7. Sınıf Matematik Tam Sayılar | 10 Dakikada Toplama–Çıkarma Öğren (Konu Özeti)
Tam Sayıların Matematiksel Temelleri: Toplama ve Çıkarma Özeti
Sunulan metin, 7. sınıf matematik dersi müfredatında yer alan tam sayılarla toplama ve çıkarma işlemlerinin temel prensiplerini kapsamlı bir şekilde özetlemektedir.
Kaynak, pozitif ve negatif sayıların mantığını açıklarken, işlemler sırasında uygulanması gereken işaret kurallarını ve bu sayıların sayı doğrusu üzerindeki gösterimlerini detaylandırmaktadır.
Ayrıca, toplama işleminin değişme, birleşme ve etkisiz eleman gibi yapısal özellikleri ile sayıların günlük hayattaki borç-alacak veya yükseklik-derinlik gibi pratik karşılıkları üzerinde durulmaktadır.
Metnin sonunda, matematiksel düşünme yeteneğinin insan doğasına yerleştirilmiş olmasıyla ilgili ve diğer canlılardan ayrılan yönü üzerine felsefi bir soruya yer verilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına dayanan bu içerik, öğrencilerin konuyu analiz etme ve uygulama becerilerini geliştirmeyi hedefleyen eğitici bir rehber niteliği taşımaktadır.
7. Sınıf Matematik Tam Sayılar | 10 Dakikada Toplama–Çıkarma Öğren (Konu Özeti)
📘 Tam Sayılarla Toplama ve Çıkarma – Özet
🔢 1. Tam Sayılar Nedir?
Pozitif (+), negatif (−) ve sıfırdan (0) oluşan sayılardır. Örneğin: −5, 0, +7 gibi.
➕ 2. Tam Sayılarla Toplama Kuralları
✔️ Aynı işaretli sayılar:
Sayıların mutlak değerleri toplanır
Ortak işaret korunur
Örnek: (+3) + (+2) = +5 (−4) + (−6) = −10
✔️ Zıt işaretli sayılar:
Büyük olanın mutlak değerinden küçük olan çıkarılır
Sonuç, mutlak değeri büyük olanın işaretini alır
Örnek: (−10) + (+7) = −3
✔️ Sayı doğrusunda:
Pozitif sayı → sağa ilerlenir
Negatif sayı → sola ilerlenir
🧠 4. Toplama İşleminin Özellikleri
🔁 Değişme özelliği:
a + b = b + a
🔗 Birleşme özelliği:
(a + b) + c = a + (b + c)
0️⃣ Etkisiz eleman:
a + 0 = a
🔄 Ters eleman:
a + (−a) = 0
🌍 5. Günlük Hayat Örnekleri
Yükseklik (dağ) → pozitif
Derinlik (deniz) → negatif
Borç → negatif,
Para → pozitif
Bu tür problemler tam sayılarla ifade edilerek çözülür.
İnsanlara verilen ve diğer varlıklardan ayıran en büyük özelliklerden birisi de sayıları kullanarak varlıkları ve durumları anlaması, analiz etmesi ve çıkarımlar yapabilmesidir.
Matematiği ve sayları kullanabilme ve işlem yapabilme becerisi insanlardan başka varlıklara da verilmiş midir?
KAYNAKLAR
MEB DEVLET KİTAPLARI 2024, ORTAOKUL VE İMAM HATİP ORTAOKULU MATEMATİK 7. SINIF DERS KİTABINDAN ÖZETLENMİŞTİR.
Özetlemede ChatGPT ve NotebookLM yapay zeka araçları kullanılmıştır.
Nefes ve Nizam – Solunum Sistemindeki Hassas Tasarım
Sunulan metinler, insan solunum sisteminin biyolojik işleyişini ve bu mekanizmanın ardındaki hassas tasarımı detaylandırmaktadır.
Solunum süreci aracılığıyla vücuda oksijen kazandırılırken, hücrelerde üretilen atık karbondioksitin dışarı atılması ve kanın akciğerlerde temizlenmesi aşamalı olarak anlatılmaktadır.
Alveollerde gerçekleşen gaz değişimi ile hücre düzeyindeki enerji üretimi, sistemin birbiriyle uyumlu parçaları olarak vurgulanmaktadır.
Kaynaklar, bu karmaşık biyolojik döngülerin tesadüfen oluşamayacak kadar ölçülü ve planlı bir yapıya sahip olduğunu savunmaktadır.
Nihayetinde tüm bu hayati faaliyetler, evrendeki bilinçli bir tasarımın ve üstün bir yaratılışın göstergesi olarak nitelendirilmektedir.
Solunum olayı, canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan enerjinin elde edilmesini sağlayan bir sistem olarak kurulmuştur. Bu sistem sayesinde vücuda oksijen alınmakta ve karbondioksit dışarı verilmektedir.
İnsanlarda solunum sistemi; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerden oluşturulmuştur. Hava burundan içeri alınmakta, soluk borusundan geçirilmekte ve akciğerlere ulaştırılmaktadır. Akciğerlerin içinde bulunan çok küçük hava keseciklerine alveol adı verilmektedir.
Alveollerde gaz alışverişi gerçekleştirilmektedir:
• Oksijen alveollerden kana verilmektedir.
