Sanat-ı İlahiye – Allah’ın Sanatı

Bu sayfada Sanat-ı İlahiye yani Allah’ın Sanatı ile ilgili tabiatta, doğada yaratılan ve harika bir sanat eser olan varlıkların görselleri ve videoları paylaşılmaktadır.

Elektrik Balığı

Etçil venüs bitkisi


Işık Saçan Lavra

Yeni Zelanda’da yaşayan ve ışık saçan lavra mucizesi.

Yeni Zellanda’da karanlık bir mağara tavanında yaşayan arachnocampa luminosa isminde sivrisinek lavraları …

Dünyaya gözünü açmamış, koza içerisindeki bu lavralar önce yapışkan bir ip dokuyup ardından mağaradaki oksijeni, ürettiği bir kimyasalla tepkimeye sokup ışık çıkarıyor. Bu sayede çok küçük canlıların dikkatini çekerek örümcek ağı misali kozasından sarkıttığı iplere yapışmasını sağlayıp besleniyor.

Sor aklına!

Dünyayı bilmeyen, koza içerisindeki bu lavra kimyasal tepkimeyi, ışığı, avlanması ve dikkat çekmesi gerektiğini, yapışkanı nereden biliyor?

Akıl, tefekkür ve iman.

“Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.” ﴾Yûsuf Sûresi – 105﴿

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-tefsir-1/yusuf-suresi-12/ayet-105/diyanet-vakfi-meali-4

Penguenlerin sıra ile yürüyüşleri

Tavuskuşu Kanat Açması

Meyve Sineği Mucizesi

Kanatlarında karınca resmi olan meyve sineği mucizesi

Yaprak şeklinde canlılar

Sanatı İlahiye - Yaprak şeklinde canlılar
Sanatı İlahiye – Yaprak şeklinde canlılar

Yunus balığı ve yakamoz

Yunus balıklarının planktonlar arasında yüzmesi sonucu oluşan ışık mucizesi

Sığırcık

Tesbihat halindeki sığırcık kuşları

Semender Doğum Mucizesi

KAYNAKLAR

Sanat-ı İlahiye YouTube Kanalı

https://www.youtube.com/channel/UCGcDmmLanHf3Cfk0mqkLBuA/featured










İlköğretim İlkokul 3. Sınıf Görsel Sanatlar Dersi Öğrenci Çalışmaları

Öğrenci Çalışmaları – İlköğretim İlkokul 3. Sınıf Görsel Sanatlar Dersi ile ilgili bir öğrencinin bazı çalışmaları yer almaktadır.

Görsel Sanatlar Dersi Öğrenci Çalışmaları İlköğretim İlkokul 3. Sınıf
İlköğretim İlkokul 3. Sınıf Görsel Sanatlar Dersi Öğrenci Çalışmaları

PDF OLARAK İNDİRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

https://dersdunyasi.net/wp-content/uploads/2022/10/Gorsel-Sanatlar-Dersi-Ogrenci-Calismalari-Ilkogretim-Ilkokul-3.-Sinif-1.pdf

POWERPOINT OLARAK İNDİRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

https://dersdunyasi.net/wp-content/uploads/2022/10/Gorsel-Sanatlar-Dersi-Ogrenci-Calismalari-Ilkogretim-Ilkokul-3.-Sinif.pptx


Bu arada; 3. Sınıf Görsel Sanatlar Ders Programı aşağıdaki açıklamalar ve kazanımlar ile başlamaktadır:

3. SINIF KAZANIM VE AÇIKLAMALARI

• Öğrencilerin üçüncü sınıf Görsel Sanatlar dersinde sorgulama yoluyla öğrenmeleri üzerine yoğunlaşılır.

• Öğrencilerin görsel sanat çalışmasını oluşturma sürecinde fikir üretmeleri, uygulama ve değerlendirme yapmaları sağlanır.

3.1. Görsel İletişim ve Biçimlendirme

G.3.1.1. Görsel sanat çalışmasını oluştururken uygulama basamaklarını kullanır.

