Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin modern ve ileri Türkiye idealine, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, millî ve ahlâki değerlerimizi benimsemiş, bilgili, ilmi düşünceye sahip, herkese karşı sevgi ve müsamaha besleyen, medeni birer insan olarak yetişmelerini millî eğitimin esası sayarız. Eğitim ve öğretim ferdin ve toplumun maddi ve manevi kalkınmasında millî ve ahlâki değerlerin korunmasında ve gelişmesinde, kültür, sanat ve medeniyetin gelişmesinde ve geleceğe aktarılmasında, ilmin ve ilmi düşüncenin kazanılmasında temel rolü oynar. Genel olarak fertlerin ve milletlerin sosyal ve iktisadî seviyeleri eğitim ile doğrudan doğruya ilgilidir. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması esastır. Eğitim ve öğretim devletin başlıca görevleri arasındadır. Ancak devletin koyacağı kaideler içerisinde fertlerin ve özel kuruluşların da eğitim öğretim hizmetleri yapabilmeleri sağlanmalıdır. Herkesin yapmakla zorunlu olduğu ilköğretim dışında, sayı, çeşit ve vasıf itibariyle eğitim ve öğretim hizmetleriyle memleketin iktisadî ve sosyal hedefleri arasında irtibat kurulması elzemdir. Yüksek öğretim kuruluşlarımızda müspet ilimler, sosyal ve manevi ilimler ile birlikte teorik ve uygulamalı araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem verilmesini; bu kuruluşlarımızın sınai, iktisadî, sosyal ve diğer konularda pratik araştırma ve geliştirmeye yönelmelerini teşvik için gerekli tedbirlerin alınmasını faydalı görürüz. Orta öğretim seviyesinde teknik eğitim ve mesleki okulların geliştirilmesi zorunludur. Sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinde kısa sürede verimi artıracak teorik ve uygulamalı kurslar ile yaygın eğitim faaliyetlerine önem verilmelidir. Halk eğitimine süreklilik kazandırmak için okul dışı eğitim ve kültür faaliyetlerinin geliştirilmesine, radyo ve televizyondan müessir bir şekilde faydalanılması gerektiğine inanıyoruz.
Bu sayfada AP – Adalet Partisi Eğitim Programı yer almaktadır. Kaynak olarak partinin kendi internet sitesi kullanılmıştır.
AP – Adalet Partisi Eğitim Programı
AP – Adalet Partisi Eğitim Programı
ULUSAL EĞİTİM REFORMU
Atatürk’ün milli tevhidi-tedrisat politikası ışığında planlamaya dayalı ve ülkemizin öz kaynaklarıyla teknoloji üretimi yapmasını sağlamaya dönük ülke insanımız kabiliyet ve özellikleriyle örtüşebilen dışarıdan alıntı yapılmamış, yaz boz tahtasına çevrilemeyecek şekilde yasalarla teçhiz edilmiş kısa,orta ve uzun vadeli süreci kapsayan hızlı kalkınmayı amaçlayan yeni bir Milli eğitim ve öğretim reformu yapılacaktır. Her çocuk ilköğretimden üniversiteye ücretsiz eğitime kavuşacaktır.
• Köy Enstitüleri ilhamıyla “Merkez Köy Okulları” kurulacaktır.
• Tüm okulların fiziki ve öğretim şartları standardize edilecektir.
• Ara meslek grup ihtiyacını giderecek meslek ve sanat okulları yaygınlaştırılarak, üniversite kapılarında yığılmalar önlenecektir. Mesleki eğitime önem verilerek talep ve not ortalamasına göre 2 yıllık teknik okullara imtihansız giriş imkanı sağlanacaktır.
• Yükseköğretimde YÖK kaldırılarak üniversiteler eğitim ve öğretimde mütevelli heyetlerince yönetilen özerk bir yapıya kavuşturulacaktır.
• Atama bekleyen tüm öğretmenler koşulsuz atanacaktır.
• Üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşılamak için üniversite bölgesinde TOKİ tarafından devlet yurtları inşa edilerek öğrencilerin ucuz barınma ve ders çalışma imkânları sağlanırken yine yoksulluk sınırı altındaki ailelerin çocuklarına hiçbir koşul aranmadan devlet yurtlarında barınma imkânı sağlanacaktır.
• Akademik kadronun bilimsel çalışmalar yapmasını teşvik edici ücretleri bilimsel performansa göre tespit edecek ücret sistemini getireceğiz.
• Araştırma görevlilerinin mesailerini akademik çalışmalar dışındaki alanlarda kullanmalarına neden olacak görevlendirmeleri engelleyeceğiz.
• Üniversite-Sanayi-TÜBİTAK işbirliği içinde araştırma ve bilime dayalı üretimin gerçekleştirilmesi sağlanacaktır.
• Tüm meslek gruplarındaki stajyerlerin bedava iş gücü olarak kullanılmasını önleyeceğiz. Stajyerlerin çalışma süreleriyle orantılı olarak asgari ücretin % 50’sinden az olmamak kaydıyla ücret karşılığı çalıştırılması ve staj süresince SGK priminden muaf olacak şekilde sisteme kaydı için yasal düzenleme yapacağız.
Bu sayfada AB – Adalet Birlik Partisi Eğitim Programı yer almaktadır. Kaynak olarak partinin kendi internet sitesi kullanılmıştır.
Adalet Birlik Partisi Eğitim Programı
MADDE 30 EĞİTİM ÖĞRETİM
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin modern ve ileri Türkiye idealine, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, millî ve ahlâki değerlerimizi benimsemiş, bilgili, ilmî düşünceye sahip, herkese karşı sevgi ve müsamaha besleyen medeni birer insan olarak yetişmelerini milli eğitimin esası sayarız. Eğitim ve öğretim ferdin ve toplumun maddî ve manevî kalkınmasında milli ve ahlâkî değerlerin korunmasında ve gelişmesinde, kültür, sanat ve medeniyetin gelişmesinde ve geleceğe aktarılmasında, ilmin ve ilmi düşüncenin kazanılmasında temel rolü oynar. Genel olarak fertlerin ve milletlerin sosyal ve iktisadî seviyeleri eğitim ile doğrudan doğruya ilgilidir. Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması esastır. Partimiz herkesin eğitim ve öğrenim hakkına sahip olduğuna ve bu hakkın her ne suretle olursa olsun engellenemeyeceğine, eğitim ve öğretimin devletin gözetim ve denetimi altında ücretsiz yapılması gerektiğine inanmaktadır. Eğitimin her kademesinde eğitim dilinin Türkçe olması, Türkçeden başka hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulmaması ve öğretilmemesi esastır. Partimize göre eğitim her alandaki kalkınmanın en önemli unsurudur. Geleceğimiz olan gençlerin fikirlerini etkin kullanmayan toplumlar, rekabet şanslarını kaybetmeye mahkûmdurlar. Bu nedenle partimiz, kamu kaynaklarının tahsisinde birinci önceliğin eğitime yapılacak yatırımlara verilmesi gerektiğine inanır. Eğitim alanında oluşacak zaaflar, hiçbir alandaki üstünlükle giderilemez. Buna karşılık eğitim alanında yakalanacak üstün seviyeler, diğer tüm alanların toplam kalitesini yükseltir. Eğitime bu bilinçle yaklaşan Partimiz, bu alanda giderek artan zaafları gidermeyi öncelikli hedeflerinden saymaktadır. Türkiye eğitim alanında ciddi bir karmaşa yaşamaktadır. Eğitim kalitesi, olması gerekenin çok altındadır. Eğitimde fırsat eşitliği her geçen gün yok olmaktadır. Eğitim sistemi ideolojik kavgaların arenası haline getirilmiştir. Eğitim, araştırma ve istihdam planları olmaksızın yapılmaktadır. Yüksek öğretim kurumları dahil, eğitim öğretim kurumlarımızın çoğu gerçekçi bir anlayıştan uzak, diplomalı işsizler yetiştirmektedir. Bu nedenlerle partimiz, eğitim alanında köklü bir reform hareketine girişecektir. Ülkemizde oldukça yetersiz düzeyde olan okul öncesi eğitim kamu ve özel sektör eliyle ülke genelinde yaygınlaştırılacaktır. Temel eğitim müfredatı çağın gereklerine, ihtiyaçlarımıza ve öğrencilerin kazanacakları donanıma göre yeniden oluşturulacaktır. Temel eğitim hizmetlerinin verilmesi, merkezi idarenin taşra birimlerine ve yerel yönetimlere aktarılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı ise denetleyici, düzenleyici ve standart oluşturucu bir konuma getirilecektir. Halen yürürlükteki uygulama, hakkaniyete aykırı ve öğrencilerin motivasyonunu azaltan sonuçlar üretmektedir. Bu uygulamanın çarpıklıkları öncelikle ele alınacak Tüm eğitim süresinde sınavlar ve üniversiteye giriş sınavları kaldırılacak. Temel eğitim kamu tarafından parasız olarak sunulacaktır. Kamu okullarının eğitim kalitesi artırılacak, teknolojik olanakları geliştirilecektir. Katılımcı, özgür düşünme ve analiz alışkanlığını geliştiren, bağımsız karar verme ve üretme yeteneğini teşvik eden, çoğulcu değerleri sunan, vatandaş olma bilincini yükselten, çağdaş gelişme ve teknolojileri öğreten bir eğitim anlayışına geçilecektir. Bu dönüşümde demokratik ve gelişmiş ülkelerin deneyimlerinden de istifade edilecek, öğretmen yetiştiren okullar bu anlayışa göre yeniden yapılandırılacak ve mevcut öğretmenler yeni sisteme göre hizmet içi eğitime tabi tutulacaktır. Temel eğitim de yedinci sınıfından itibaren seçmeli dersler, konularak öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre genel ve mesleki eğitime yönelmeleri sağlanacaktır. Özel sektörün eğitim yatırımlarında bulunmasını sağlamak amacıyla özendirici düzenlemeler yapılarak, talep oluşturularak özel sektörün eğitim yatırımlarına kaynak ayırması temin edilecektir kalifiye iş gücüne sahip olunması sağlanacak. Mesleki okullara özel bir önem verilecek, üniversite öncesi eğitim, diploma vermenin ötesinde meslek kazandırmaya yönelik bir niteliğe kavuşturulacaktır. Sanayi ve ticaret odaları ve işadamlarının kurmuş olduğu sivil toplum örgütleri ile birlikte iş dünyasının ihtiyaç alanları belirlenerek dinamik ve günün ihtiyaçlarına uyan mesleki eğitim programları geliştirilecektir. Kalkınmada öncelikli bölgelere, meslek eğitimi alanında özel destek programları verilecektir. Öğrenciler yetenekleri ve birikimlerine göre eğitim hizmetlerinden faydalanacaklardır. Üniversiteler’de okuyan öğrenciler için okul masraflarını karşılayıp yaşamlarını belli bir standartta sürdürebilecekleri bir kredi sistemine geçilecek, yoksul öğrencilere yapılacak yardımların ilke ve esasları belirlenecektir. Ara eleman ihtiyacını karşılamak üzere kurulan meslek yüksek okulları bir program dahilinde yeni bir düzenlemeye tabi tutulacak, bu kurumların nitelikli ara eleman yetiştirmeleri sağlanacaktır. Üniversitelere yerel yönetimler, odalar ve işadamları ile şirket kurabilmeleri ve ortak projeler yapmaları fırsatı yaratılacak, yerel yönetimler ve özel sektörün üniversitelerle ilişkilerinin geliştirilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır. Merkezi yönetim, devletin ihtiyacı olan alanlarda üniversitelerde araştırma ve teknoloji geliştirme programlarını destekleyecek, üniversitelere bu konularda fon sağlayacaktır. Böylece üniversitelerimizin sanayi ile işbirliği içerisinde olmaları, pratik faydayı gözeten kurumlar haline gelmeleri sağlanacak, toplumdan ve hayattan kopuk bir görüntü arz etmelerinin önüne geçilecektir. Eğitim yapıları mimari özellikleri fiziksel ve eğitsel donanımları yönünden geliştirilecektir. Okullarda sınıf esası yerine ders esasını temel alan fiziki yapılanma benimsenecek; okul yapımında tek tip bayındırlık modeli terk edilerek esnek bir yapılanmaya gidilecektir. Türkiye’de yüksek öğretim, nicelik açısından büyük bir ilerleme kaydetmiş, ancak nitelik bakımından aynı başarı gösterilememiştir. Yüksek öğretimde köklü bir reforma ihtiyaç vardır. YÖK, üniversiteler arasında koordinasyon sağlayan, standart belirleyici bir yapıya kavuşturulacak, üniversiteler idari ve akademik özerkliğe sahip, öğretim elemanları ve öğrenciler üzerinde baskı, dayatma ve antidemokratik uygulamaların bulunmadığı, bilimsel bilginin üretildiği, araştırma ve öğretim faaliyetlerinin esas olduğu kurumlar haline getirilecektir. Okul Aile Birlikleri’nin ve rehberlik sisteminin, sosyal bilimcilerin hazırlayacağı projelerle desteklenmesi ve güçlendirilmesi sağlanacaktır. Dünyada bireyler, toplumlar ve milletlerarası diyalogda yabancı dil bilmenin önemi büyüktür. Bu nedenle yabancı dil eğitimi modern imkan ve araçlarla kolaylaştırılarak nitelikli hale getirilecektir. Partimiz yabancı dil öğretimini teşvik ederken, Türkçe’nin bilim dili olarak kullanımını özendirecektir. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ve çocuklarının ortamlarına uygun eğitim görmeleri sağlanacaktır. Laiklik ilkesinin gereği olarak vatandaşlarımızın dinlerini öğrenmeleri için her türlü kolaylık sağlanacaktır. Gelişen teknolojiler bireylere internet ortamında öğretim yapma olanakları sunmaktadır. Üniversitelerin bu tip uygulamaları teşvik edilecek, öğrencilerin internet ortamında yapılan öğretimden yararlanmalarını sağlayıcı düzenlemeler yapılacaktır. Engelli öğrencilerin eğitimine özel bir önem verilecektir. Tüm okullarda tam gün eğitim ve öğretime geçilecek. Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders verecek. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyor olacaklar. İlk okulda öğrencilerin ders dışı / teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 80 dakika olacak. Özel okul, Dershane gibi benzeri eğitim öğretim kalmayacak. Tamamı devlet okuluna dönüştürülecek. Öğrencilere ödev verilmeyecek çünkü öğrenmenin yeri okuldur. Her çocuğa bir birey olarak değer verilecek. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark edecek ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor olacak. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli hale getirilecek. Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. Alınacak İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla desteklenecek. Spora bol bol yer verilecek ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar olmayacak. Rekabet, üstünlük kazanmak diye kavramlar işlenmeyecek. Okullar birbirleriyle rekabet etmeyecek, aksine dayanışmalarla öğrencileri pekiştirecek. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı olacak şekilde hazırlanacak. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı olmayacak. Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak demektir” Eşitlik kavramına olağanüstü değer verilecek. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okumaları sağlanacak. Spora ve müziğe önemli miktarda yer verilecek, hatta öğrenciler isterse hafta sonlarını okulla kollektif çalışan ya da yerel gönüllülerin sürdürdüğü spor kulüpleri ya da yerel yönetimin sağladığı spor hizmetlerinden ziyadesiyle faydalanabilecekler. Ana okuluna 6 Yaşında Başlanılacak. İlk okuldan üniversite bitimine kadar geçen sürede verilecek eğitim tüm masrafları devlet bütçesinden karşılanacak. Hiçbir üniversitelinin yurt sorunu olmayacak. Her anne baba benim oğlum kızım güvenli bir ortamda okuyor diyecek. Yurtların tamamı devlet tarafından oluşturulacak, herhangi bir görüşe mensup yurtlarda kalmanın önü kapatılacak. İlk okuldan üniversite bitimine kadar geçen sürede okula devamsızlık en asgari şekilde yapılacak. Derse girmeyen öğrenci bir üst sınıfa geçemeyecek. İlk okuldan üniversiteye kadar okuyan tüm öğrencilerin öğle yemekleri devlet tarafından karşılanacak. Her okulda eşit, yüksek kalitede yemekler sunulacak. 6 – 7 yaşındaki çocuklara ilaveten atıştırmalık yemekler sağlanacak. İlk okuldan Liseye kadar olan öğrencilerin Giyim Kuşamları devlet tarafından karşılanacak. İlk okula 7 yaşında başlanacak, Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler olmayacak. Okul servisi gereken durumlarda servisler, Kamu hizmeti veren yerel belediyeler tarafından ücretsiz karşılanacaktır. İlkokul 1. Sınıf da oyun dersleri olacak (Anadil ve seçecekleri bir yabancı dil kullanılarak) İlkokul 2. Sınıfta sadece ülkemizin değerleri gezilecek (81 il tamamen gezilmiş ve tarihi yerinde yaşamaları sağlanacak ayrıca yapacağımız yeni yatırımların ve eski fabrika, maden ocaklarımız gibi yerlerinde nasıl işledikleri hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacak. Anadil de eğitim verilirken birde, İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça gibi başka devletlerin dillerini öğrenmeleri için ikinci dil eğitimi almaları sağlanacak. Her öğrenci bulunduğu Mahallede eğitim alacaklar. Öğretmenlerin tamamı en iyi şekilde seçilmiş kendini her gün güncellemek zorunda kalacak Öğretmenler tarafından yapılacak. İlkokul 3. Sınıftan 4. ,5. ,6. ,7. , 8. , sınıflara kadar, öğretmenleri tarafından takipleri sonucu öğrencilerin yeteneklerini kontrol ederek yönlenecekleri bölümler Aileleri ile konuşularak ve titizlikle kontrol edilerek 9. Sınıfa hazırlanacaklar. Orta öğretimi bitiren her öğrencinin bir spor dalından lisans alacak düzeyde, ya da bir enstrüman çalabilecek şekilde eğitim alması sağlanacak. 9. Sınıfta yetenekleri takip edilecek ve eğitim süreçleri kontrol edilecek. 10. Sınıf da aldığı eğitim ile beraber 1 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak).11. Sınıf da aldığı eğitim ile beraber 2 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). 12. Sınıf da aldığı eğitim ile beraber 3 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). Üniversite eğitimini okumak istediği bölümü seçerek, lisede almış olduğu staj ve eğitimler üzerine bölüm seçmesi sağlanacak. Üniversite eğitimi aldığı bölüm ile alakalı 1. Yıl 1 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). Üniversite eğitimi aldığı bölüm ile alakalı 2. Yıl 2 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). Üniversite eğitimi aldığı bölüm ile alakalı 3. Yıl 3 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). Üniversite eğitimi aldığı bölüm ile alakalı 4. Yıl 4 gün bir işyerinde istihdam edilerek eğitiminin devamı sağlanacak. (Staj ücretleri eğitim bütçesinden devlet tarafından karşılanacak). Öğretmen akademisi kurulacak. Öğrencilerin kaderi tek bir sınava bırakılmayacak; İlk, Orta, lise ve Üniversite sınavları Tamamen kaldırılacak. Tüm dersler tamamı dolu geçecek şekilde öğretmen atanacak. Alınacak öğretmenler bir sonraki eğitim öğretime kadar, istedikleri bir ilde staj nevi inden eğitim alacak. Bu sürede maaş almaya devam edecek. Öğretmen maaşı ülkenin en yüksek devlet memuru maaşına eşdeğer olacak. En yüksek devlet memuru kimdir diye sorulacak olursa başbakanlık müsteşarı olduğunu söylemek gerekir. Kadın öğretmenlerde Doğum sonrası bir yıl yarı ücret ödemek koşulu ile 1 yıllık Doğum izni almaları sağlanacak. Bu izin süresinin sonunda bilgilerinin tazelenmesi için tekrar stajer öğretmen statüsünde işine devam etmesi sağlanacak. Kadın veya Erkek öğretmenlerin çocuklarının kreşleri Devlet tarafından karşılanacak. Öğretmenlerin eşlerinin işinin bulunduğu ilçelerde eğitim vermeleri sağlanacak. Öğretmenlerin Başka iller de devamlı görev yeri değişikliği yapmalarının önüne geçilecek eş tayinleri haricinde yerlerine dokunulmayacak. Tüm öğretim yılında bulundukları il de görev yapmaları sağlanacak. Aile yapısının dağılmasının önüne geçilecek. Öğretmenlik hakkı kazanan Erkek öğretmenler kırk yaşına kadar askerliklerini eğitim ve öğretime ara verildiğinde bir aylık eğitim alacak ve vatan görevlerini tamamlamış olacaklar. Tüm öğretmenlerin en az mas ter derecesi olacak ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçilecek. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri haline getirilecek. Öğretmenleri başarılı ya da başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip olunacak. Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılacak. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu olmayacak. Eğitimden önce vatandaş olsun olmasın ülkede yaşayanların temel ihtiyaçlarının karşılanması ön şart olarak yasalarla belirlenecektir. Her kesin kendisini güvende hissetmesi, beslenme, giyinme ve okul araç ve gereçlerini alamama endişesi yaşamaması gibi temel ihtiyaçlar yasalarla garantiye alınacaktır.
https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz Cumartesi Derslerinde bu hafta “Bırak biçare feryadı, belâdan gel, tevekkül kıl – On Yedinci Sözün İkinci Makamı” ele alınmaktadır. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından Sözler isimli eserinden On Yedinci Söz İkinci Makam.
Bırak biçare feryadı, belâdan gel, tevekkül kıl – On Yedinci Sözün İkinci Makamı – Cumartesi Dersleri 17. 2.
Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender belâdır, bil. Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefâ-ender, fenâ-ender hebâdır, bil. Cihan dolusu belâ başında varken, ne bağırırsın küçük bir belâdan? Gel, tevekkül kıl.
Tevekkülle belâ yüzünde gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
Bil, ey hodgâm! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada. Hüdâbin isen, O kâfidir, bıraksan da bütün eşya lehinde.
Ger hodbin isen helâkettir, ne yaparsan bütün eşya aleyhinde. Demek terki gerektir her iki halde bu dünyada.
Terki demek: Hüdâ mülkü, Onun izni, Onun namıyla bakmakta. Ticaret istiyorsan ger, şu fâni ömrünü bâkiye tebdilde.
Eğer nefsine talipsen, çürüktür, hem temelsiz de. Eğer âfâkı istersen, fenâ damgası üstünde.
Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda. Öyle ise geç, iyi mallar dizilmiş arkasında.
Haşiye-1
Bu İkinci Makamdaki parçalar şiire benzer, fakat şiir değiller. Kasdî nazmedilmemişler; belki hakikatlerin kemâl-i intizamı cihetinde bir derece manzum suretini almışlar.
âfâk: kişiyi ilgilendirmeyen dışarıdaki şeyler atâ-ender: lütuf ve bağış içinde bâki: sonsuz, devamlı (bk. b-ḳ-y) belâ-ender: belâ içinde biçare: çaresiz cefâ-ender: cefa ve sıkıntı içinde cihan: dünya demâ: her zaman eşya: şeyler, varlıklar fâni: gelip geçici, ölümlü (bk. f-n-y) fenâ: gelip geçicilik (bk. f-n-y)fenâ-ender: fena içindeger: eğer
hakikat: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ) haşiye: dipnot, açıklayıcı not hatâ-ender: hatâ içinde hebâ: boş, faydasız helâket: yok oluş hodbin: kendini beğenen, kibirli hodgâm: kendini düşünen Hüdâ: Allah (bk. h-d-y) hüdâbin: Cenab-ı Hakkı tanıyan kasdî: isteyerek (bk. ḳ-s-d) kemâl-i intizam: tam ve mükemmel düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) manend-i belâbil: bülbüller gibi
manzum: şiir şeklinde, vezinli (bk. n-ẓ-m) nam: ad nazmedilmek: şiir şeklinde yazılmak (bk. n-ẓ-m) nefis: can, hayat; kişinin kendisi (bk. n-f-s) saadet: mutluluk sefâ-ender: gönül hoşluğu içinde tebdil: değiştirme tebeddül: başkalaşma, değişme terk-i dünya: dünyayı terketme tevekkül: Allah’a dayanma ve güvenme (bk. v-k-l)
KAYNAKLAR
Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, On Yedinci Söz, İkinci Makam, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından; Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şuâlar gibi kitaplarından alınarak her hafta Cumartesi günü Cumartesi Dersleri adı altında yapılan ve YouTube’da yüklenen dersler yer almaktadır.
Ayrıca; http://www.erisale.com/#home adresinde yer alan Risalelerin ekran kaydı yapılmakta ve sitemizde ilgili dersin bulunduğu sayfaya metinler ve sözlük konulmaktadır.
Dersler en son yapılan derslere göre sıralanmaktadır.
https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz Cumartesi Derslerinde bu hafta “Dünyaya düşkün ve bağımlı insana dünyadan nefret edip sonsuzluk alemine geçme arzusu veren haller” konusu ele alınmaktadır. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler isimli eserinden On Yedinci Söz Birinci Makam.