• Kandaki karbondioksit alveollere aktarılmakta ve dışarı atılmaktadır.
Bu geçiş difüzyon adı verilen bir düzen içinde sağlanmaktadır. Oksijenin ve karbondioksitin belirli oranlarda bulunması sayesinde hassas bir denge korunmaktadır.
Bu kadar düzenli, ölçülü ve hassas bir sistemin kendi kendine oluşmasının mümkün olmadığı açıkça görülmektedir. Çünkü bilinçsiz sebeplerin böyle planlı bir sistemi kuramayacağı anlaşılmaktadır. Her parçanın görevine uygun şekilde yerleştirilmiş olması, bilinçli bir tasarımı göstermektedir.
⸻
🫀 Kanın Temizlenmesi
Vücutta dolaşarak kirlenen (karbondioksit bakımından zenginleşen) kan, kalbe getirilmektedir. Kalbin sağ tarafından akciğerlere gönderilmektedir. Akciğerlerde:
• Kandaki karbondioksit alveollere verilmektedir.
• Alveollerdeki oksijen kana alınmaktadır.
Bu işlem sonucunda kan temizlenmiş (oksijen bakımından zenginleştirilmiş) olmaktadır.
Temizlenen kan kalbe geri gönderilmekte ve kalbin sol tarafından tüm vücuda pompalanmaktadır. Böylece hücrelere gerekli oksijen ulaştırılmaktadır.
Kalp ile akciğer arasındaki bu uyumlu çalışma, son derece düzenli bir sistem hâlinde işletilmektedir. Bu düzenin tesadüflerle meydana getirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Çünkü kalbin atış hızı, akciğerlerin kapasitesi ve kandaki gaz oranları bir denge içinde ayarlanmış bulunmaktadır.
⸻
🔬 Hücresel Solunum
Hücrelere ulaştırılan oksijen sayesinde hücresel solunum gerçekleştirilmektedir. Bu süreçte:
• Oksijen ve besinler kullanılmaktadır.
• Enerji üretilmektedir.
• Karbondioksit ve su açığa çıkarılmaktadır.
Oluşan karbondioksit tekrar kana verilmekte ve akciğerlere taşınarak vücuttan uzaklaştırılmaktadır.
Hücrelerin içinde enerji üretiminin belirli kimyasal kurallara göre gerçekleştirilmesi, bu sistemin bilinçli bir plan ile kurulmuş olduğunu göstermektedir. Şuursuz tabiatın ya da sebeplerin böyle amaçlı bir düzen kuramayacağı ifade edilmektedir.
⸻
📌 Genel Değerlendirme
• Solunum sistemi belirli bir düzen içinde çalıştırılmaktadır.
• Kanın temizlenmesi hassas bir denge ile sağlanmaktadır.
• Hücrelerde enerji üretimi kontrollü şekilde gerçekleştirilmektedir.
Bütün bu olayların birbiriyle uyum içinde işletilmesi, bilinçli bir tasarımın varlığına işaret etmektedir. Sebeplerin yalnızca birer araç olduğu, asıl düzenin ise üstün bir Yaratıcı tarafından kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Matematiksel Düzen ve Çoklu Zeka Kuramı Proje Görevi
«Evren, dünyamız ve varlıklar matematiksel bir düzen içerisinde tasarlanmıştır.»
Bu konuda çoklu zeka kuramından birini seçerek aşağıdaki çoklu zeka ile iligili verilen örneklere uygun proje görevini yapınız.
Alternatif olarak kendi seçeceğiniz başka örnekler de kullanarak projenizi hazırlayabilirsiniz.
Mantıksal-Matematiksel Zeka:
Matematiksel hesaplama, mantıksal düşünme, problem çözme becerileridir.
Günlük hayatta karşılaşılan matematiksel problemlere örnekler verilerek ve problemler çözülerek konu açıklanır.
Örneğin:
Aile bütçesinin hesaplanması,
Gelir – gider tablosu
Kar – zarar durumu
Alışveriten sonra kalan para miktarı, para üstü vb.
Doğa Zekası:
Doğal çevreyi anlama, analiz etme ve onunla ilişki kurma becerisidir.
Doğadan ve doğadaki varlıklardan matematiksel hesaplamalar ve örnekler vererek konu açıklanır.
Örneğin:
Nesli tükenmek üzere olan hayvanların sayısı ve onlarla ilgili yapılan çalışmalarda matematiksel olarak ilerleme olup olmadığı,
Yıllık üreme ve ölüm dengesinin karşılaştırılması, canlı türünün devam edip edemeyeceği hakkında yorum yapma.
Dilsel (Sözel-Dilsel) Zeka:
Sözcüklerle etkili bir şekilde düşünme ve ifade etme becerisidir.
Evren, dünyamız ve varlıkların matematiksel bir düzen içerisinde tasarlanması hakkında çeşitli örneklerle bir sunum hazırlanır ve sınıfa ya da hedef kitleye sözel olarak sunulur.
