşahede: görüldüğü gibi (bk. ş-h-d)
burhan-ı katı: sağlam delil
burhan-ı nâtık: konuşan delil
cemaat-i uzmâ: büyük cemaat (bk. c-m-a; a-ẓ-m)
cezire: yarımada
delil-i sadık: doğru delil (bk. ṣ-d-ḳ)
delil-i sâtı: parlak delil
ehl-i arz: yeryüzündekiler
ehl-i semâvat: göktekiler (bk. s-m-v)
esfel-i sâfilîn: aşağıların en aşağısı
fakirâne: muhtaç bir şekilde (bk. f-ḳ-r)
fizâr-ı istimdatkârâne: yardım isteyerek inleyip ağlamak
hâcet: ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)
hâcet-i âmme: genel ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)
hafî: gizli
Hâlık: yaratıcı Allah (bk. ḫ-l-ḳ)
hakkaniyet: doğruluk (bk. ḥ-ḳ-ḳ)
haşir: öldükten sonra âhirette yeniden diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma (bk. ḥ-ş-r)
hazinâne: hüzünlü bir şekilde
hidayet: hak ve doğru yolda oluş (bk. h-d-y)
iktida: uyma
iştirak etmek: katılmak
ittibâ: tabi olma, uyma
Kadîr: sonsuz güç ve kudret sahibi Allah (bk. ḳ-d-r)
kâinat: evren, yaratılmış her şey (bk. k-v-n)
kâmil: kemâl ve fazilet sahibi (bk. k-m-l)
Kerîm: sonsuz cömertlik ve ikram sahibi Allah (bk. k-r-m)
lisan-ı hâl: hal ve beden dili
mahbubâne: sevimli bir şekilde (bk. ḥ-b-b)
mahlukât: yaratılmışlar (bk. ḫ-l-ḳ)
mevcudat: varlıklar (bk. v-c-d)
müştakâne: iştiyakla, çok isteyerek
niyaz: dua, yalvarma
niyaz-ı istirhamkârâne: rahmet dilercesine dua (bk. r-ḥ-m)
nuranî: nurlu, aydınlık (bk. n-v-r)
Rahîm: sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)
rahîmâne: merhametli bir şekilde (bk. r-ḥ-m)
saadet: mutluluk
saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)
salât-ı kübrâ: en büyük namaz (bk. ṣ-l-v; k-b-r)
sebeb-i husul: meydana gelme sebebi
sebeb-i vücud: varlık sebebi (bk. v-c-d)
semâvât: gökler (bk. s-m-v)
Semî: her şeyi işiten Allah (bk. s-m-a)
sukut: düşüş, alçalış
suret-i hakîmâne: hikmetli bir şekilde (bk. ṣ-v-r ; ḥ-k-m)
tazarrukârâne: yalvarıp yakararak
tedbir: idare etme (bk. d-b-r)
ulvî: yüce
vahdâniyet: birlik (bk. v-ḥ-d)
vecd: coşku
velev: eğer, hatta
vesile-i icad: var ediliş vesilesi (bk. v-c-d)
vesile-i vusul: kavuşma vesilesi
yâ Rabbenâ: ey Rabbimiz (bk. r-b-b)
zaman-ı Âdem: Âdem Peygamberin (a.s.) zamanı
zîhayat: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)

KAYNAKLAR

Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, On Dokuzuncu Söz, On İkinci Reşha, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.

http://www.erisale.com/#content.tr.1.324


CUMARTESİ DERSLERİ

CUMARTESİ DERSLERİ
CUMARTESİ DERSLERİ

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından; Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şuâlar gibi kitaplarından alınarak her hafta Cumartesi günü Cumartesi Dersleri adı altında yapılan ve YouTube’da yüklenen dersler yer almaktadır.

Ayrıca; http://www.erisale.com/#home adresinde yer alan Risalelerin ekran kaydı yapılmakta ve sitemizde ilgili dersin bulunduğu sayfaya metinler ve sözlük konulmaktadır.

Dersler en son yapılan derslere göre sıralanmaktadır.

CUMARTESİ DERSLERİ

13. 3. On Üçüncü Söz – Birkaç biçare gençlere verilen bir tenbih, bir ders, bir ihtardır

13. 2. On Üçüncü Sözün İkinci Makamı

13.1. On Üçüncü Söz Ders – i İbret

12. 3. On İkinci Söz – Dördüncü Esas

12. 2. On İkinci Söz – İkinci ve Üçüncü Esas

12. 1. On İkinci Söz – Birinci Esas

11. 3. Onbirinci Söz Hakikatin Yüzü 2

10.16. Onuncu Söz Hatime

10.15. Onuncu Söz Onikinci Hakikat

10.14. Onuncu Söz Onbirinci Hakikat

10.13. Onuncu Söz Onuncu Hakikat

10.12. Onuncu Söz Dokuzuncu Hakikat

10.11. Onuncu Söz Sekizinci Hakikat

10.10. Onuncu Söz Yedinci Hakikat

10.9. Onuncu Söz Altıncı Hakikat

10.8. Onuncu Söz Beşinci Hakikat

10.7. Onuncu Söz Dördüncü Hakikat

10.6. Onuncu Söz Üçüncü Hakikat

10.5. Onuncu Söz İkinci Hakikat

10.4. Onuncu Söz 3. ve 4. İşaret ile 1. Hakikat

10.3. Onuncu Söz Mukaddime İkinci İşaret .

10.2. Onuncu Söz Mukaddime Birinci İşaret

10.1. Onuncu Söz Temsili Hikayecik 1-12. Suretler

9.2. Dokuzuncu Söz Beşinci Nükte

9. 1. Dokuzuncu Söz 1.-4. Nükteler

8. Sekizinci Söz

7. Yedinci Söz

6. Altıncı Söz

5. Beşinci Söz

4. Dördüncü Söz

3. Üçüncü Söz

2. İkinci Söz

1. Birinci Söz


Feel free to comment. Yorum yapmaktan çekinmeyin.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.