Dünyaya düşkün ve bağımlı insana dünyadan nefret edip sonsuzluk alemine geçme arzusu veren haller – Cumartesi Dersleri 17. 1.
Bu Söz, iki âli Makam ve bir parlak Zeylden ibarettir.
BİRİNCİ MAKAM
HÂLIK-I RAHÎM ve Rezzâk-ı Kerîm, ve Sâni-i Hakîm şu dünyayı, âlem-i ervah ve ruhaniyat için bir bayram, bir şehrayin suretinde yapıp, bütün esmâsının garaib-i nukuşuyla süslendirip, küçük büyük, ulvî süflî herbir ruha, ona münasip ve o bayramdaki ayrı ayrı hesapsız mehasin ve in’âmattan istifade etmeye muvafık ve havas ile mücehhez bir ceset giydirir, bir vücud-u cismanî verir, bir defa o temâşâgâha gönderir.
Hem zaman ve mekân cihetiyle pek geniş olan o bayramı asırlara, senelere, mevsimlere, hattâ günlere, kıt’alara taksim ederek herbir asrı, herbir seneyi, herbir mevsimi, hattâ bir cihette herbir günü, herbir kıt’ayı, birer taife ruhlu mahlûkatına ve nebatî masnuatına birer resmigeçit tarzında bir ulvî bayram yapmıştır. Ve bilhassa rû-yi zemin, hususan bahar ve yaz zamanında, masnuat-ı sağirenin taifelerine öyle şaşaalı ve birbiri arkasında bayramlardır ki, tabakat-ı âliyede olan ruhaniyatı ve melâikeleri ve sekene-i semâvâtı seyre celb edecek bir
Dipnot-1
“Yeryüzünde ne varsa Biz dünya için bir süs olarak yarattık ki, insanlardan hangisi daha güzel işler yapacak diye imtihan edelim. Onun üzerindeki herşeyi Biz elbette kup kuru bir toprak haline getireceğiz.” Kehf Sûresi, 18:7-8.
Dipnot-2
“Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka birşey değildir.” En’âm Sûresi, 6:32.
âlem-i ervah: ruhlar âlemi (bk. a-l-m; r-v-h) âli: yüce bilhassa: özellikle celb etmek: çekmek cihet: yön esmâ: isimler (bk. s-m-v) garaib-i nukuş: nakışlardaki harikâlıklar (bk. n-ḳ-ş) Hâlık-ı Rahîm: rahmeti herşeyi kuşatan ve herşeyi yoktan yaratan Allah (bk. ḫ-l-ḳ, r-ḥ-m) havas: hisler, duyular hususan: özellikle in’âmat: nimetlendirmeler (bk. n-a-m) istifade: faydalanma, yararlanma mahlûkat: yaratıklar (bk. ḫ-l-ḳ)
masnuat: san’at eseri varlıklar (bk. ṣ-n-a) masnuat-ı sağire: san’at eseri küçük varlıklar (bk. ṣ-n-a) mehasin: güzellikler (bk. ḥ-s-n) melâike: melekler (bk. m-l-k) mücehhez: donatılmış muvafık: uygun nebatî: bitkisel Rezzâk-ı Kerîm: sonsuz ikram sahibi ve gerçek rızık verici olan Allah (bk. r-z-ḳ; k-r-m) rû-yi zemin: yeryüzü ruhaniyat: ruhanî varlıklar (bk. r-v-h) Sâni-i Hakîm: her şeyi hikmetle ve san’atlı bir şekilde yaratan Allah (bk. ṣ-n-a; ḥ-k-m)
şaşaalı: gösterişli, göz alıcı şehrayin: şenlik sekene-i semavat: semada yaşayan varlıklar (bk.s-k-n; s-m-v) süflî: aşağı, alçak tabakat-ı âliye: yüce katlar, makamlar taife: topluluk taksim etmek: bölüştürmek, ayırmak temâşâgâh: seyir yeri ulvî: yüce, yüksek vücud-u cismanî: maddî vücut, beden (bk. v-c-d) zeyl: ilâve, ek
cazibedarlık görünüyor. Ve ehl-i tefekkür için öyle şirin bir mütalâagâh oluyor ki, akıl tarifinden âcizdir.
Fakat bu ziyafet-i İlâhiye ve bayram-ı Rabbâniyedeki ism-i Rahmân ve Muhyî’nin tecellîlerine mukabil, ism-i Kahhâr ve Mümît, firak ve mevtle karşılarına çıkıyorlar. Şu ise, وَرَحْمَتِى وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ 1 rahmetinin vüs’at-i şümulüne zahiren muvafık düşmüyor. Fakat hakikatte birkaç cihet-i muvafakati vardır. Bir ciheti şudur ki:
Sâni-i Kerîm, Fâtır-ı Rahîm, herbir taifenin resmigeçit nöbeti bittikten ve o resmigeçitten maksut olan neticeler alındıktan sonra, ekseriyet itibarıyla, dünyadan merhametkârâne bir tarzla tenfir edip usandırıyor, istirahate bir meyil ve başka bir âleme göçmeye bir şevk ihsan ediyor; ve vazife-i hayattan terhis edildikleri zaman, vatan-ı aslîlerine bir meyelân-ı şevk-engiz, ruhlarında uyandırıyor.
Hem o Rahmân’ın nihayetsiz rahmetinden uzak değil ki, nasıl vazife uğrunda, mücahede işinde telef olan bir nefere şehadet rütbesini veriyor ve kurban olarak kesilen bir koyuna, âhirette cismanî bir vücud-u bâki vererek Sırat üstünde, sahibine burâk gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor.2 Öyle de, sair zîruh ve hayvanatın dahi, kendilerine mahsus vazife-i fıtriye-i Rabbâniyelerinde ve evâmir-i Sübhâniyenin itaatlerinde telef olan ve şiddetli meşakkat çeken zîruhların, onlara göre bir çeşit mükâfat-ı ruhaniye ve onların istidatlarına göre bir nevi ücret-i mâneviye, o tükenmez hazine-i rahmetinden baîd değil ki
âciz: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z) baîd: uzak bayram-ı Rabbâniye: Rabbânî bayram (bk. r-b-b) burak: Cennete mahsus bir binek cazibedarlık: çekicilik cihet: yön cihet-i muvafakat: uygunluk yönü cismanî: maddi yapısı olan ehl-i tefekkür: tefekkür edenler, düşünenler (bk. f-k-r) ekseriyet: çoğunluk (bk. k-s̱-r) evâmir-i Sübhâniye: her türlü kusur ve noksandan yüce olan Cenab-ı Allah’ın emirleri (bk. s-b-ḥ) Fâtır-ı Rahîm: rahmeti herşeyi kuşatan ve benzersiz şeyleri üstün sanatıyla yaratan Allah (bk. f-ṭ-r; r-ḥ-m) firak: ayrılık (bk. f-r-ḳ) hakikat: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ) hayvanat: hayvanlar (bk. ḥ-y-y) hazine-i rahmet: rahmet hazinesi (bk. r-ḥ-m) ihsan: bağış, iyilik (bk. ḥ-s-n) istidat: kabiliyet, yetenek (bk. a-d-d) Kahhar: herşeye her zaman mutlak galip gelen ve kahretmeye gücü yeten Allah (bk. ḳ-h-r)
maksut olan: istenilen, hedeflenen (bk. ḳ-ṣ-d) merhametkârâne: merhametli bir şekilde (bk. r-ḥ-m) meşakkat: güçlük, sıkıntı mevt: ölüm (bk. m-v-t) meyelân-ı şevk-engiz: şevk verici eğilim meyil: eğilim mücahede: cihad etme, savaş (bk. c-h-d) Muhyî: bütün canlılara hayat veren Allah (bk. ḥ-y-y) mukabil: karşılık mükâfat-ı ruhaniye: ruhanî ödül (bk. r-v-ḥ) Mümît: ölümü yaratan Allah (bk. m-v-t) mütalâagâh: inceleme ve düşünme yeri muvafık: uygun nefer: asker, er nevi: çeşit, tür nihayetsiz: sonsuz Rahmân: rahmetinin eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah (bk. r-h-m) rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m) sair: diğer Sâni-i Kerîm: sonsuz cömertlik ve kerem sahibi ve herşeyi san’atla yaratan Allah (bk. ṣ-n-a; k-r-m) şehadet: şehitlik (bk. ş-h-d)
şevk: şiddetli arzu ve istek Sırat: Cehennem üzerine kurulu olan ve Cennete gitmek için geçilmesi gereken köprü taife: topluluk tecellî: görünüm, yansıma (bk. c-l-y) tenfir: nefret ettirme terhis: göreve son verme ücret-i mâneviye: mânevî ücret (bk. a-n-y) vatan-ı aslî: asıl vatan vazife-i fıtriye-i Rabbâniye: Allah’ın herbir varlığa yüklediği yaratılış görevi (bk. f-ṭ-r; r-b-b) vazife-i hayat: hayat görevi (bk. ḥ-y-y) vücud-u bâki: devamlı ve kalıcı vücud (bk. v-c-d; b-ḳ-y) vüs’at-i şümul: kapsamının genişliği zahiren: görünürde (bk. ẓ-h-r) zîruh: ruh sahibi (bk. ẕî; r-v-ḥ) ziyafet-i İlâhiye: İlâhi ziyafet (bk. e-l-h)
bulunmasın; dünyadan gitmelerinden pek çok incinmesinler, belki memnun olsunlar. Lâ ya’lemu’l-ğaybe illâllah.
Lâkin, zîruhların en eşrefi ve şu bayramlarda kemiyet ve keyfiyet cihetiyle en ziyade istifade eden insan, dünyaya pek çok meftun ve müptelâ olduğu halde, dünyadan nefret ve âlem-i bekàya geçmek için, eser-i rahmet olarak, iştiyak-engiz bir halet verir. Kendi insaniyeti dalâlette boğulmayan insan o haletten istifade eder, rahat-ı kalble gider. Şimdi, o haleti intaç eden vecihlerden, nümune olarak beşini beyan edeceğiz.
Birincisi:
İhtiyarlık mevsimiyle, dünyevî, güzel ve cazibedar şeyler üstünde fena ve zevâlin damgasını ve acı mânâsını göstererek o insanı dünyadan ürkütüp, o fâniye bedel, bir bâki matlubu arattırıyor.1
İkincisi:
İnsanın alâka peyda ettiği bütün ahbaplardan yüzde doksan dokuzu dünyadan gidip diğer bir âleme yerleştikleri için, o ciddî muhabbet saikasıyla, o ahbabın gittiği yere bir iştiyak ihsan edip, mevt ve eceli mesrurâne karşılattırıyor.2
Üçüncüsü:
İnsandaki nihayetsiz zayıflık ve âcizliği bazı şeylerle ihsas ettirip, hayat yükü ve yaşamak tekâlifi ne kadar ağır olduğunu anlattırıp, istirahate ciddî bir arzu ve bir diyar-ı âhara gitmeye samimî bir şevk veriyor.