Örneğin:
Evrenin, dünyamızın ve varlıkların yaratılmasında harika bir matematiksel işlemler kullanıldığı;
bunun atom, moleküller, elementler, hücreler, canlılar,
coğrafi konumlar, dünyanın şekli ve güneş sistemindeki konumu,
matematiksel olarak nasıl eğik durduğu,
bunun mevsimlerin uluşturulmasındaki etkisi,
güneş sisteminin samanyolu galaksisindeki yeri,
yıldızlar ve yıldız kümeleri ve burçlardan örnekler
verilerek bütün bunların tesadüfen ya da kendi kendine olamayacağı ya da bilinçsiz tabiat tarafından yapılamayacağı bilimsel ve matematiksel ifadelerle anlatılır ve sunulur.
Görsel-Mekânsal Zeka:
Görsel bilgileri anlamak, analiz etmek ve zihinde hayal etme becerisidir.
Örneğin;
Altın oran gibi matematiksel ve görsel örneklerden bir sunum hazırlanır ve sunulur.
Alternatif olarak dünyamızın matematiksel konumu ya da yaşadığınız yerin coğrafi konumunun matematiksel ve görsel olarak hesaplanması yapılarak görsellerle açıklanır.
Bedensel-Kinestetik Zeka:
Fiziksel hareketleri kullanma, kontrol etme ve ifade etme becerisidir.
Matematik kullanılarak grupla oynanabilen hareketli bir oyun seçilerek grup halinde oynanır. Oyunun kuralları ve matematiksel ifadeler açıklanır.
Örneğin;
Sınıf 10 ar kişilik gruplara ayrılır. Kalan öğrenciler hakem ve juri olur. Öğretmen ya da moderatör talimat verince gruplar ona göre hareket eder.
Grubun 1/10 öne çıksın der. Gruptan bir kişi öne çıkması gerekir. Doğru yapılırsa oyun devam eder. Yanlış yapan grup oyunu kaybeder.
Örneğin grubun ½ si öne çıksın denilince 5 kişinin öne çıkması gerekir. Bu sayıdan faklı kişi öne çıkarsa o grup kaybeder.
Alternatif olarak 19 Mayıs hareketleri ve stadyumdaki gösterilerde matematiksel düzene benzer hareketler uygulanır.
Müziksel Zeka:
Ritmi, melodiyi ve müzikal yapıları anlama ve oluşturma becerisidir.
Müzikle matematik arasındaki ilişki uygulamalı olarak icra edilir ve açıklanır.
Örneğin:
Çalınacak müzik aleti ya da okunacak müziğin notaları getirilir.
Müzk aletinin matematiksel yapısı incelenir,
Kaç nota olduğu ve bunların dizilişi ya da örüntüsü üzerinde konuşulur.
Anlatılanlar bir müzik aletiyle ya da ses verilerek icra edilir.
Kişilerarası Zeka:
Başkalarıyla etkili bir şekilde iletişim kurma ve empati yapma becerisidir.
Ekonomi, gelir-gider dengesi, enflasyon ve sosyal olaylar arasında ilişkiler kurar, politikacıların aldığı kararların matematiksel olarak topluma nasıl yansıdığı açıklanır. Bu zeka alanını seçenler grup olarak da çalışabilir.
Örneğin:
Dünyada, ülkede, şehirde, kasaba ya da köyde, ailede yaşayan insan sayısı
Ülkenin ekonomik durumu iç borç – dış borç ve bunun topluma yansıması
Merkez bankasının faiz oranlarında artış ya da azqltma kararının etkileri
Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve bunun sosyal patlamalara sebep olması
bunların matematiksel olarak ifadesi
İçsel (Kişisel) Zeka:
Kendi duygularını, düşüncelerini anlama ve değerlendirme becerisidir.
Matematiksel düzen hakkındaki kendi duygu ve düşüncelerini deneme, makale, şiir ya da kompozisyon şeklinde bir metin halinde ifade eder.
Örneğin:
Matematik nedir, ne işimize yarar?
Matematiksel bir düzen olmasaydı hayat nasıl olurdu?
Matematik eğitimi zor mu, kolay mı? Neden?
gibi sorulara kendi düşünceleri noktasından yaklaşarak gerekçeleriyle açıklar.
Hz. Davud A.S. gecenin ilk yarısında istirahat eder, üçte birisini namaz kılarak geçirir ve altıda birinde uyurdu. – Hadisler ve Matematik 1
Abdullah İbn Amr İbn Âs radıyallahu anhumâ demiştir ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah’a en sevimli gelen namaz ve oruç Hz. Davud’un namazı ve orucudur. Davud aleyhisselâm gecenin ilk yarısında istirahat eder, üçte birini namaz kılarak geçirir ve altıda birinde de uyurdu. Hem o, bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı.” (Buhari, Teheccüd 7; Müslim, Sıyâm)
Bu hadise göre;
Hz. Davud A.S.’ın gece ne kadar dinlendiğini, ne kadar uyuduğunu ve gece ne kadar namaz kıldığını hesaplayalım.
Önce denklem kuralım.
Ne kadar uyuduğunu bulmak için şu şekilde bir denklem kurabiliriz:
1 – (1 / 2 + 1 / 3) = 1 / 6
Geceye 1 değerini verelim. Gece 1 ise; gecenin 1/2 sinde dinleniyor, 1/3 ünde ise namaz kılıyor.
Bunların toplamını gecenin tamamından çıkardığımızda ise uyuduğu miktar olan 1/6 yı buluyoruz.
Örneğin gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu zaman dilimini temel alırsak bir gün 24 saat olduğuna göre;
24 / 2 = 12 saat gece olur.