• Beyin fırtınası ile başlayan, tasarlama ve görsel sanat çalışmasını oluşturmaya kadar devam eden sürecin bilinmesi ve uygulanması sağlanır.

SATIR ARASI

İnsanlara diğer varlıklardan farklı olarak birçok özellik verilmiştir.

Bunlardan birisi de;

  • düşünme,
  • beyin fırtınası yapma sonra da;
  • tasarlama ve
  • görsel sanat çalışmaları yapma yani
  • sanat eserleri oluşturma

kabiliyeti, yeteneği verilmiştir.

Aslında bu tasarlama kabiliyetinin, yeteneğinin verilme nedenlerinden birisi de;

  • Evrenin,
  • Dünyanın,
  • Kendimizin ve
  • Etrafımızdaki tüm varlıkların
  • Nasıl yaratıldıklarını,
  • Nasıl tasarlandıklarını anlamaya çalışmaktır,
  • Sanatkarını tanımaktır.

ÖĞRETİM PROGRAMI

• Bu arada Öğretim Programı tüm kazanım ve açıklamalarına aşağıda yer alan bağlantıdan da ulaşabilirsiniz. Ders Programını görmek ve incelemek istiyorsanız lütfen tıklayınız.

http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=358

Öğrenci Çalışmaları – İlköğretim İlkokul 3. Sınıf

Aşağıda İlköğretim İlkokul 3. Sınıf ile ilgili bir öğrencinin bazı çalışmaları yer almaktadır.

Ayrıca bağlantıları tıklayarak resimlerin PDF ve PowerPoint versiyonlarına da ulaşabilir ve indirip kullanabilirsiniz.

Bu arada; resimleri yayınlamak ve kullanmak için öğrenciden ve velisinden izin alınmıştır. Ücretsiz bir şekilde kullanabilir ve sunabilirsiniz.

Resimlerin fotoğraflarını öğrenci kendisi çektiği için (3. sınıf öğrencisi) resimlerin arka planında halı gibi farklı görüntüler bulunmaktadır.

Resimlerin arka fon ve paspartuları dersdunyasi.net tarafından düzenlenmiştir.


Ayrıca diğer bağlantılar için lütfen tıklayınız.



https://dersdunyasi.net/wp-content/uploads/2020/08/Güzel-Sanatlar-Lisesi-Desen-9-Yardımcı-Kaynak-Kitap-1.-Ünite-Desenin-Tanımı-ve-Resim-Sanatındaki-Yeri.pdf



“GÖÇMEN” BİR GÖÇMENE BAKMANIN ON ÜÇ YOLU – “Bir Kara Kuşa (ya da Kara Tavuğa) Bakmanın On Üç Yolu (1917)” (Wallace Stevens)’ndan esinlenerek hazırlanmış BİR DENEME YA DA ŞİİR YAZMA ETKİNLİĞİ / ALIŞTIRMASI

ORTAÖĞRETİM / LİSE

Türk Dili ve Edebiyatı

“GÖÇMEN” BİR GÖÇMENE BAKMANIN ON ÜÇ YOLU - “Bir Kara Kuşa (ya da Kara Tavuğa) Bakmanın On Üç Yolu (1917)” (Wallace Stevens)'ndan esinlenerek hazırlanmış BİR DENEME YA DA ŞİİR YAZMA ETKİNLİĞİ / ALIŞTIRMASI
“GÖÇMEN” BİR GÖÇMENE BAKMANIN ON ÜÇ YOLU – “Bir Kara Kuşa (ya da Kara Tavuğa) Bakmanın On Üç Yolu (1917)” (Wallace Stevens)’ndan esinlenerek hazırlanmış BİR DENEME YA DA ŞİİR YAZMA ETKİNLİĞİ / ALIŞTIRMASI

https://dersdunyasi.net/wp-content/uploads/2022/10/GOCMEN-BIR-GOCMENE-BAKMANIN-ON-UC-YOLU-Bir-Kara-Kusa-ya-da-Kara-Tavuga-Bakmanin-On-Uc-Yolu-1917-Wallace-Steve.pdf

“GÖÇMEN”

BİR GÖÇMENE BAKMANIN ON ÜÇ YOLU

Bir Kara Kuşa (ya da Kara Tavuğa) Bakmanın On Üç Yolu (1917)” (Wallace Stevens)‘ndan esinlenerek hazırlanmış

BİR DENEME YA DA ŞİİR YAZMA ETKİNLİĞİ / ALIŞTIRMASI

Merhaba!