Dördüncüsü:
İnsan-ı mü’mine nur-u imanla gösterir ki, mevt, idam değil, tebdil-i mekândır. Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil, nuraniyetli âlemlerin kapısıdır. Dünya ise, bütün şaşaasıyla, âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. Elbette zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna çıkmak ve müz’iç dağdağa-i hayat-ı cismaniyeden âlem-i rahata ve meydan-ı tayeran-ı ervâha geçmek ve mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzur-u Rahmân’a gitmek, bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir.3
âcizlik: güçsüzlük (bk. a-c-z) ahbap: sevilenler, dostlar (bk. ḥ-b-b) alâka peyda etmek: ilgi duymak âlem-i bekà: devamlı ve kalıcı olan âlem (bk. a-l-m; b-ḳ-y) âlem-i rahat: rahat âlemi (bk. a-l-m) bâki: sürekli olan, sonsuz (bk. b-ḳ-y) beyan: açıklama (bk. b-y-n) bostan-ı cinân: Cennet bahçeleri cazibedar: cazibeli, çekici dağdağa-i hayat-ı cismaniye: maddî hayatın sıkıntıları (bk. ḥ-y-y) dalâlet: hak yoldan sapkınlık, inançsızlık (bk. ḍ-l-l) diyar-ı âhar: başka memleket (bk. e-ḫ-r) dünyevî: dünyaya ait eser-i rahmet: rahmet eseri (bk. r-ḥ-m) eşref: en şerefli fena: gelip geçicilik (bk. f-n-y)
hâlet: hal, durum huzur-u Rahmân: Rahmân olan Allah’ın huzuru (bk. ḥ-ḍ-r; r-ḥ-m) idam: yok etme ihsan: bağış, iyilik (bk. ḥ-s-n) ihsas: hissettirme insan-ı mü’min: imanlı insan (bk. e-m-n) intaç eden: netice veren iştiyak: şiddetli arzu ve istek iştiyak-engiz: çok arzulu ve istekli kemiyet: çokluk, nicelik keyfiyet: kalite, nitelik lâ ya’lemu’l-ğaybe illallah: gaybı Allah’tan başkası bilemez (bk. a-l-m; ğ-y-b) mahlûkat: yaratıklar (bk. ḫ-l-ḳ) matlup: istek, istenilen (bk. ṭ-l-b) meftun: düşkün mesrurâne: sevinçli bir şekilde mevt: ölüm (bk. m-v-t) meydan-ı tayeran-ı ervâh: ruhların uçuştuğu meydan (bk. r-v-ḥ)
muhabbet: sevgi (bk. ḥ-b-b) müptelâ: bağımlı müz’iç: rahatsız edici nihayetsiz: sonsuz nisbeten: kıyasla (bk. n-s-b) nur-u iman: iman nuru (bk. n-v-r; e-m-n) nuraniyetli: nurlu, aydınlık (bk. n-v-r) rahat-ı kalb: kalp rahatlığı saadet: mutluluk saikasıyla: sebebiyle şaşaa: gösteriş, parlaklık tebdil-i mekân: yer değiştirme (bk. m-k-n) tekâlif: yükümlülükler vecih: yön zevâl: yokluk, sona erme (bk. z-v-l) zindan-ı dünya: dünya zindanı zîruh: ruh sahibi (bk. ẕî; r-v-ḥ) ziyade: çok, fazla zulümatlı: karanlık (bk. ẓ-l-m)
Beşincisi:
Kur’ân’ı dinleyen insana, Kur’ân’daki ilm-i hakikati ve nur-u hakikatle dünyanın mahiyetini bildirmekliğiyle, dünyaya aşk ve alâka pek mânâsız olduğunu anlatmaktır.1 Yani, insana der ve ispat eder ki:
“Dünya bir kitab-ı Samedânîdir. Huruf ve kelimâtı nefislerine değil, belki başkasının Zât ve sıfât ve esmâsına delâlet ediyorlar. Öyle ise mânâsını bil, al; nukuşunu bırak, git.
“Hem bir mezraadır.2 Ek ve mahsulünü al, muhafaza et; muzahrafatını at, ehemmiyet verme.
“Hem birbiri arkasında daim gelen, geçen âyineler mecmuasıdır. Öyle ise onlarda tecellî edeni bil, envârını gör ve onlarda tezahür eden esmânın tecelliyâtını anla ve Müsemmâlarını sev; ve zevâle ve kırılmaya mahkûm olan o cam parçalarından alâkanı kes.
“Hem seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alışverişini yap, gel; ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhude koşma, yorulma.
“Hem muvakkat bir seyrangâhtır. Öyle ise nazar-ı ibretle bak ve zahirî, çirkin yüzüne değil, belki Cemîl-i Bâkîye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faideli bir tenezzüh yap, dön; ve o güzel manzaraları irâe eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla, akılsız çocuk gibi ağlama, merak etme.
“Hem bir misafirhanedir. Öyle ise, onu yapan Mihmandar-ı Kerîmin izni dairesinde ye, iç, şükret. Kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık, git. Herzekârâne, fuzulî bir surette karışma. Senden ayrılan ve sana ait olmayan şeylerle mânâsız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma” gibi zahir hakikatlerle, dünyanın iç yüzündeki esrarı gösterip dünyadan mufarakati gayet hafifleştirir, belki hüşyar olanlara sevdirir ve rahmetinin herşeyde ve her şe’ninde bir izi bulunduğunu gösterir.
İşte Kur’ân şu beş veche işaret ettiği gibi, başka hususî vecihlere dahi âyât-ı Kur’âniye işaret ediyor. Veyl o kimseye ki, şu beş vecihten bir hissesi olmaya.
bk. el-Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn 4:19; es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-Hasene s. 497.
âyât-ı Kur’âniye: Kur’ân-ı Kerimin âyetleri âyine: ayna beyhude: boşuna Cemîl-i Bâkî: sınırsız güzellik sahibi ve varlığı devamlı ve sonsuz olan Allah (bk. c-m-l; b-ḳ-y) delâlet: işaret envâr: nurlar (bk. n-v-r) esmâ: isimler (bk. s-m-v) esrar: sırlar, gizli gerçekler fuzulî: lüzumsuz hakikat: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ) herzekârâne: saçmalayarak huruf: harfler hüşyar: uyanıkilm-i hakikat: hakikat ilmi (bk. a-l-m; ḥ-ḳ-ḳ) irâe eden: gösteren kafile: topluluk kelimât: kelimeler (bk. k-l-m) kitab-ı Samedâniye: herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah’ın kitabı (bk. k-t-b; ṣ-m-d)
mahiyet: nitelik, özellik, iç yüz mahsul: ürün mecmua: topluluk (bk. c-m-a) mezraa: tarla Mihmandar-ı Kerîm: ikramı bol ve çok cömert olan misafir sahibi, Allah (bk. k-r-m) mufarakat: ayrılık (bk. f-r-ḳ) Müsemmâ: en güzel isimlerin sahibi olan Allah (bk. s-m-v) muvakkat: geçici muzahrafat: atıklar nazar-ı ibret: ibretle bakış (bk. n-ẓ-r) nefis: kendisi (bk. n-f-s) nukuş: nakışlar (bk. n-ḳ-ş) nur-u hakikat: hakikat nuru (bk. n-v-r; ḥ-ḳ-ḳ) rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m) şe’n: durum, hal (bk. ş-e-n)
seyrangâh: gezinti yeri seyyar: hareketli, gezici sıfât: vasıf, özellik (bk. v-ṣ-f) tecellî: yansıma, görünüm (bk. c-l-y) tecelliyât: yansımalar (bk. c-l-y) tenezzüh: gezinti (bk. n-z-h) tezahür: görünme, belirme (bk. ẓ-h-r) ticaretgâh: alışveriş yeri vecih: yön veyl: yazık zahir: görünen (bk. ẓ-h-r) zahirî: görünürdeki (bk. ẓ-h-r) zevâl: sona erme (bk. z-v-l)
KAYNAKLAR
Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, On Yedinci Söz, Birinci Makam, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından; Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şuâlar gibi kitaplarından alınarak her hafta Cumartesi günü Cumartesi Dersleri adı altında yapılan ve YouTube’da yüklenen dersler yer almaktadır.
Ayrıca; http://www.erisale.com/#home adresinde yer alan Risalelerin ekran kaydı yapılmakta ve sitemizde ilgili dersin bulunduğu sayfaya metinler ve sözlük konulmaktadır.
Dersler en son yapılan derslere göre sıralanmaktadır.
Kävlinges skrivargrupp hade ett möte i Kävlinge biblioteket den 28/2 klockan 18.30. Några skrivuppgifter hade lästs och diskuterats.
Det bestämdes att nästa skrivarmöte kommer att äga rum den 28/3 kl 18:30 i biblioteket. Ny skrivuppgift bestod i att skapa något med utgångspunkt av våren. Det gavs en stor frihet i hur man tar sig an ämnet. En invandrare som deltog hade lämnat förslaget att skriva om påsk också.
Nedan visas en skrivaruppgift som har skrivits av en invandrare:
Våren, Uppståndelsen, Påsk och Påsklov
Våren kommer och vädret blir lite varmare. Alla människor gillar våren. Våren är vacker, våren är uppståndelsen, våren är förnyelse. Efter varje vinter kommer en vår. Jag hoppas det kommer en ny vår efter den här vintern också, för alla människor som lever i världen.
Jag menar att alla krig, alla människor som går hungriga, har dålig miljö och drabbas av klimatförändringar och inte har möjlighet att får utbildning, är vinter. Vi måste stoppa krig, hungersnöd, dålig miljö, klimatförändring och okunnighet över hela världen. Annars kommer alla människor att dö som vid en domedag.
Våren är vacker och vi måste uppleva våren. Alla blommor slå ut och alla platser blir färger i harmoni i våren. Låt oss uppleva våren, över hela världen eftersom våren är vacker. Alla människor behöver leva ut sina vårar.
Våren är uppståndelsen. Våren minns av oss någonting. Uppståndelsens tid kommer. Våren minnas om uppståndelsen. Många Kristna tror att Jesus var uppstånden efter döden. Vissa Kristna tror inte det eftersom han aldrig dog någonsin. Jag tror inte det heller, eftersom han inte korsfästes. Jag är muslim och när jag har läst Koranen så står det så i denna:
“[3:55]Och Gud sade: “Jesus! Jag skall kalla dig till Mig och Jag skall upphöja dig till Min [härlighet] och Jag skall rena dig från [de beskyllningar som] förnekarna av sanningen [riktade mot dig]. Och Jag skall sätta dem som följer dig högt över dem som förnekar [dig] ända till Uppståndelsens dag; då skall ni alla vända tillbaka till Mig och Jag skall döma mellan er i allt det som ni var oense om.”
“[4:156] och [Vi straffade dem] för deras förnekelse och de oerhörda, kränkande lögner som de yttrade om Maria,
[4:157] och för deras ord: “Vi har dödat Kristus Jesus, Marias son,[som påstod sig vara] Guds sändebud!” Men de dödade honom inte och inte heller korsfäste de honom, fastän det för dem tedde sig så. De som är av annan mening är inte säkra på sin sak; de har ingen [verklig] kunskap om detta utan stöder sig på antaganden. Det är med visshet så att de inte dödade honom.
[4:158] Nej, Gud upphöjde honom till Sin [härlighet]; Gud är allsmäktig, vis.”
Jag har last en bok som heter “Uppståndelsen och Livet Efter Detta” (The Tenth Word Resurrection and the Hereafter). En författare som heter Said Nursi har skrivit den. Den börjar så här:
[30:50]Se där tecknen på Guds nåd – hur Han ger nytt liv åt jorden som varit död! Nytt liv skall Han [också] ge åt de döda! Han har allt i Sin makt.
Uppståndelsen och det nya livet efter denna värld är som våren. Vi ska alla nå uppståndelsen och sedan få ett nytt, evigt live.
Nästan alla firar påsk liksom en fest. Men påsken är inte bara lov eller fest. Påsken är en viktig vändpunkt. Påsken är att förändras liksom våren. Ja, våren är förnyelse och påsken är förnyelse också.
Vi måste ha förnyelse. Vi alla måste tänka på hela världen. Kanske Kristna och Muslimer ska samarbeta om detta.
Alla i hela världen behöver våren.
Vi alla.
Vem vet?
Kanske lyckas vi.
Glöm inte att efter varje vår kommer en sommar också!
Bu sayfada MEMLEKET Partisi Eğitim Programı Eğitim Programı yer almaktadır. Kaynak olarak partinin kendi internet sitesi kullanılmıştır.
MEMLEKET Partisi Eğitim Programı
MEMLEKET Partisi Eğitim Programı
“Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.” Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi eğitim, toplumun var olma çabalarının en önemli araçlarından biridir. Çocuklarımızı yetiştirirken şu eğitim kazanımlarını hedefleyeceğiz:
-Ulusal ve evrensel değerleri önemseyen,
-Bilimin yol göstericiliğine inanan, analitik düşünme becerisine sahip,
-Yaratıcı, yenilikçi, sorgulayan, sorun çözen ve özgür karakterli,
-Milli kültürünü, dilini ve tarihini çok iyi bilen ve bunları özümsemiş,
-Her türlü ayrımcılığa karşı çıkan,
-Kültürel ve sanatsal gelişimi hedefleyen,
-Empati kurabilen, kendini başkalarına karşı sorumlu hisseden,
-Teknolojik yetkinlikleri edinmiş,
-Hayvanları, doğayı ve gezegeni korumave sürdürülebilir çevre bilincine sahip,
-Üretim odaklı ve aynı zamanda bilinçli bir tüketici haline gelmiş,
-Medya okuryazarlığı yapabilen,
-Sporu yaşamının bir parçası haline getirmiş,
-Kendi kendine yetebilen.
-Eğitim sistemini Atatürk ilkeleri ışığında yeniden yapılandıracağız.
-Eğitimde fırsat eşitliğini benimseyerek tüm çocuklarımızın parasız ve nitelikli eğitim almalarını sağlayacağız.