12 saat geceyi, 1 – (1 / 2 + 1 / 3) = 1 / 6 denklemimizde yerine koyduğumuzda ise;
12-(12/2+12/3)=12/6
Önce parantezin içindeki toplama işlemi yapılır.
Kesirli sayılarda toplama ve çıkartmalarda paydalar eşit değilse eşitlenir.
Buna göre paydalar 6 da eşitlenir.
Paydalar eşitlenirken paylar da paydaların çarpıldığı aynı sayı ile çarpılır.
Bu durumda;
12-(36/6+24/6)=12/6 olur.
12-(60/6)=12/6
12-(+10)=12/6
Parantezin önünde eksi işareti olğu için artı işaretli sayılar parantezin dışına eksi olarak çıkar.
12-10=12/6
2=2
Gecenin 1/6 sı, yani diğer deyişle gece uyuduğu süre 2 saattir.
12-(36/6+24/6)=12/6 işlemini sadeleştırerek de devam edebilirdik.
Örneğin 36 yı 6 ya bölersek 6 kalır, 24 ü 6 ya bölersek 4 kalır, 12 yi 6 ya bölersek de 2 kalır. Bu durumda;
12-(6+4)=2
12-(10)=2
12-10=2
2=2
Gecenin 1/6 sı, yani diğer deyişle gece uyuduğu süre 2 saat olarak yine aynı sonucu elde ederiz.
Davud aleyhisselâm gecenin ilk yarısında istirahat ediyordu yani dinleniyordu.
Bu durumda;
12/2=6 saat gecenin ilk yarısında dinleniyor.
Gecenin üçte birini namaz kılarak geçiriyor.
Buna göre;
12/3=4 saat namaz kılıyor.
Toplam dinlenme ve uyku süresi ise;
Dinlenme süresi + uyku süresi
6+2=8 saat yapıyor.
Bu işlemi gece ve gündüzün eşit olduğu zaman dilimine göre yaptık.
Sizler de yaşadığınız yere ve zaman dilimine göre ne kadar süre dinlendiği, ne kadar süre namaz kıldığı ve ne kadar süre uyuduğunu hesaplayabilirsiniz.
Bu durumda sonuçlar küsüratlı çıkabilir. Hesap makinesi kullanabilirsiniz.
Örneğin yaz mevsiminde gecenin 9 saat olduğu bir yerde kaç saat uyurdu, kaç saat dinlenirdi, kaç saat namaz kılardı? Hesaplayalım.
Formülümüz 1 – (1 / 2 + 1 / 3) = 1 / 6 da yerine koyalım:
9-(9/2+9/3)=9/6
Parantezin içindeki işlemi yapıyoruz ve paydaları eşitleyerek başlıyoruz.
9-(27/6+18/6)=9/6
9-(45/6)=9/6
9-(7,5)=9/6
9-7,5=9/6
1,5=1,5 saat uyurdu.
Sadeleştirerek gidecek olursak;
9-(27/6+18/6=9/6
27 üçe bölünürse 9, 18 üçe bölünürse 6, paydalardaki 6 lar da 3 e bölünürse 2 şer kalır.
Eşitliğin sağ taearındaki 9 üçe bölünürse 3, 6 üçe bölünürse 2 kalır.
Bu durumda;
9-(9/2+6/2)=3/2 olur.
9-(15/2)=3/2
Ya da 9-(9/2+6/2)=3/2 denklemde doğrudan parantezin içindeki bölme işlemini yaparsak;
9-(4,5+3)=3/2
9-(7,5)=3,2
9-7,5=3/2
1,5=1,5 olarak yine aynı sonucu buluruz.
(Not: 3/2 nin bir anlamı da ya da gösterim şekli de 1 tam 1/2 dir, o da 1,5 şeklinde ifade edilir.)
Bu sayfada Kayahan’ın “Beni Azad Et” diğer adıyla “Kiracıyız Bu Dünyada” isimli şarkısı, ölüm hakikatı ve inancı ile müzik, sanat ve ulvi duygular ile ilgili ders etkinliği yer almaktadır.
DERS ETKİNLİĞİ Kayahan’ın Beni Azad Et diğer adıyla Kiracıyız Bu Dünyada isimli şarkısı, ölüm hakikatı ve inancı, müzik, sanat ve ulvi duygular
DERS ETKİNLİĞİ
Kayahan’ın ölüm hakkındaki görüşleri ve inancı ile ilgili videoyu izleyin.
Allah’ın dediği olur demiştim, bundan 15 sene önce bana 6 ay ömrün kaldı denildiğinde şu anda nefes alıyorum hamdolsun.
Demek ki yaşayacak günüm varmış.
Tabii ki doktorları asla küçümsemiyorum.
Onlar da ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
Ama gerçekten ilk görünende 6 aylık bir ömür biçilmişti.
Bu da yalnız bana mahsus bir şey değildir.
Kimisi çıkar bu hastalığı yendim der.
Bence günah işliyorlar.
Hiç kimse bir şey yenmez.
Allah yardım ederse olur.
Kayahan ahiret inancını şu cümlelerle ortaya koydu:
Ölüm ceza değildir, bana göre zaten mezuniyettir.
Yani Cenab-ı Allah’ın katına çıkacaksınız, orada hesap vereceksiniz.