Umarım iyi vakit geçiriyorsunuzdur.

Bugün başlamanızı umduğum bir yazma alıştırması paylaşmak istiyorum!

Talimatlar:

Hakkında yazmak istediğiniz bir şey düşünün.

Somut bir şeyden başlamanız iyi olur, örneğin “toprak” veya “hava” veya “su” veya “ateş”.

Ne hakkında yazmak istediğinize karar verdiğinizde, o konuyu 13 farklı şekilde anlatmalısınız.

Nasıl yapacağınız size kalmış ama fikir, işiniz bittiğinde 13 noktadan oluşan bir örneğiniz olması gerektiğidir.

Bir seri sadece birkaç kelime olabilirken bir başkası herhangi bir uzunlukta büyüyebilir.

Tüm 13 aşamayı yazmaya çalışın.

En az 10 dakika yazın.

Durmayın!

Yazma alıştırması, Wallace Stevens’ın “Bir Kara Kuşa (ya da Kara Tavuğa) Bakmanın On Üç Yolu (1917)” adlı şiirinden esinlenmiştir.

Türkçe çevirisi aşağıda yer almaktadır.

Birlikte okumak isterseniz, sırayla ve şiir bitene kadar herkes birer nokta okuyabilir.

Bir sonraki derste yazılarınızın nasıl gittiğini konuşacağız.

Yazıp yazmadığınızı ve nasıl hissettirdiğinizi.

Yazdıysanız – lütfen getirin.

Ayrıca yazmakla ilgili her konuda soru sorabilirsiniz; yazma süreci, yayın dünyası, genel olarak edebiyat …

Başarılar dilerim.

Öğretmen ……………………

Bir Karatavuğa Bakmanın On Üç Yolu (Wallace Stevens)

I
Yirmi karlı dağın arasında,
Kımıldayan tek şey
Karatavuğun gözüydü.

II
Üç fikrim vardı,
Üstünde üç karatavuğun bulunduğu
Bir ağaç misali.

III
Fırıldanır karatavuk güz rüzgârlarında.
Küçük bir parçasıdır bu pandomimin.

IV
Bir erkek ve bir kadın
Yektir.
Bir erkek ve bir kadın ve bir karatavuk
Yektir.

V
Neyi yeğleyeceğimi bilmem,
Fiil çekimlerinin güzelliğini mi
Yoksa kinayelerin güzelliğini mi,
Karatavuk ıslık çaldığında
Ya da hemen sonrasında.

VI
Saçak buzları doldurdu uzun pencereyi
Barbar camla.
Karatavuğun gölgesi
Çaprazladı onu, bir uçtan öbür uca.
Ruh hali
Sökülmez bir gayenin
İzini sürdü gölgede.

VII
Ey Haddamlı sıska adamlar,
Niçin düşlersiniz altın kuşları?
Görmez misiniz karatavuk nasıl da
Yürür ayakları arasında
Kadınlarınızın?

VIII
Bilirim soylu şiveleri
Ve duru, kaçınılmaz ritimleri;
Fakat karatavuğun
Bütün bildiklerime tabi olduğunu da
Bilirim.

IX
Uçup gözden yittiğinde karatavuk,
Bir çok çemberinden birinin
Kenarını işaretledi.

X
Yeşil bir ışıkta uçan
Karatavukların görüntüsü karşısında,
Ses ahenginin yosmaları bile
Keskin bir çığlık atardı.