-Öğrenciyi yaşama ve çağın gereklerine hazırlayacak içeriklere ve kazanımlara odaklanacağız. Çağdaş, demokratik, laik, bilimsel, bireysel yeteneklerini ve ilgi alanlarını geliştirebilecekleri bir eğitim programı oluşturacağız.
-Zorunlu eğitimi iki yıl okul öncesi, sekiz yıl ilköğretim ve dört yıl ortaöğretim olmak üzere toplam on dört yıl olarak uygulayacağız.
-Her okulda bir öğün ücretsiz yemek vereceğiz.
-Taşımalı eğitime son vereceğiz. “Her köye bir okul” temel hedefimiz olacaktır.
-Okullarımızı akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif çekim merkezleri olarak düzenleyeceğiz.
-Resmi ve eğitim dilimiz Türkçe’dir. Milli ve evrensel kültürün en önemli aktarıcısı dildir. Bu nedenle ulusal dilimiz Türkçe’nin doğru bir biçimde öğretilmesini öncelikli olarak ele alacağız.
-Evlatlarımızın bilim ve küresel iletişim dili olarak kabul edilen en az bir yabancı dili iyi düzeyde konuşmalarını, anlamalarını, yazmalarını ve okumalarını sağlayacağız.
-Ülkemizde Türkçe dışında konuşulan, ulusal birliğimizin ve kültürel zenginliğimizin önemli parçaları olan diğer dillerin korunması, geliştirilmesi ve öğrenilmesi olanaklarını yaratacağız.
-Güzel sanatlar ve sporu, zorunlu eğitimini tamamlayan tüm yurttaşlarımızın yaşamlarının bir parçası haline getireceğiz. Tüm öğrencilerimizin en az bir müzik aleti çalabilmelerini, en az bir spor dalı ile uğraşmalarını eğitim sistemimizin önemli amaçlarından biri haline getireceğiz.
-Zorunlu eğitimini tamamlamış tüm gençlerimizi; ilk yardım, trafik bilgisi, küçük tamiratları yapabilme, bisiklete binebilme, yüzme, teknolojik aletleri kullanabilme gibi becerilere sahip olarak mezun edeceğiz.
-Eğitim sistemimizin tüm kademelerinde yazılım dilini, kodlamayı ve teknoloji kullanımını programın bir parçası haline getireceğiz. Teknoloji ile barışık, teknolojiyi kullanan ve onu geliştirme çabası içinde olan nesiller yetiştirmek için her türlü eğitsel düzenlemeyi hayata geçireceğiz.
-Üstün ve özel yetenekli çocukların geçerli ve güvenilir araçlarla erken yaşta tespit edilmesini kolaylaştıracağız. Bu amaçla bütün okullar Yetenek Merkezleri gibi çalışacaktır. Bu öğrencilerin yetiştirilmelerine yönelik çağdaş eğitim modellerini hayata geçireceğiz.
-Özel gereksinimli öğrencileri bağımsız, kendine güvenen, üretken, okul ve toplumla bütünleşmiş bireyler olarakyetiştireceğiz. Eğitim ortamlarını iyileştirecek ve geliştireceğiz. Kaynaştırma sınıflarına alınmalarının önündeki engelleri kaldıracağız. Eğitimlerini, sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlayacak ve yürüteceğiz.
-Öğrencilerimizin doğa sevgisi ve ekolojik farkındalıklarını akademik programların yanında uygulamalı etkinliklerle artıracağız. Her okulda bir fidanlık yeşerteceğiz.
-Okullarda kuracağımız atölyeler aracılığıyla öğrencilerimizin, günlük yaşam becerileri kazanmalarına olanak tanıyacak, bilinçli tüketim alışkanlığı edinmelerini ve üretim odaklı bilinçlenmelerini amaçlayacağız.
-Çağdaş eğitim modellerinin uygulandığı ülkelerdeki gibi başarı ölçümlerini sadece sınav tabanlı değil, aynı zamanda yeteneğe, yaratıcılığa, tasarıma, katılıma, takım çalışmasına, proje ve ödev sunumuna, kişisel gelişime, sosyal sorumluluk alanlarına, laboratuvar ve atölye çalışmalarına, bilgiyi uygulayabilme becerisine, veri analiz kabiliyetine ve proje bazlı bilgi üretimine dayalı olarak yapacağız.
-Öğrencilerimizi PISA ve benzeri uluslararası değerlendirme alanlarında en kısa sürede dünyada hak ettiği seviyeye ulaştıracağız.
-Karma eğitim modelini ödünsüz bir biçimde uygulayacağız. Okullarda kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim almalarını engelleyen tüm uygulamaları kaldıracağız. Kız çocuklarının okullaşma oranını artıracağız.
-Tarikatların eğitim üstünde etkili olmasını engelleyeceğiz. Eğitimde laiklik, bilimsellik, demokratiklik, ayrımcılığın reddi ilkelerini titizlikle uygulayacağız.
-Yoksul çocuk ve gençlerimizi, tarikat ve cemaat yurtlarına mahkûm etmeyecek, başta barınma olmak üzere tüm ihtiyaçlarını devlet tarafından karşılayacak ve yatılı bölge okullarını yaygınlaştıracağız.
-Teftiş sistemini yeniden yapılandıracak, objektif bir değerlendirme sistemi kuracağız.
-Gelişmiş ülkelerde bulunmayan ve ezberci eğitimin bir ürünü olan, bilimi, bilgiyi ve yeteneği ölçemeyen ve sadece sıralama yapan merkezî ÖSYM toplu yerleştirme sistemini yeniden ele alacağız. Teknolojik imkânlardan en yüksek faydayı sağlayarak her aşamada sınav güvenliğini kuvvetlendireceğiz.
-Bilgisayara ulaşamayan ve teknolojinin sunduğu bilgi edinme alanlarından yararlanamayan öğrenci bırakmayacağız.
-Öğrencilerin okul öncesinden itibaren bilişsel, duyuşsal, psikomotor, akademik ve sosyal alanlardaki gelişimlerinin dikkatle izlenmesini sağlayacağız. Söz konusu takip; hem ihtiyaç duydukları anda öğrencilere yardım edilebilmesini, hem de akademik, gelişimsel ve mesleki yönlendirme çalışmalarının daha sağlıklı yapılmasını mümkün kılacaktır.
-Öğrenci sayısına bakılmaksızın her okulda en az bir rehber öğretmen bulundurulmasını sağlayacağız.Böylece çocuklarımızın psikolojik, pedagojik ve akademik gelişimlerini yakından takip edeceğiz.
-Okullarda sigara, alkol ve uyuşturucuya karşı en yüksek düzeyde güvenlik tedbirini alarak çocuklarımızı koruyacağız. Madde kullanımın zararları konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapacağız.
-Geniş katılımlı “Eğitim ve Yükseköğretim Şurası” toplayarak, tüm eğitim politikalarının en üst düzeyde bir toplumsal mutabakata dayanmasını sağlayacağız.
-KYK kredisinin geri ödemesinde faiz uygulamasını kaldıracağız. Borçları yeniden yapılandıracağız.
-Yetişkin nüfusun, başta kadınların okuma yazma ihtiyaçlarının karşılanması olmak üzere temel ve daha ileri eğitim olanaklarına erişimini sağlayacak politikalar geliştireceğiz.
ÖĞRETMENLER
-Öğretmen yetiştirme modelini yasayla yeniden düzenleyeceğiz.
-Öğretmen yetiştirme programını, Öğretmen Liselerinden başlatıp Öğretmen Akademileriyle devam eden toplam on yıllık bir süreyi kapsayacak şekilde tekrar kuracağız. Böylece tüm öğretmenlerimizin bilgi, beceri ve donanımlarını arttırmak için yüksek lisans düzeyinde eğitime sahip olmalarını teşvik edeceğiz.
-Öğretmen adaylarının hem eğitimleri sırasında hem de öğretmen olduklarında belirli aralıklarla yurt içi ve yurt dışı eğitim uygulama program ve projelerine katılmalarını sağlayacağız. Bu projelerde kazandıkları bilgi ve becerileri öğrencilere, okula ve topluma aktarmalarını sağlayacak birimler oluşturacağız.
-Öğretmen Liseleri ve Öğretmen Akademilerinde okuyan öğretmen adayı öğrencilere, eğitimleri boyunca öğretmen maaşının belirli bir oranında burs vereceğiz.
-Öğretmenlerin meslek, özlük, sosyal haklar ve ilerleme sorunlarının çözümünde yıllardır sürüncemede kalan” Öğretmenlik Meslek Kanunu”nu çıkaracağız.
-Öğretmenlerin insanca bir yaşam sürmeleri için gerekli ekonomik şartları sağlayacak, 3600 ek göstergelerini vereceğiz.
-Tüm öğretmenleri kadroya alarak ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen ayrımına son verecek, istihdamda birlik sağlayacağız.
-Atanmayan öğretmen sorununu uygun planlama ile çözeceğiz.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
Zorunlu eğitimin ilk aşaması okul öncesi eğitim olacaktır. Zorunlu eğitim kapsamında Türkçe ve yabancı dil bilgisi, müzik, drama, dans ve sanatsal yeterlilikler, teknoloji kullanımı, doğa ve hayvan sevgisi gibi kazanımları Okul Öncesi Programının temel hedefleri haline getireceğiz.
Erken çocukluk eğitim merkezlerinin sayısını artıracağız. Uzman öğretmenlerin istihdamını sağlayacağız.
İLKÖĞRETİM
-Kesintisiz sekiz yıl olarak uygulanacak ilköğretime başlama yaşını 72 ay olacak şekilde düzenleyeceğiz.
-İlköğretimde önceliğimiz öğrencilerin bilişsel, duygusal, kişilik ve değer gelişimleri olacaktır. Ortaöğretim akademik programlarına hazırlık yanında sanat, spor, sosyal sorumluklar, ulusal ve evrensel kültür değerleri, teknolojiyi kullanma bilincine önem vereceğiz.
-İlkokulda, sınıf öğretmenlerinin yanında okuma uzmanı, dil terapisti, psikolog, rehber öğretmen gibi uzmanlar istihdam edilmesini sağlayacak ve öğrencilere sınav kaygısı yaşatmayacağız.
-Bilişsel ve algoritmik düşünme, kodlama derslerini birinci sınıftan itibaren başlatacağız.
-İlköğretimi bitiren çocuklarımızı ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre yönlendirerek mutlu ve başarılı bir lise yaşamı kurmalarını sağlayacağız.
ORTAÖĞRETİM
-Mevcut liseleri, tüm gençlerimizin yeteneklerini en üst düzeyde geliştirebilecekleri, kendilerini yaşama hazırlayabilecekleri ve farklılaşan eğitim taleplerini karşılayabilecekleri eğitim kurumları olarak tekrar düzenleyeceğiz.
-Sadece üniversiteye girişi hedefleyen eğitim modelinden uzaklaşarak, yaşamlarının en verimli çağında çocuklarımızın ve gençlerimizin birden fazla yetenek kazanmalarını sağlayacağız.
-Bilim insanlarının, öğretmenlerin, sanatçıların, spor insanlarının ve üst düzey eğitim gerektiren meslek sahiplerinin eğitim alacakları, üniversitelerle ortak programlar yürütecek Bilim Sanat Spor (BİSAS) / Yetenek Liselerini kuracağız.
-“Nitelikli ara eleman” yetiştirmeyi ülkenin kalkınmasının ve bireysel gelişiminin temeli olarak gören bir anlayışla meslekî eğitimi dikkatle ele alacağız. Ortaöğretimde öğrenci sayısının en yoğun olacağı meslek okullarımızı, eleman yetiştirdikleri iş kollarına yakın bölgelerde açacak ve bu sektörlerle organik bir iş birliği içinde bulunmalarını sağlayacağız. Meslek Liselerinin mezun ettikleri öğrencilerine iş bulma sorumlulukları bulunacağından, bu okulları öğrenciler için cazibe merkezleri olarak tekrar biçimlendireceğiz.
-Özel eğitime ihtiyacı olan tüm dezavantajlı ve özel gereksinimli öğrencilerimizin nitelikli eğitim olanaklarına kavuşturulması amacıyla yeterli sayıda “Özel Gereksinimli Öğrenci Lisesi” açacak, bununla birlikte her kademede kaynaştırma uygulamalarına önem vereceğiz.
-Lise eğitimi zorunlu eğitimin son aşamasıdır. Bu seviyeyi tamamlayan tüm gençlerimizi kültürel ve bilimsel bir anlayışa sahip, sanat ve sporla ilgilenen, en az bir yabancı dil bilen, günlük yaşam becerilerine sahip, teknolojiyi kullanabilen ve geliştirme isteğindeki yurttaşlar olarak mezun edeceğiz.