Buradaki dünyanın yalan olduğunu eğer bir düşünürseniz zaten huzur kendiliğinden gelir.
Ve santçının tavsiyesi:
Cenab-ı Allah’ın gönderdiği Kur’an-ı Kerim kitabını okusanız o kitapta size ticareti nasıl yapacağınız bile anlatılıyor.
En kolayını da söyleyeyim.
Helal ve haram.
Buyurun bunu bilen bir dünyada hiçbir problem çıkmaz.
Helali haramı bilen, Cenab-ı Allah’ın verdiği canı Allah’tan başka kimse alamazı bilen, bunları öğretelim insanlara.
Elbetteki özlenilen toplumun yaratıcıları olacaklar.
Ve Kayahan’ın bir sanatçı olarak dini görüşü:
Cenab-ı Allah’tan başka yaratan yoktur.
Yaratan tektir.
Biz dünyada var olanları bir araya getiririz, biz O’nun kullarıyız.
2. Kayahan’ın görüşleri hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
3. Aşağıda yer alan Kayahan’ın “Beni Azad Et” diğer adıyla “Kiracıyız Bu Dünyada” isimli şarkısının sözlerini okuyunuz ve üzerinde düşününüz.
Eser Adı: Beni Azad Et
Albüm Adı: Beni Azad Et
Söz & Müzik: Kayahan
Bu ne zulüm nedir bu zahmet
Bu gidişin sonu kıyamet
Kiracıyız bu dünyada yalan karışmış sevdaya
İyisi mi beni azad et
Kiracıyız bu dünyada ölüm var bana sonunda
Ağlamaya sen devam et
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Vay bana vay bana vay bana vay bana
Komşu gelmiş ölüm yazıktır cana
Yandı yandı bağrım yandı
Muradımı seller aldı
Seçemedim tuzakları göremedim uzakları
Kırmadığım dostum mu kaldı
Seçemedim tuzakları göremedim uzakları
Vermediğim bir canım kaldı (Nakarat)
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Vay bana vay bana vay bana vay bana
Komşu gelmiş ölüm yazıktır cana
Bu dünyanın zevkine vardım
Yaşadım dersimi aldım
Kiracıyız bu dünyada yalan karışmış sevdaya
İyisi mi beni azad et
Kiracıyız bu dünyada ölüm var bana sonunda
Ağlamaya sen devam et
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Aslan katlanır amma yürek sığmaz zindana
Kır kilidi beni azad et
Vay bana vay bana vay bana vay bana
Komşu gelmiş ölüm yazıktır cana
4. Kayahan’ın “Kiracıyız Bu Dünyada” isimli şarkısını dinleyiniz.
5. Aşağıdaki metni okuyunuz. Anlamını bilmediğiniz kelimeler için metnin altında verilen sözlüğe bakınız ve anlamaya çalışınız. Metin üzerinde düşününüz ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
“… medeniyetin edebiyat ve belâğati de, Kur’ân’ın edep ve belâğatine karşı nisbeti, öksüz bir yetimin muzlim bir hüzünle ümitsiz ağlayışı, hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile, ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümitkârâne bir hüzünle gınâsı (şarkısı), hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. Çünkü edeb ve belâğat, tesir-i üslûp itibarıyla ya hüzün verir, ya neş’e verir.
Hüzün ise iki kısımdır: Ya fakdü’l-ahbaptan gelir, yani ahbapsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, dalâlet-âlûd, tabiatperest, gaflet-pîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. İkinci hüzün firaku’l-ahbaptan gelir; yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-edâ, nurefşan Kur’ân’ın verdiği hüzündür.
Amma neş’e ise, o da iki kısımdır: Birisi nefsi hevesâtına teşvik eder. O da tiyatrocu, sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir. İkinci neş’e, nefsi susturup ruhu, kalbi, aklı, sırrı maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için lâtif ve edebli, masumâne bir teşviktir ki, o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rüyet-i cemâlullaha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neş’edir.”