XI
Connecticut’u aşıp gitti
Cam bir faytonda.
Bir keresinde, bir korku işledi içine,
Atlarla faytonun gölgesini
Karatavuklarla
Karıştırdı mı diye.

XII
Deviniyor ırmak.
Karatavuklar uçuyor olmalı.

XIII
Bütün ikindi boyunca akşamdı.
Kar yağıyordu
Ve kar yağmaya devam edecekti.
Karatavuk tünedi
Sedir dallarına.

ŞAİR: Wallace Stevens (1879-1955, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

İsmail Aksoy
Kayıt Tarihi : 27.2.2009 12:56:00

ŞİMDİ SIRA SİZDE

  1. Siz de yukarıdaki örnekteki gibi bir konuya on üç farklı açıdan bakarak bir deneme yazısı ya da şiir yazınız.
  2. Hakkında yazmak istediğiniz bir şey düşünün.
  3. Somut bir şeyden başlamanız iyi olur, örneğin “toprak” veya “hava” veya “su” veya “ateş”.
  4. Ne hakkında yazmak istediğinize karar verdiğinizde, o konuyu 13 farklı şekilde anlatmalısınız.
  5. Nasıl yapacağınız size kalmış ama fikir, işiniz bittiğinde 13 noktadan oluşan bir örneğiniz olması gerektiğidir.
  6. Bir seri sadece birkaç kelime olabilirken bir başkası herhangi bir uzunlukta büyüyebilir.
  7. Tüm 13 aşamayı yazmaya çalışın. Her aşamada ana konunuz mutlaka yer almalıdır.
  8. En az 10 dakika yazın. Hiç durmayın.
  9. Aşağıda bu etkinlikten yola çıkarak yazılmış bir deneme yer almaktadır. Nasıl olduğunu inceleyiniz. Kendi yazdıklarınızla karşılaştırınız.

GÖÇMEN

BİR GÖÇMENE BAKMANIN ON ÜÇ YOLU

1

Neden göçer insan, hüç düşündünüz mü,

Neden doğduğu, sevdiği memleketini terk etsin ki?

Belki birşey arıyordur.

Ama ne?

2

Göçmen olmak zordur.

Ama gitmek zorunda,

Çünkü karnı aç,

Çünkü iş yok,

Çünkü aş yok, yemek yok.

3

Göçmen gitmek zorunda,

Çünkü güvende değil,

Çünkü hergün tepesinden bombalar yağıyor.

Ölen ne için ölüyor,

Öldüren ne için öldürüyor,

Bilmiyor.

4

Göçmen gitmek zorunda,

Gitmezse hapse girecek,

Gitmezse konuşamayacak,

Hep susacak.

Gitmezse kendi olamayacak.

5

Göçmen gitmek zorunda,

Yeni bir dünya arıyor,

Huzur arıyor.

Merak ediyor,

Öteki dünyalarda neler oluyor?

6

Ama göçmen olunca herşey bitmiyor.

Aslında herşey yeniden başlıyor.

Yeni bir ülke,

Yeni bir dil,

Yeni bir kültür,

Hayat belki de sıfırdan başlıyor.

7

Göçmen olmak zordur,

Çünkü bilmediğin bir dünyaya yelken açıyorsun,

Ne ile karşılaşacağını bilmiyorsun.

Belki de karşı taraftan ateş açacaklar,

Belki bir nehir ya da soğuk bir deniz suyunda boğulacaksın,

Belki de huzur aradığın yerde işkence göreceksin.

Göçmen olmak zordur,

Ama bir umut işte, belki …

8

Göçmen hayata tutunmak ister.

Göçmen aslında kimseye yük olmak istemez,

İstememeli de zaten.

Göçmen, var olduğunu hissetmek ister,

Göçmen yaşamak ister,

Sadece yaşamak,

Kendi gibi,

Kendi değerleriyle,

Ama dahil olduğu toplumla entegre olmuş, uyum içinde.