YÜKSEKÖĞRETİM
-Akademik özgürlüğün ve özerkliğin önündeki en büyük engel olan, bilimi siyasallaştıran ve sıradanlaştıran YÖK kanununu evrensel üniversite, akademik ve idari özerklik anlayışına göre tekrar düzenleyeceğiz.
-Bilimsel özerklik ve demokratik üniversite yönetimi anlayışıyla bilim insanlarının özgürce çalışmalarının koşullarını oluşturacağız.
-Üniversitelere, dijital dönüşümü ve Endüstri 5.0 altyapısını gerçekleştirmek üzere gerekli desteği vereceğiz.
-Üniversitelerimizin sahip olduğu bilimsel altyapının ilgili sektörlerle paylaşılmasını sağlayacağız. Böylece üniversitelerimizin üretime daha çok katkı vermesinin önündeki tüm engelleri kaldıracağız.
-Her üniversitenin özgün uzmanlık alanlarına sahip olmalarının yolunu açacağız. Üniversiteleri, temel bilim alanlarına göre yapılandıracağız. Sadece öğrenci sayısına odaklı olmaktan çıkaracağız.
-TÜBA ve TÜBİTAK üyeliklerini bilimsel ölçütlere bağlayacağız.
-Üniversitelerimizin dünyanın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği yaparak öğrenci değişim programlarına ağırlık vermelerini sağlayacağız.
-Üniversitelerimizi “Sürekli Eğitim Merkezleri” ile halk eğitiminde daha etkin hale getirecek, yurttaşlarımızla buluşturacağız.
-Akademisyenlere ödenen performans ücretini kaldıracak sosyal ücret anlayışıyla maaşlarını iyileştireceğiz.
-Akademisyenlerin kadro sorunlarının çözümüne ilişkin politikalar geliştireceğiz. 50/d olarak bilinen madde ile istihdam edilen araştırma görevlilerini güvencesiz bırakmayacağız.
-Akademisyenlerin yurtdışına gidip kendilerini yetiştirmeleri için her türlü desteği sağlayacak, burs olanaklarını artıracağız.
-Üniversitelere araştırma desteklerini artıracak, akademik kadronun bilimsel araştırma yapması önündeki tüm engelleri kaldıracağız.
Bu sayfada YENİDEN REFAH Partisi Eğitim Programı Eğitim Programı yer almaktadır. Kaynak olarak partinin kendi internet sitesi kullanılmıştır.
YENİDEN REFAH Partisi Eğitim Programı
YENİDEN REFAH Partisi Eğitim Programı
MİLLİ EĞİTİM POLİTİKAMIZ
İlim ve irfan alanında ilerleme, bilimsel ve teknik güce erişmenin en önemli unsurlarındandır.
İlim ve irfanı esas alan medeniyetimiz özellikle bilimin manevi ve ahlaki değerler sistemi ile bütünleştiğinde insanlığa faydalı olacağı gerçeğini ortaya koymuştur. Eğitim politikamız bu çok önemli gerçeği temel alacaktır.
Çocuklarımıza ve gençlerimize büyük hedefler göstermeyen ve gerçek hayatta bir karşılığı olmayan mevcut eğitim sistemimiz ile ‘Yeniden Büyük Türkiye’ ve ‘Yeni bir Dünya’ hedeflerine ulaşmamız mümkün değildir. Eğitim sistemimizde esaslı bir dönüşüm gerçekleştirilmeden yapılacak birtakım yüzeysel değişiklikler ile de sonuç alınması mümkün değildir. Bu nedenle eğitim-öğretim sürecini kapsayan bütün faktörleri dönüştürerek yeni bir eğitim-öğretim sistemini hayata geçireceğiz.
Bu gerçekler ışığında, öğrenmenin ve ilim tahsil etmenin en önemli insani ve manevi sorumluluk olduğunun bilincinde olarak, ırk, cinsiyet ve bölgesel ayrım gözetmeksizin en geniş manada eğitim ve öğretim seferberliğinin gerçekleştirilmesini temel vazife olarak görüyoruz.
Kendi değerler sistemimize dayanan eğitim modeline göre oluşturulacak yeni eğitim sistemimiz yeni nesillerimizin kendilerine ve bütün insanlığa faydalı olmasını sağlayacaktır.
Ülkemizin bilgi ve teknoloji çağında geride kalmaması için doğru bir eğitim sistemi ile yenilikçi ve kâşif ruha, sorgulama ve analitik kavrama yeteneğine sahip bireyler yetiştirilmesi, ar-ge, innovasyon ve girişimciliğin önündeki tüm engellerin kaldırılması büyük öneme sahiptir.
İnsanımızın, yeni bilgiler üreterek ve keşifler yaparak dünyaya öncülük edecek bireyler olmasını sağlayacak eğitim sisteminden geçmesini temin etmek en temel görevlerimizdendir.
Bu hedef doğrultusunda öğrencilerimiz sadece dersi geçmek, iyi notlar almak, iyi üniversiteleri kazanmak, diploma sahibi olmak ve iyi gelirli işlere girerek kendilerini kurtarmak için ders çalışmayacaklardır. Bütün derslerde ortaya bir eser çıkarmayı, üretmeyi, yenilik getirmeyi, insanlığa faydalı olmayı esas alan bir yaklaşım hâkim kılınacak. Böylelikle gençlerimiz ülkemiz ve tüm insanlığın yararına olacak yenilikler yapmak, ürün ve proje geliştirmek ve büyük işler başarmak için derslerine çalışacaklardır.
Mevcut sistem içerisinde her okul döneminde her seviyedeki öğrencileri sınav stresine sokmaktayız. Bilgi ölçmek yerine çoktan seçmeli test çözmeyi öğrenen öğrencilerin bilgi seviyelerinin çok da artmadığı, PISA gibi uluslararası öğrenci değerlendirme programlarında açıkça görülmektedir. PISA 2009 sıralamasında 39. olan ülkemiz, PISA 2012 sıralamasında 42. olmuş ve nihayet PISA 2015 incelemesinde, 72 ülke içinde ancak 54. olabilmiştir. Araştırma yapılan 72 ülke içinde 54. sırada olmak üzerinde çok düşünmemiz ve çözmemiz gereken bir konu olacaktır.
Başarı değerlendirme sistemi not odaklı değil, ürün odaklı olacaktır. Öğrenciler hayatın her alanında yenilikler yapmak, teknoloji üretmek, sanat eserleri ortaya koymak için derslerine çalışacak ve bu amaçlara uygun sınavlara gireceklerdir. Gençlerimiz ezberledikleri bilgi miktarına ve sınavlardan aldıkları notlara göre değil, o dersin bilgilerini kullanarak bir eser üretip üretmediklerine göre değerlendirileceklerdir. Böylece çocuklarımız ve gençlerimiz derslerine sınavdan geçmek için değil, kendilerine ait olan ve gerçek hayatta sorun çözen projeleri ve eserleri üretmek için çalışacaklardır. Yeni eğitim sistemiyle çocuklarımızın ve gençlerimizin büyük hedeflere ulaşmaları için onlara her türlü desteği vereceğiz.
Eğitimde teorik bilgi biriktirme ve ezbercilik mantığı yerine, bilgilerin uygulaması ile teorik alt yapının mantığının zihinlere yerleştirilmesi öncelenecektir. Örneğin, fizikte elektrik devreleri teorisi basit eğitici devrelerin laboratuvar ortamında uygulanmasına yönelik oyunlar ile öğretilecektir.
Liseyi, hatta üniversiteyi bitirdikten sonra bile iş bulamayan milyonlarca öğrenci mezun ettiğimiz hepimizin malumudur. Yeni Eğitim Sistemimizde ülke ve dünya gerçeklerini göz önünde bulundurarak her genç evladımızın geleceğe güvenle bakabileceği bir meslek-zanaat-sanat sahibi olmasını sağlayacağız. Üniversiteden mezun olan tek bir gencimiz dahi işsiz kalmayacak, üniversite diploması ‘işsizlik sertifikası’ olmaktan kurtarılacaktır.
Türkiye’mizdeki gelir dağılımının eşit olmadığı, bununda, yetişen gençler arasında bir fırsat eşitsizliğine yol açtığı bilinmektedir. Hatta bölgesel eğitim-öğretim farklılıkların da öğrenciler arasında çok haksız bir rekabete yol açtığı bilinmektedir. Eşit şartlar altında eğitilmeyen öğrencilerin aynı sınavlara sokulmasının adaletli olmadığını da biliyoruz. Bu adaletsizliğin giderilmesi için gerekli adımlar süratle atılacaktır.
Gelecekte ihtiyaç duyulacak bilim dalları bilimsel veriler ışığında belirlenerek öğrencilerin eğitim öğretim program ve müfredatında gerekli değişiklikler yapılacaktır.
İçinde bulunduğumuz çağda dünya ile iletişimin önemi son derece yüksektir. Bu bakımdan, Arapça, Çince, İngilizce, Rusça, başta olmak üzere en az bir yabancı dilin en iyi şekilde öğretilmesi amaçlanacak, ancak diğer derslerin eğitim dili Türkçe olacaktır.
Öğrencilerimiz seçecekleri mesleklere göre, ihtiyaç duyuyorlarsa, seçmeli yabancı dil eğitimi almak isteyebilirler. Öğretmen, polis, ordu mensubu, hemşire, doktor ve benzeri meslek sahiplerinin görev yerlerinde halk ile kolay iletişim kurabilecekleri dilleri öğrenmesi, teşvik edilecek ve gerekli ortam hazırlanacaktır. Bu gayret halk ile iletişimi kolaylaştıracaktır.
Eğitimde en temel prensiplerimizden bir tanesi de anayasamızda devlete bir görev olarak verilmiş olan bireylerin manevi yönünü geliştirme vazifesinin devlet tarafından etkin şekilde yerine getirilmesi suretiyle yeni nesillerimizin ahlak ve fazilet bakımından üst düzeyde yetiştirilmesidir.
Yeni nesillerimizin dini ve ahlaki hasletlerle donanması, helal ve haram bilincine sahip şuurlu bireyler olarak yetişmeleri için gerekli her türlü tedbir alınacak, eğitim politikamızda ‘önce ahlak ve maneviyat’, ‘nefis terbiyesi’ ve ‘hakkı üstün tutma’ prensipleri hâkim olacaktır.
Yeni Eğitim-Öğretim sistemimiz, bu gerçekler ve temel prensipler ışığında düzenlenecektir.
Okul Öncesi Eğitim Dönemi
Yarınlarımız olan çocuklarımızın fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişiminin devlet güvencesinde en üst seviyede korunmasına önem verilecektir.
0-5 yaş grubu çocuklarımızın bu dönemde özellikle annesi ile olmak üzere ailesiyle bağlarının güçlendirilmesi amacıyla annelere çocuk bakım maaşı bağlanacaktır. Bu imkana rağmen çalışma hayatına devam etmek isteyen anneler çocuklarını MEB tarafından denetlenen kreşlere gönderebileceklerdir.
Kreş dönemi çocukların anaokulu eğitimine hazırlandığı, ihtiyaç duyacakları temel bilgilerin oyun olarak basitçe öğretildiği bir dönem olacaktır. Toplumun örf ve adetlerine uygun şekilde ortak değerlerinin öğretildiği bir dönem olacaktır. Bu eğitim dönemi mecburi olmayacak, ancak devlet bu konuda ailelere yardımcı olmak için her türlü tedbiri alacak ve destekleyecektir.
Anaokulu Dönemi
Temel eğitim öncesinde çocuğun gelişimi ve okula hazır hale gelmesi için pedagoglar yönetiminde hazırlanan bir müfredat uygulanacaktır. Bu eğitim dönemi “Anaokulu” hizmeti veren ve müfredatı MEB tarafından denetlenen kurumlarda yapılacaktır.
Anaokullarında görev alacak bütün öğretmenlerin yeni eğitim sistemimiz çerçevesinde yeniden kurulacak olan “Öğretmen Okulu” mezunları arasından çocuklarımızın psikolojik, zihinsel ve ahlaki gelişimine uygun kimseler olması sağlanacaktır.
Çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizin erken yaşta aşılanması da anaokulu eğitiminin temel amaçlarından olacaktır.
Temel Eğitim Dönemi
Temel eğitim dönemi, uygun geçiş süreciyle süratle değiştirilecek. Müfredat öğrenciyi sorgulayan, araştıran, ve uygulamaya ve yenilik yapmaya yönelten bir eğitim dönemine hazırlayacak ve öğrencinin uygulama becerisinin gelişmesine yardımcı olacak bir hale dönüştürecektir.