âciz: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z) ahbab-ı uhrevî: âhiretteki dostlar (bk. ḥ-b-b; e-ḫ-r) ayyaş: alkolik, sarhoş belâğat: sözün düzgün, kusursuz, halin ve makamın icabına göre yerinde söylenmesi (bk. b-l-ğ) beşer: insan dalâlet-âlûd: inkâr ve sapıklıkla karışık (bk. ḍ-l-l) düstur: prensip fakdü’l-ahbap: dostsuzluk ve ahbapsızlık (bk. ḥ-b-b) felsefe-i Avrupa: Avrupa felsefesi (bk. bilgiler – Avrupa) firak: ayrılık (bk. f-r-ḳ) firaku’l-ahbap: dostlardan ve ahbaplardan ayrılık (bk. f-r-ḳ; ḥ-b-b) gaflet-pîşe: gaflet içinde (bk. ğ-f-l) gınâ: zenginlik (bk. ğ-n-y) hakikat: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ) hayat-ı ebediye: sonsuz âhiret hayatı (bk. ḥ-y-y; e-b-d) hayat-ı içtimaiye-i beşeriye: insanların toplumsal hayatı (bk. ḥ-y-y; c-m-a) hevesât: gelip geçici arzu ve istekler hevesperverâne: nefsin istek ve arzularına düşkün bir şekilde
hidayet-edâ: hidayet verici (bk. h-d-y) hikmet-i beşeriye: insanların bilgisi (bk. ḥ-k-m) hikmet-i felsefiye: felsefî görüş, bilgi (bk. ḥ-k-m) hikmet-i Kur’ân: Kur’ânın yüksek ilmi (bk. ḥ-k-m) hissiyât-ı ulviye-i insaniye: insanın yüksek duyguları i’câz: mu’cize oluş (bk. a-c-z) i’câz-ı mâneviye: mânevî mu’cizelik (bk. a-c-z; a-n-y) iftirak: ayrılık kasâid-i vataniye: vatan kasideleri, marşlar kat’iyetle: kesinlikle Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n) lâtif: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f) maâliyât: yüksek ve derin fikirler makarr-ı ebedî: sonsuz kalınacak yer (bk. e-b-d) masumâne: masumca, günahsızca medeniyet-i hazıra: günümüz medeniyeti mesâil-i Kur’âniye: Kur’ân’ın meseleleri (bk. m-s̱-l) mezkûr: sözü geçen mizan: ölçü (bk. v-z-n)
mu’cize: insanların yapmada aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hal ve hareket (bk. a-c-z) müştakane: şevkle, çok isteyerek muvakkat: geçici muvazene: karşılaştırma (bk. v-z-n) muzlim: karanlıklı (bk. ẓ-l-m) nisbet: kıyas (bk. n-s-b) nurefşan: nur saçan (bk. n-v-r) rüyet-i cemâlullah: Allah’ın cemâlini görme (bk. c-m-l) saadet-i beşeriye: insanlığın mutluluğu saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d) sair: diğer süflî: alçak, aşağılık şe’n: özellik (bk. ş-e-n) tabiatperest: tabiata tapan (bk. ṭ-b-a) tahrip etmek: bozmak tesir-i üslûp: üslûbun etkisi teşvik etmek: şevklendirmek, isteklendirmek teşvikkârane: teşvik ederek ulvî: yüce, büyük ümitkârâne: ümitli vatan-ı aslî: gerçek vatan olan cennet velvele-i gınâ: şarkı bağırtısı
Görsel Sanat Eğitimi Dersi etkinliklerinde “Doğada ve Sanatta Renk ve Leke Tasarımları” etkinliği yer almaktadır. Etkinlikte doğada leke ve renk ile ilgili sanatsal örnekler ile sanatçıların ve çocukların yaptığı çalışmalar ve sanatsal eserler bulunmaktadır. Sanat elemanları renk ve leke üzerinde durulmaktadır.
Bu sayfada ortaöğretim / lise Türk Dili ve Edebiyatı dersi 10. sınıf 3. ünite şiir, divan şiirinden gazel örneği; Urfalı büyük şâir Yûsüf Nâbî’nin, çağdaşı olan Çorlulu Ali Paşa’nın kararıyla evi yıkılıp perîşân olunca yazdığı “Bağı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz” gazeline yer verilmiştir.
•(Ve) yine gücenmişlik ahının topuna dayanamayan, Yüksek mevki ülkesinin taştan kalesini görmüşüz.
Bir hurûş ile eder bin hâne-i ikbâli pest Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz
•Bir beddua ile bin talih evini yıkıp giden Dertlilerin sel gibi akıttıkları gözyaşlarını görmüşüz.
Bir hadeng-i can-güdâz-ı âhtır sermâyesi Biz bu meydânın nice çâpük-süvârın görmüşüz
•Biz, yere yıkılması bir can alıcı ah okuna bağlı, Bu meydanın nice usta binicilerini görmüşüz.
Bir gün eyler dest-beste pây-âh-ı cây-gâh Bi-adet mağrûr-ı sadr-ı i’tibârın görmüşüz
[Sadarette itibar üzere oturan nicelerini gördük ki; gün geldi de onlar el pençe vaziyette pabuçluğu mekân tuttular (yani hizmetçi oldular)]
Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâde-hârın görmüşüz
•Ey Nâbî! En sonunda istek kadehi dilenci kâsesine dönen, Biz, bu eğlence meclisinin nice sarhoşlarını görmüşüz
Vezni: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Nabî
(hzl: Cem Dilçin, Türk Şiir Bilgisi)
BİLİNMEYEN KELİMELER
bâde-hâr: İçki içenler. bâğ-ı dehr: Dünya bahçesi. bezm: İçki meclisi, dost toplantısı. çâpük-süvâr: Ata iyi binen. dest-beste: El bağlamış, el pençe vaziyette. hadeng-i can-güdâz: Can eriten ok. hâne-i ikbâl: Uğur evi. hezâran: Binlerce. humâr: Sarhoşluktan sonra gelen baş ağrısı. hurûş: Gürültü, ağlayıp inleme. inkisar: Kırılma, gücenme, beddua, ilenç. kâse-i deryûze: Dilenci çanağı. kişver-i câh: Makam, mevki ülkesi. sadr-ı i’tibâr: Sadârette (sadrazamlıkta) itibarlı olanlar. mest-i mağrur: Gurur sarhoşluğuna kapılan kişi. neşat: Sevinç. pây-âh-ı cây-gâh: pây-dâr: Sağlam, devamlı. pest: Alçak, aşağı. rûzgâr: Rüzgâr, zaman. seng: Taş. seyl-i eşk-i inkisâr: İnkisar gözyaşlarının seli. top-ı ah-ı inkisar: Beddua ahlarının topu.