9

Göçmen sevmek ister, sever de,

Hem geldiği ülkeyi,

Hem gittiği ülkeyi,

Çünkü birisinde doğmuştur, büyümüştür, anıları vardır,

Çünkü diğerinde yaşıyordur, anıları vardır ve olacaktır.

10

Göçmenin hayalleri vardır,

Yeni bir dünya, yeni bir dünya,

Barış ve huzur içinde,

Yeni bir dünya.

11

Göçmen bir yolcudur aslında,

Aslında bütün insanlar bir yolcudur.

Ruhlar aleminden,

Anne karnından,

Çocukluktan,

Gençlikten,

İhtiyarlıktan,

Ölümden,

Kabirden,

Mahşerden,

Sırattan,

Sonsuzluğa uzanan bir yolda yolcudur.

Geldiği ülkede de kalmayacaktır.

O, öteki bir dünyaya gidecektir,

Aslında arzusu cennete gitmektir.

12

Aslında göçmenin arzusu cennet değil, sonsuzluktur.

Sonsuz yıllar boyu mutlu yaşamaktır.

13

Aslında göçmen bir şey arıyordur,

Kendisini var edeni,

Sonsuz varlığı,

Sonsuzluğu,

Sonsuz aşkı arıyordur,

Allah’ı.

KAYNAKLAR:

https://www.antoloji.com/bir-karatavuga-bakmanin-on-uc-yolu-wallace-stevens-siiri/

https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-karakusa-bakmanin-on-uc-yolu/426948.html

Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu, Wallace Stevens, Çevirmen: Gökçenur Ç., YİTİK ÜLKE YAYINLARI, 2017.




Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma – İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap

https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap programımızda bu videoda “Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma ve oluşturulan doğal sayıların okunuşlarını yazma” sorusu çözülmektedir.

Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma - İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap
Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma – İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap

Merhaba sevgili çocuklar!

dersdunyasi.net olarak düzenlemiş olduğumuz İlköğtetim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap Programına hoş geldiniz.

Bu günkü sorumuz şöyle:

  1. Aşağıdaki verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal
    sayılar oluşturalım.
    Oluşturduğumuz doğal sayıların okunuşlarını yazalım:

Evet bakıyoruz burada 1, 2 ve 3 rakamları verilmiş.

Bir tane de örnek yapılmış.

213

diye yazılmış sayımız.

Yanına da okunuşu;

İki yüz on üç

diye ne yapılmış, yazılmış.

Şimdi biz de aynı bunları kullanarak, sadece bunları kullanarak yeni sayılar oluşturacağız inşaallah.

Evet hemen başlayalım.

Şöyle şuraya tıklayalım.

Şimdi;

1, 2 ve 3’ü kullanarak bir sayı yapalım.

Hemen 1, 2,3’ü yan yana yazdığımız zaman ne oluyor?

123

sayısını elde etmiş oluyoruz.

Hemen kolay bir şekilde bunu yazmış olalım.

123

Bunun şimdi bir de şuraya okunuşunu yazalım.

Yüz yirmi üç

diye burada da ne yaptık, okunuşunu yazmış olduk.

Hemen diğer bir sayıya geçelim.

Ne olabilir?

Mesela bu sefer 2 ile 3’ün yerini değiştirelim.

132

diyelim, 123 değil de 132 oldu bu sefer.

Hemen okunuşu nasıl olacak, onu da şuraya yazalım.

Yüz otuz iki

Evet şöyle kaydıralım, aşağılar da çıksın.

Evet bayağı iki, üç tane daha sayı yazmamız gerekiyor.

Şimdi bakıyoruz.

123, 132 yazdık, bu sefer 2 ile devam edelim.

213 yazılmış, bu sefer 3 ile 1’in yerini değiştirebiliriz.

231

diyebiliriz.

Şuraya da hemen okunuşunu yazalım.

İki yüz otuz bir

231 diye ne yaptık, sayımızı yazdık ama İki’yi tanımıyor.

Bunu hemen şurayı tekrar düzeltelim, bunu bu şekilde yazacağım.