Temel eğitim dönemi okullarımızda modern binalar, akıllı tahtalar, tabletler bilgisayarlar gibi faydalı yeniliklerle yetinilmeyecek, eğitimin sistemimizin sadece fiziksel değil, bilimsel kalitesinin de artırılması için gereken önlemler alınacaktır.
Sistemimizde, ilkokul ve ortaokul seviyelerindeki müfredat hızla gelişen dünyanın ihtiyaçları göz önüne alınarak, bilimsel bir yaklaşımla yeniden düzenlenecektir.
Bilimin manevi ve ahlaki değerler sistemi ile bütünleştiğinde insanlığa faydalı olacağı gerçeğinden hareketle temel eğitim dönemi müfredatında öğrencinin ahlak ve maneviyat bakımından gelişmesine özel önem verilecek, ayrıca ‘gerçek’ bilimler tarihi dersi ile ecdadımızın ve tüm İslam alimlerinin bilime katkıları tam manasıyla ortaya konarak yeni nesillerimizin bilimsel alanda özgüven kazanmaları da sağlanacaktır.
Okulların fiziki yapısı, mümkün olduğu ölçüde sınıflara düşen öğrenci sayısı, eğitim öğretim araç ve gereçleri, laboratuvarlar, kütüphaneler ve spor alanları bakımından eşit hizmet sunabilir hale getirilecektir.
Öğretmenlerimizin gelir seviyesi artırılarak yeni eğitim sistemimizin büyük hedefleri doğrultusunda öğrencilerini başarıyla yetiştirmeleri ve manevi tatmin yaşamaları sağlanacak. Öğretmenlerin maaşları en az AB ülkeleri seviyesine çıkarılacaktır.
Türkiye’nin her yerinde hizmet sunan eğiticilerin mesleki donanımlarının geliştirilmesi için gereken her türlü teşvik uygulanacaktır. Bölgesel farklılıkları ortadan kaldırmak için az gelişmiş bölgelerde görev alacak eğiticilere ek ödemeler yapılacaktır.
Temel eğitim döneminde öğretmen ve öğretim görevlileri öğrenciler tarafından seçilebilecektir. Öğretmen maaşları öğrenci sayısı, seçilen öğrencilerin üst eğitim kurumlarındaki başarısı ve kıdem esasına göre oluşturulan katsayılara göre adalet esasına göre belirlenecektir.
Özellikle ilkokullarda görev alan eğiticiler pedagoji eğitiminden geçmemişlerse bu eksikleri süratle tamamlatılacaktır.
Eğitici ve öğrencilerin yenilenen bilgi teknolojilerini, başta bilgisayar olmak üzere etkili bir şekilde kullanabilmeleri için her türlü destek verilecektir.
Öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz önüne alarak farklı eğitim kurumlarının kuruluşu desteklenecektir. Bu kapsamda ülkemiz için çok önemli bir cevher olan üstün zekâlı öğrenciler zamanında tespit edilerek daha üstün ve farklı müfredatlardan geçirilmesi sağlanacak, bu çocuklarımızın yabancı ülkeler tarafından sahiplenilmesinin önüne geçmek için gerekli tedbirler alınacaktır.
Engelli öğrencilerimizin eğitim öğretim haklarından sonuna kadar faydalanması için gereken her türlü imkân sağlanacaktır.
İmkânı olmayan bütün öğrencilerin devlet bursu ile okutulması ve farklı şehirlerde okuyacaklarsa huzurla kalabilecekleri yurtların temininde de gerekli her türlü özen gösterilecektir.
Sanat ve spor konusunda özel yetenekli öğrencilerin gelişimi için her türlü destek verilecektir.
Lise düzeyindeki eğitim müfredatı temelden değiştirilecektir. Liseye başlayan öğrencilerden, hali hazırdaki sınıflandırmadan daha geniş şekilde çeşitlendirilecek ANA dallardan bir tanesini tercih etmesi istenecek, buna göre yönlendirme yapılacaktır. Bu yönlendirmenin olabilmesi için ortaokul düzeyinden sonra öğrencilerin ana dallardan birine yönlenmeleri için öğrenci, aile, okul yönetimi ve pedagogların tavsiye ve yardımıyla karar verilecektir.
Öğrencilerin üniversite bölüm tercihleri lise döneminde seçtikleri ANA dallara bağlı olacaktır. Bu ana dallara göre hangi bölümlere gidebilecekleri Yüksek Öğretim İdaresi tarafından listeler halinde belirlenecektir.
Öğrencilerin üniversiteye girişinde orta öğretim başarılarının payı artırılacak, ayrıca üniversiteye giriş için salt bilgiyi ölçen, öğrencinin bütün geleceğinin 3 saat içerisinde belirlendiği bir tek sınav değil, bir “sınavlar kümesi” uygulanacaktır. Üniversite adayı öğrenci belli derslerin sınavlarına ayrı ayrı girecek, aynı dersin sınavı yıl içerisinde birkaç kez uygulanacağından, öğrencinin ilk girdiği sınavda başarılı olamaması durumunda tekrar deneme şansı bulunacaktır.
Üniversiteye giriş için farklı ders alanlarında ve yıl içerisinde birkaç defa uygulanan bu sınavların uygulamaya yönelik olması veya açık uçlu sorular içermesi de ayrıca değerlendirilecektir.
Lise düzeyinde zanaat okullarını seçerek bu okullardan bir tanesini bitiren öğrenciler ise iki yıllık bir üst meslek okuluna sınavsız gidebilecek, başarı ile bitirmeleri halinde zanaat okullarında profesyonel eğitici olabileceklerdir. Devlet kadrolarında ve özel sektörde tercihli olarak iş bulmaları da sağlanacaktır. Arzu ederlerse konuları ile ilgili üniversite bölümlerine yatay geçiş yapıp ek dersler alarak mühendis diploması da alabileceklerdir.
Zanaat okullarına gereken ehemmiyetin verilmesiyle, mesleki ve teknik eğitim güçlendirilecek ve teşvik edilecek, sanayi ve iş hayatımızın büyük eksikliğini hissettiği ara eleman ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanacak.
Yükseköğretim
Ülkemizde son yıllarda onlarca yeni üniversite açılmıştır. Her şehirde açılmaya çalışılan bu üniversitelerin birçoğunun öğretim üyesi, laboratuvar, araç, gereç bakımından yeterli olmadığı bilinmektedir.
Bazı üniversitelerin de binalarının tamamlandığı, kimlerin tarafından kurulduğu belli olmayan bazı laboratuvarların bile hazır olduğu, ancak bu laboratuvarlar ile ilgili öğretim üyelerinin bulunmadığı bilinmektedir.
Devlet, üniversitelerimiz, YÖK, siyasetçiler, önümüzdeki on yıllar için herhangi bir planlama yapmadığından, siyasal baskılar etkisinde kalarak aynı, benzer bölümler onlarca üniversitede açılmakta, Türkiye’nin ihtiyacından çok fazla eğitilmiş işsiz ordusu oluşturulmaktadır.
Bu gerçekleri göz önünde bulunduran partimiz, gelecek on yıllar için, Dünya’nın da gelişen ihtiyaçlarını göz önüne alarak bir program yapacak ve üniversitelere verilen kaynakların boşa gitmemesi için gerekli önlemleri alacaktır.
Üniversite sayımızın artırılması kadar üniversite eğitiminin kalitesinin artırılmasına da gereken önem verilecek, üniversitelerimizin uluslararası alanda yetkinlik kazanması için gerekli adımlar atılacaktır.
Üniversitelerimiz İhtisas üniversiteleri haline dönüştürülecek, yeterli öğrencisi ve öğretim üyesi bulunmayan bölümlerin kapatılması sağlanarak kaynak israfı engellenecektir.
Üniversite eğitiminin salt bilimsel bilgi biriktirme yerine, araştırma, uygulama, keşfetme ve gerçek hayatta sorun çözmeye yönelik bir yapıya kavuşturulması hedeflenecektir.
Üniversitelerde akademik unvan yükseltme ve kadroya atama kıstaslarının çok farklı olması da adaletsizliğe yol açmaktadır. Bu haksızlık, gerekçesi ne olursa olsun, ortadan kaldırılacaktır. Üniversitelerde Akademik Unvanı aldıktan sonra ilgili kadroya atanmalardaki keyfilik de mutlaka ortadan kaldırılacaktır.
Yüksek Lisans eğitiminin yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle uygulamalı bilim dallarında Yüksek Lisans yapmak isteyen öğrencilerin devlette veya özel sektörde 2-3 yıl çalıştıktan sonra yüksek lisans yapmasının ideal olduğunu düşünmekteyiz. Şimdiki haliyle, öğretim üyesinin belirlediği herhangi bir konu seçilmekte, bu konu da her zaman için bir problemi çözmeye yönelik olmamaktadır.
Yurtdışında saygın üniversitelerde görev yapan tanınmış yabancı bilim adamları ile ülkemizdeki akademisyenlerin ortak olarak hazırlayacakları özgün projeler desteklenecektir. Proje sayısının arttırılması için her üniversitede yönlendirici “Proje Hazırlama Büroları” kurulması da maddi olarak desteklenecektir.
Yurtdışında tanınmış Türk asıllı akademisyenlerin Türkiye’de istihdamının yolları aranacak, mümkün olmadığı takdirde bir-iki yıl, Sabbatical süreçlerini kullanarak Türkiye’de ortak çalışma yapmaları için her türlü maddi destek verilecektir.
Kütüphanelerin ve Dijital-Sayısal kütüphanelerin geliştirilmesi desteklenecektir.
Bu sayfada VATAN Partisi Eğitim Programı Eğitim Programı yer almaktadır. Kaynak olarak partinin kendi internet sitesi kullanılmıştır.
VATAN Partisi Eğitim Programı
VATAN PARTİSİ EĞİTİM PROGRAMI
VATAN Partisi Eğitim Programı
V
CUMHURİYET EĞİTİMİ VEAYDINLANMA
68. Parasız Eğitim ve Spor
Anaokulundan üniversite sonuna kadar parasız eğitim, kültür ve spor hizmeti sağlanacaktır. Eğitimde öğrencilerden ve ailelerinden katkı payı, yardım ve benzeri adlarla para alınamaz. Ailesinden uzakta öğrenim gören, kimsesiz veya yardıma muhtaç öğrencilerin beslenme, giyim, uygarca eğlenme ve kültür ihtiyaçlarını devlet karşılayacaktır.
69. Türkçenin Kurtarılması ve Geliştirilmesi
Millî Hükümet, “Türkiye’yi kurtarmak için Türkçe’yi kurtarma” bilinciyle, bütün yurttaşlarımızın dilimizi iyi bilmesini sağlayacak uzun süreli bir seferberlik yürütecektir. Anaokulundan üniversite sonuna kadar eğitim ve öğretim dili Türkçe olacaktır. Yabancı diller, yetkin ölçülerde öğretilecektir.
Millî Hükümet, kamu yönetiminde, eğitimde, yayın alanında, ticarette, sanayide, kültürde, sanat, eğlence ve sporda yabancı dillerin Türkçe’yi bozan etkilerini önlemek, Türkçemizin bir uygarlık ve bilim dili olarak gelişme olanaklarını değerlendirmek amacıyla “Türkçe’yi Geliştirme Yasası”nı çıkaracak ve uygulayacaktır. Başta TRT Kanunu olmak üzere görsel, yazılı ve sözlü basınla ilgili yasalar, bu amaca uygun olarak yeniden düzenlenecektir. Türkiye’de kurulan bütün şirketlerin, basın kuruluşlarının, derneklerin ve diğer kurumların yabancı dillerden isim, unvan, marka vb kullanmaları önlenecektir.
Türkçenin ve Türk kültürünün öğretilmesi ve yaygınlaştırılması için, yurtta ve dünyanın önemli kentlerinde “Yunus Emre Enstitüleri” kurulacaktır.
70. Cumhuriyet Eğitiminin Birliği ve Felsefesi
Millî Hükümet, Cumhuriyet’in devrimci felsefesi kılavuzluğunda, bağımsız, toplumcu, demokratik, laik, bilimsel ve halkçı ekonominin ihtiyaçlarına cevap veren, tek bir eğitim sistemi uygulayacaktır. Bu bağlamda emperyalist çıkar sistemine eleman yetiştiren bugünkü eğitim sistemi temelden değiştirilecektir. Türkçemizi iyi bilen, yurtsever, halka hizmet aşkıyla dolu, devrimci, özgür düşünceli, yaratıcı, başı dik, haksızlığa direnen, cesur, barışçı, dayanışmacı, emeğe saygılı, kamu mülkiyetine özen gösteren, paylaşmacı, insanlığa kardeşlikle bağlı, yetenekli, bilgili, sorumlu, “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” kuşaklar yetiştirilecektir. Müzik, resim, tiyatro gibi kültür ve sanat derslerine ve faaliyetine önem verilecektir. Köy Enstitüleri tecrübesi, çağdaş eğitimin ihtiyaçlarına uygun olarak değerlendirilecektir.