Metinde anlamlarını bilmediğiniz kelime ve kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz veya kaynaklardan öğreniniz.
ETKİNLİKLER
Metnin tema ve konusunu belirleyiniz.
İlk beyitte geçen ‘hazân/ bahâr’ , ‘neşât/ gam’ kelimeleri sizce nelerin simgesi olabilir? Yaşadığımız ayrılık ve üzüntüler, bize bir şeyler öğretir mi?
İkinci beyitte şair, niçin mağrur olmamak gerektiğini vurguluyor? İnsan, güzelliği, makamı veya zenginliğiyle kibirlenme hakkına sahip midir? Niçin?
“Bir hurûş ile eder bin hâne-i ikbâli pest/ Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz” beytinde şair, ne anlatmak istemiştir? Buradaki manayı ‘ahı tutmak’ deyimi ile ilişkilendirebilir miyiz?
Aşağıdaki videoyu izleyerek gazelle ilgili yorumlar hakkında düşüncelerinizi söyleyiniz.
Hayati İnanç – Muhteşem Anlatım Nâbî “Bağı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz”
Kültürel ve sosyal yapı ilişkisinden hareketle okuduğunuz gazelin yazıldığı dönemin zihniyetine dair neler söyleyebilirsiniz?
Aşağıdaki parağrafı okuyunuz. Gazelde anlatılmak istenenler ile bu parçada anlatılanlar arasında nasıl bir bağ vardır? Tartışınız.
“… ekseriya zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp, buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir Mahkeme-i Kübrâya bırakılıyor, tehir ediliyor. Yoksa bakılmıyor değil. Bazan dünyada dahi ceza verir. Kurûn-u sâlifede cereyan eden âsi ve mütemerrid kavimlere gelen azaplar gösteriyor ki, insan başıboş değil; bir celâl ve gayret sillesine her vakit maruzdur.”
celâl: haşmet, görkem, yücelik (bk. c-l-l) cereyan eden: meydana gelen ekseriya: çoğunlukla (bk. k-s̱-r) gayret: şeref, haysiyet, izzet (bk. ğ-y-r) izzet: değer, kıymet, şeref, yücelik (bk. a-z-z) kurûn-u sâlife: geçmiş çağlar Mahkeme-i Kübrâ: öldükten sonra âhirette Allah’ın huzurunda kurulacak olan büyük mahkeme (bk. ḥ-k-m; k-b-r)
maruz: tesirinde ve karşısında olma mazlum: zulme, haksızlığa uğrayan (bk. ẓ-l-m) mütemerrid: inatçı, inanmamakta direnen sille: tokat tehir edilmek: ertelenmek zillet: hor, hakir, aşağılanma
Divan Şiiri Grubu, hazırladığı gazellerden bir şiir dinletisi sunsun. Yapılan sunumlardan sonra dinlenen gazellerin ahenk unsurları, ses akışları ve hissettirdikleriniz ile ilgili çıkarımlarda bulununuz.
Divan Şiiri Grubu, hazırladığı gazellerden bir şiir dinletisi sunsun.
Sunulan Gazelleri sınıf veya okul panosunda sergileyiniz. İmkanlar ölçüsünde okul dergisinde ve okulun internet sayfası edebiyat köşesinde yayınlayınız.
Daha Fazlası
Hayati İnanç’ın konuyla ilgili değerlendirmelerini okuyun:
URFALI ŞÂİR YÛSÜF NÂBÎ
Urfalı büyük şâir Yûsüf Nâbî (vefat 1712), çağdaşı olan Çorlulu Ali Paşa’nın kararıyla evi yıkılıp perîşân olunca aşağıdaki gazeli yazmış. Derler ki; “keşke yüz evi olup yüzü de yıkılsaydı da Nâbî’den, böyle yüz eser kalsaydı.”
Bu şiire çok sonraları yapılan nazire ve tahmisler cidden kayda değer evsaftadır.
Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz
[Zaman bağının baharını da gördük güzünü de; üzerimizden neş’e rüzgârları da geçmiştir gam fırtınaları da.]
Çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde
Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz
[Mevki sahibi olunca zafer sarhoşu oluverme; zîrâ böylesine mest (sarhoş) olup sabah olunca da baş ağrısı çeken binlercesini görmüşlüğümüz var.]
[Derd ehli olanların kırıklıkla döktükleri gözyaşlarının yaptığı seller önünde nice gösterişli kâşânelerin, mâlikânelerin yerle bir olduğunu biliriz.]
Bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi
Biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz
[O garipler ki, bütün sermâyeleri can yakıcı bir âh silâhından ibarettir ama, onu şöyle bir attıkları zaman, nice hızlı süvarilerin vurulup yere serildiklerini gördük.]
Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
Bî-aded mağrûrun sadr-ı i’tibârın görmüşüz
[Sadarette itibar üzere oturan nicelerini gördük ki; gün geldi de onlar el pençe vaziyette pabuçluğu mekân tuttular (yani hizmetçi oldular)]
Kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz
[O elindeki –gururla kaldırıp kaldırıp- içtiğin kadeh var ya, gün gelir de dilenci çanağına döner; benzerlerini çok gördük.]