İngilizce karakter olduğu için kabul etmiyor program.

Ne yaptık?

Iki yüz otuz bir

diye yazdık.

Şimdi 2 ile kalmadı, 3’ü başa alacağız.

3’ü başa alarak yazalım.

3 yüz ne olur, 12 olabilir.

Evet

312

Üç yüz on iki

şeklinde sayımızı yazdık.

Ve son olarak bu sefer de ne yapalım 2 ile 1’i tekrar yer değiştirelim.

321 yapalım.

321

diyelim.

Şuraya gelelim.

Üç yüz yirmi bir

Böylece birinci grup sayılarımızı yazmış olduk.

Şimdi kaydıralım, sorumuz devam ediyor çünkü.

9, 9, 5 ile rakamlar verilmiş.

Altta da 8, 0, 4 verilmiş.

Evet ikinci bölüme geliyoruz.

Burada da 9, 9, 5 rakamları verilmiş.

Bu rakamları kullanarak 3 basamaklı sayı yazacağız.

Hemen yan yana 9, 9, 5 yazdığımız zaman ne oluyor?

995

yapar, yazalım.

995

Bunu bir de hemen yazılarımızla ifadesini yazalım.

Dokuz yüz doksan beş

Evet burada kayboluyor çünkü şu karakteri ş karakterini tanımadığı için s’ye çeviriyorum ben.

Dokuz yüz doksan bes

diye yazıyorum, siz onu beş olarak okuyun.

Şimdi gelelim başka bir sayıya gelelim mesela;

5 ile 9’un yerini değiştirelim.

959

Ne oldu?

995 yer değiştirince 5 ile 9

959

oldu.

Dokuz yüz elli dokuz

Bu sefer 5’i başa alalım.

Mesela;

599

Yukarıda 995 idi, burada 599 oluyor.

Şuraya yazalım.

Beş yüz doksan dokuz

Bakalım ş’yi yine kabul etmedi.

Burayı ş’yi s yapıyorum.

Bes yüz doksan dokuz

diye yazıyorum.

Bunu ne olur bir de başka 599, 959 yazdık, 995’i yazdık.

Üç tane ancak rakam, sayı çıkabildi galiba.

Evet şimdi buraya gelelim.

Burada nasıl olacak, ona bakalım bir de.

Şimdi hemen verildiği şekliyle yazacak olursak bunu, ne olur?

8, 0, 4 yazdığımız zaman

804

oluyor

Şuraya da yazalım.

Biraz kaydıralım.

Sekiz yüz dört

Bu ne oldu

804

Şimdi 4 ve 0’ı yer değiştirirsek ne olur?

840

olur o zaman.

Böyle yapıyoruz.

Yazalım.

Sekiz yüz kırk

Şimdi 0’ı başa alırsak o zaman üç basamaklı sayı olmuyor.

O zaman 4’ü başa alacağız.

4 yüz, 4, 0, 8 yazarsak;

408

olur o zaman.

Yazalım.

Dört yüz sekiz

Peki 8 ile 0’ı yer değiştirirsek ne olur?

480

olur.

Yazalım.

Dört yüz seksen

diye bu şekilde sorularımızı çözmüş olduk.

Evet sevgili çocuklar gördüğünüz gibi böyle “insanoğluna sayılarla, rakamlarla oynama kabiliyeti, yeteneği verilmiş” diyerek bu günkü dersdunyasi.net olarak düzenlemiş olduğumuz İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap’ın sonuna gelmiş oluyoruz.

Hepinize sağlıklı, mutlu günler diliyorum.

Hoşçakalın.

Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma - İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap
Verilen rakamları kullanarak örnekteki gibi üç basamaklı doğal sayılar oluşturma – İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap

https://eba.gov.tr/

Asal çarpanlar ve katlar sorusu – ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK MATEMATİK BİR SORU BİR CEVAP

dersdunyasi.net olarak düzenlediğiniz Üniversiteye Hazırlık Matematik Bir Soru Bir Cevap programımızda bu gönderide ve videoda “asal çarpanlar ve katlar” sorusu ele alınmaktadır.