Millî Hükümet, öğrenciyi ve öğretmeni, eğitimin merkezine yerleştirecektir.
71. Özel Kesime ve Tarikatlara Ait Eğitim Kurumları Kamulaştırılacak
Cumhuriyet Devrimi Kanunları’na göre yasadışı olan tarikatlara ve vakıflara ait okullar ve yurtlar ile bütün özel okullar, özel üniversiteler ve özel eğitim kurumları kamulaştırılarak, Cumhuriyet eğitiminin halka hizmet eden kurumları haline getirilecek, Eğitimin Birliği (Tevhidi Tedrisat) sağlanacaktır.
72. Üniversiteye Giriş Orta ÖğretimeDayandırılacak
Ülkemizin yetişmiş insan gücü en önemli kamu değerlerimizdendir. İlk ve orta öğretim güçlendirilerek, bu eğitim kurumlarında yetişen gençlerimizin, hayatın her alanında yol gösterici ve nitelikli bilgi ve becerilerle donanmaları sağlanacaktır. Giriş sistemi, ortaöğretime dayandırılacak ve fırsat eşitliği gerçekleştirilecektir. Ortaöğretimin amacını, üniversite giriş sınavını kazanma becerilerinin verilmesine indirgeyen eğitim karşıtı anlayış ve uygulamaya son verilecektir. Yetişmiş insan gücümüzün dağılımı, Üniversite Giriş Sınavı’nın bozucu ve yıpratıcı etkilerinden kurtarılacaktır. Giriş sınavları ve diğer araçlar, eğitim planının uygulanmasına hizmet eden yönlendirici unsurlar olarak işlev görecektir. Üniversiteye giriş sınavı adım adım kaldırılacaktır. Gençlerimizin ilgi ve yetenekleri ile seçtikleri meslekler arasında uyum sağlanacaktır.
73. Meslek Okulları
Millî plana göre, ekonomik, toplumsal ve kültürel kalkınmanın ihtiyaçlarına cevap veren meslek eğitimi geliştirilecektir.
74. Üniversitelerde Bilimsel Nitelik veKamuya Hizmet
Üniversitelerimiz, bilimsel araştırma ve bilim eğitimi yanında, halka sundukları hizmetlerle, milletin geleceğinin kurulmasına katkıda bulunan Cumhuriyet kurumları olarak yeniden düzenlenecektir. Üniversiteler, çalışmalarını, bilimden ve bilimin evrensel ölçütlerinden ödün vermeksizin, oluşturulacak millî bilim gündemleri doğrultusunda yürüteceklerdir. Özel olarak bilim gücümüzün, genel olarak insan gücümüzün yetiştirilmesi planlanacak ve üniversitelerimiz bu planların uygulanmasında temel unsur işlevi göreceklerdir. Öncelikle seçilmiş bazı alanlardan başlanarak, üniversitelerimizin dünyada bilimin öncüleri arasında yer alması sağlanacaktır. Üniversite içindeki atama ve yükseltme kuralları, bu ölçütlere göre yeniden düzenlenecektir.
Üniversitelerimizde, Kemalist Devrim’i tamamlama amacının gereği olarak, idarî, malî özerklik ve bilimsel özgürlük hayata geçirilecek ve iç işleyiş demokratik bir yapıya kavuşturulacaktır.
75. Bilim İnsanına Özgürlük ve Araştırmanın Özendirilmesi
Halkçı ve özgürlükçü siyasetler sayesinde bilim alanında yeteneklerin ortaya çıkması sağlanacak; gençler bilimsel buluş ve araştırmaya yönlendirilecektir. Bilimsel çalışmanın özgürleştirilmesi ve araştırmanın özendirilmesiyle yurtdışına beyin göçü durdurulacak ve dışardan yurdumuza beyin göçünün koşulları yaratılacaktır.
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu yeniden özerk yapıya kavuşturulacak ve bu kurumlara yeterli kaynak ayrılacaktır. Türk tarihi ve dilini araştırmak için binlerce bilim insanı yetiştirilecek ve seferber edilecektir.
76. Devrimci Eğitim ve AydınlanmaSeferberliği
Batı destekli gericiliğin ve bölücülüğün iç çatışma olanaklarını ortadan kaldırmak, millî birliği sağlamlaştırmak, çağdaş bir ekonominin insan gücünü yaratmak ve yurttaşlarımızın yeteneklerini geliştirmek amacıyla bütün toplumu kucaklayan bir Devrimci Eğitim ve Aydınlanma Seferberliği ve sürekli eğitim yürütülecektir. Bu seferberliğin kurum ve araçları oluşturulacaktır. Radyo ve Televizyon Yasası ile Basın Yasası, bu amaca uygun olarak yeniden düzenlenecektir. Halk kütüphaneleri, müzeler ve kültür sarayları yaygınlaştırılacak ve geliştirilecektir. Halkevleri, günümüz koşullarına göre köy ve mahallelere kadar yeniden örgütlenecek, halkı eğitecek ve sanat çalışmasına katacaktır.
https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz Cumartesi Derslerinde bu hafta “Kanun – Kural ile Kanun Dışı – Kural Dışı Olma, Monotonluk – Değişim ve Sebepler” konusu işlenmektedir. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler isimli eserinden On Altıncı Söz Küçük Bir Zeyl.
Kanun – Kural ile Kanun Dışı – Kural Dışı Olma, Monotonluk – Değişim ve Sebepler – On Altıncı Söz Küçük bir zeyl – Cumartesi Dersleri 16. 5.
KISA VİDEO
UZUN VİDEO
On Altıncı Söz
Küçük bir zeyl
Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf işine karışmadığını izhar ettiği gibi; şuzûzât-ı kanuniye ile, âdetinin harikalarıyla, tagayyürat-ı sûriye ile, teşahhusatın ihtilâfâtıyla, zuhur ve nüzul zamanının tebeddülüyle meşietini, iradetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyarını ve hiçbir kayıt altında olmadığını izhar edip yeknesak perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şe’nde, her şeyinde Ona muhtaç ve rububiyetine münkad olduğunu ilâm etmekle gafleti dağıtıp ins ve cinnin nazarlarını esbabdan Müsebbibü’l-Esbaba çevirir. Kur’ân’ın beyanatı şu esasa bakıyor.
âdât: adetler, kurallar beyanat: açıklamalar (bk. b-y-n) esbab: sebepler (bk. s-b-b) fâil-i muhtar: dilediğini yapmakta serbest olan fâil (bk. f-a-l; ḫ-y-r) gaflet: umursamazlık; âhirete ve Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hali (bk. ğ-f-l) hikmet: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m) ihtilâfât: ihtilaflar, uyuşmazlıklar ihtiyar: irade, seçim, istek (bk. ḫ-y-r) ilâm: duyurma, bilgilendirme (bk. a-l-m) ins ve cin: insanlar ve cinler
intizam: düzenlilik (bk. n-ẓ-m) iradet: istek, dileme, tercih (bk. r-v-d) izhar etmek: göstermek (bk. ẓ-h-r) Kadîr-i Alîm: herşeyi bilen, sonsuz güç ve kudret sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; a-l-m) kanuniyet: kanun haline gelme (bk. ḳ-n-n) kudret: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r) meşiet: irade, dileme münkad: boyun eğen Müsebbibü’l-Esbâb: sebeplerin yaratıcısı olan Allah (bk. s-b-b) nazar: bakış, dikkat (bk. n-ẓ-r) nizam: düzen (bk. n-ẓ-m) nüzul: inme (bk. n-z-l) rububiyet: Allah’ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması (bk. r-b-b)
Sâni-i Hakîm: herşeyi hikmetle ve sanatla yaratan Allah (bk. ṣ-n-a; ḥ-k-m) şe’n: durum, hal (bk. ş-e-n) şuzûzât-ı kanuniye: kanun dışılıklar (bk. ḳ-n-n) tagayyürat-ı sûriye: şekil ve suret değişiklikleri (bk. ṣ-v-r) tebeddül: değişme teşahhusat: şahıslanmalar, belirlenmeler yeknesak: monoton, aynı tarzda zeyl: ilâve, ek zuhur: meydana çıkma (bk. ẓ-h-r)
Meselâ, ekser yerlerde bir kısım meyvedar ağaçlar bir sene meyve verir. Yani rahmet hazinesinden ellerine verilir, o da verir. Öbür sene, bütün esbab-ı zahiriye hazırken, meyveyi alıp vermiyor.
Hem meselâ, sair umur-u lâzımeye muhalif olarak, yağmurun evkat-ı nüzulü o kadar mütehavvildir ki, mugayyebat-ı hamsede1 dahil olmuştur. Çünkü vücutta en mühim mevki hayat ve rahmetindir. Yağmur ise, menşe-i hayat ve mahz-ı rahmet olduğu için, elbette o âb-ı hayat, o mâ-i rahmet, gaflet veren ve hicap olan yeknesak kaidesine girmeyecek. Belki, doğrudan doğruya Cenâb-ı Mün’im, Muhyî ve Rahmân ve Rahîm olan Zât-ı Zülcelâl, perdesiz, elinde tutacak, ta her vakit dua ve şükür kapılarını açık bırakacak.
Hem meselâ, rızık vermek ve muayyen bir sima vermek, birer ihsan-ı mahsus eseri gibi ummadığı tarzda olması, ne kadar güzel bir surette meşiet ve ihtiyar-ı Rabbâniyeyi gösteriyor. Daha tasrif-i hava ve teshir-i sehab gibi şuûnât-ı İlâhiye yi bunlara kıyas et.
Dipnot-1
Mugayyebat-ı hamse (beş bilinmeyen şey): “Kıyâmet vaktine dâir bilgi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini bilmez. Muhakkak ki Allah herşeyi hakkıyla bilir, herşeyden hakkıyla haberdardır.” Lokman Sûresi, 31:34.
âb-ı hayat: hayat suyu (bk. ḥ-y-y) Cenâb-ı Mün’im: varlıkları nimetlendiren yüce Allah (bk. n-a-m) ekser: pekçok (bk. k-s̱-r) esbab-ı zahiriye: görünürdeki sebepler (bk. s-b-b; ẓ-h-r) evkat-ı nüzul: iniş zamanı (bk. n-z-l) gaflet: umursamazlık; âhirete ve Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hali (bk. ğ-f-l) hicap: perde ihsan-ı mahsus: özel iyilik ve bağış (bk. ḥ-s-n) ihtiyar-ı Rabbâniye: Rab olan Allah’ın iradesi, dilemesi (bk. ḫ-y-r; r-b-b)
kaide: kural mâ-i rahmet: rahmet suyu (bk. r-ḥ-m) mahz-ı rahmet: rahmetin tâ kendisi (bk. r-ḥ-m) menşe-i hayat: hayatın kaynağı (bk. ḥ-y-y) meşiet: irade, dileme meyvedar: meyveli muayyen: belirli mugayyebat-ı hamse: beş bilinmeyen şey (bk. ğ-y-b) Muhyî: bütün canlılara hayat veren Allah (bk. ḥ-y-y) mütehavvil: değişken Rahîm: sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m) Rahmân: rahmet eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah (bk. r-ḥ-m)
rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m) sair: diğer şuûnat-ı İlâhiye: Cenab-ı Allah’ın işleri ve icraatları (bk. ş-e-n; e-l-h) tasrif-i hava: havanın idaresi ve kullanılması (bk. ṣ-r-f) teshir-i sehab: bulutların emre boyun eğdirilmesi umur-u lâzıme: gerekli işler yeknesak: monoton, aynı tarzda Zât-ı Zülcelâl: sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Zât, Allah (bk. ẕü; c-l-l)
KAYNAKLAR
Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, On Altıncı Söz, Dördüncü Şua, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.
Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından; Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şuâlar gibi kitaplarından alınarak her hafta Cumartesi günü Cumartesi Dersleri adı altında yapılan ve YouTube’da yüklenen dersler yer almaktadır.
Ayrıca; http://www.erisale.com/#home adresinde yer alan Risalelerin ekran kaydı yapılmakta ve sitemizde ilgili dersin bulunduğu sayfaya metinler ve sözlük konulmaktadır.
Dersler en son yapılan derslere göre sıralanmaktadır.