Söz Nâbî’den açıldığı için bir diğer meşhur şiirini de takdim etmek isterim.
Sultan Dördüncü Mehmed zamanında hacca giden surre alayında geçer hadise. Nâbî merhûmun içinde bulunduğu kafileye –bugünkü tabirle- sponsorluk eden ağa Medine-i Münevvereye yaklaşıldığı bir sırada insanlık icabı hafif uykuya dalınca, Efendimizin bu kadar yakınında uykuyu edebe mugayir gören hikmet şairimiz irticalen yüksek sesle beş beyt terennüm eder:
Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ’dır bu!
Nazargâh-i ilâhîdir, makâm-ı Mustafâ’dır bu.
[Edebi terketmekten sakın! Zîrâ burası Allahü teâlânın sevgilisinin bulunduğu yerdir.
Bu yer, Hak teâlânın nazar evi, Resûl-i Ekrem’in makâmıdır.]
Ayrıca daha detaylı metin incelemesi için aşağıdaki alıntıyı inceleyiniz:
Şiirin Anlam Yönünden İncelenmesi Açıklama – Yorum Divan edebiyatında “hikemi tarz” adı verilen ve adeta Nâbi ile özdeşlenen şiir akımına uygun tarzda yazılan bu gazel, belli hayat tecrübelerini aktarması bakımından iyi bir örnektir.
Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz
(Dünya bahçesinin hemhazanını (sonbahar) hem baharını (ilkbahar) görmüşüz, biz neşenin de hüznün de zamanını görmüşüz.)
Şair, bu beyitte dünyanın geçiciliğini vurguluyor. Her şey gibi mevki, makam, güç ve zenginlik hep geçicidir. Beyitte geçen “bahar” güzel günleri, “hazan” ise sıkıntılı günleri simgeliyor. Şair, yaşantısı boyunca hem güzel günler hem de sıkıntılı günler gördüğünü belirtiyor.
Beyitteki “hazan – bahar” ve “neşat – gam” kelimeleri arasında tezat sanatı vardır. Aynı zamanda bu kelimeler arasında leff ü neşr sanatı vardır. Beyitteki “rüzgâr” kelimesinde hem “yel”, hem de “zaman” anlamları birlikte kullanıldığı için tevriye sanatı vardır.
Bu sayfada anaokulu, okul öncesi etkinliklerinde deniz altında tasarlanan varlıklar ve yaratılan canlılardan bazıları tanıtılmaktadırç Akvaryum çizimi, boyaması ve kağıt, karton veya diğer malzemelerden balık yapıılması etkinliğı yer almaktadır.
Bu sayfada anaokulu, okul öncesi etkinliklerinde kelebek çizimi, boyaması ve kağıt, karton veya diğer malzemelerden tırtıl yapımı etkinliğı yer almaktadır.
Arı Çiziyoruz Bal Yiyoruz – Anaokulu – Okul Öncesi Etkinlikleri
Hiç bal yediniz mi?
Hiç bal yediniz mi?
Peki bal nasıl yapılmış, hiç düşündünüz mü?
Peki bal nasıl yapılmış, hiç düşündünüz mü?
Balın arılar vasıtasıyla yapıldığını biliyoruz.
Balın arılar vasıtasıyla yapıldığını biliyoruz.
Bu konuda bakın Allah Kur’anda ne diyor:
´Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.
Bu konuda bakın Allah Kur’anda ne diyor:
´Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.
Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti.
Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti.
Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır.
Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır.
Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır. ﴾Nahl Sûresi 16/68-69﴿
Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır. ﴾Nahl Sûresi 16/68-69﴿
Şimdi hep birlikte TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı “Arılar Varsa Yarınlar Var” projesi çocuk filmini izliyoruz.
TEMA Vakfı, Balparmak ve Millî Eğitim Bakanlığı “Arılar Varsa Yarınlar Var” projesi çocuk filmi
Şimdi sizlerden balarısı çizmenizi istiyoruz.
Şimdi sizlerden balarısı çizmenizi istiyoruz.
Arı çizimleri ile ilgili bu videoları izleyelim.
8’den Arı Nasıl Çizilir, Kolay Sevimli Arı Çizimi, Çocuklar için Adım Adım Sayılarla Hayvan Çizmek
8’den Arı Nasıl Çizilir, Kolay Sevimli Arı Çizimi, Çocuklar için Adım Adım Sayılarla Hayvan Çizmek
Arı Çizimi Nasıl Yapılır?💛| Arı Çizimi | Arı Renklendirme Sayfası|Çocuk ve Bebek için Boyama Öğrenme
Arı Çizimi Nasıl Yapılır?💛| Arı Çizimi | Arı Renklendirme Sayfası|Çocuk ve Bebek için Boyama Öğrenme
Çizdiğiniz arıları dilediğiniz gibi boyayıp süsleyebilirsiniz.
Çizdiğiniz arıları dilediğiniz gibi boyayıp süsleyebilirsiniz.
Şimdi arkadaşlarımızın yaptığı resimlere bakıyoruz.
Çocukların çizdiği ve boyadığı arı resimleri
Resmimizi çizerken ve boyarken arılarla ilgili müzikleri dinleyelim.
Arı Vız Vız | Bebek Şarkıları | Adisebaba TV Çizgi Film Çocuk Şarkıları 2016