Asal Çarpanlar ve katlar sorusu - ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK MATEMATİK BİR SORU BİR CEVAP
Asal çarpanlar ve katlar sorusu – ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK MATEMATİK BİR SORU BİR CEVAP

Sorunun videosu için lütfen YouTube kanalına tıklayınız.

SORU: Asal çarpanlar ve katlar sorusu

AnneBaba
Ahmet5565
Emin3334
AyşeX50

Yandaki tabloda Ahmet, Emin ve Ayşe’nin ebeveynlerinin yaşları verilmiştir.

Köylü Hüseyin amca Ahmet, Emin ve Ayşe’ye ebeveynlerinden hangisinin yaşının asal çarpanı daha büyükse o kadar ceviz verecektir. Hüseyin amca toplamda 41 ceviz verdiğine göre Ayşe’nin annesi kaç yaşında olabilir?

A) 30 B) 34 C) 38 D) 44 E) 50


Evet arkadaşlar!

Karşımızda bir asal çarpanlar ve katlar sorusu var.

Bir tablo verilmiş.

Tabloda Ahmet, Emin ve Ayşe’nin ebeveyblerinin yani anne babasının yaşları verilmiş.

Sadece Ayşe’nin annesinin yaşı gizlenmiş.

Köylü Hüseyin amca Ahmet, Emin ve Ayşe’ye ebeveynlerinden hangisinin yaşının asal çarpanı daha büyükse o kadar ceviz verecektir.

Hüseyin amca toplamda 41 ceviz verdiğine göre Ayşe’nin annesi kaç yaşında olabilir?

Evet şimdi sorumuzu çözmeye başlayalım arkadaşlar.

Ahmet’in annesinin ve babasının yaşlarını asal çarpanlarına ayırarak ne yapalım, başlayalım.

Şimdi Ahmet’in annesi kaç yaşında?

55 yaşında.

55’i asal çarpanlara ayıralım.

55 = 5 . 11

Babası kaç yaşında?

65 yaşında.

65’i asal çarpanlarına ayıralım.

65 = 5 . 13

Şimdi buradaki asal çarpanlardan hangisi en büyük?

13 en büyük.

Demek ki Ahmet’e ne kadar ceviz verilecek?

Ahmet’e 13 tane ceviz verilecek.

Peki!

Emin’e gelelim.

Emin’in annesi 33 yaşında,

Babası kaç yaşında?

Babası da 34 yaşında.

Şimdi 33’ü asal çarpanlarına ayıralım.

33 = 3 . 11

34’ü asal çarpanlarına ayıralım.

34 = 2 . 17

Şimdi bunlardan en büyüğü hangisi arkadaşlar?

17

Demek ki Emin’ ne kadar verilecek?

17 tane verilecek.

Toplamda kaç taneydi?

41 tane

Hemen denklemimizi kuralım arkadaşlar.

Ahmet’e, Emin’e ve Ayşe’ye arkadaşlar toplamda kaç tane veriliyordu?

41 tane veriliyordu.

Ah + Em + Ay = 41

Ahmet’ kaç tane verdi Hüseyin amca?

13 tane ceviz veriyor.

Emin’e 17 tane veriyor.

Tabi Ayşe’yi bilmiyoruz.

Ayşe’ye de bu kadar versin.

Toplamda 41

13 + 17 + Ay = 41

Peki 13, 17 daha 30

41’den 30 çıkaralım Ayşe kaç tane alıyormuş?

11 tane alıyormuş.

Şimdi Ayşe’nin 11 tane alması için Ayşe’nin annesini veya babasının yaşının asal çarpanlarından birinin ne olması lazım?

11 olması lazım arkadaşlar.

Şıklara bakalım.

30, 34, 38, 44 ve 50’den hangisinin asal çarpanı 11 olabilir?

Evet cevap 44 arkadaşlar.

44’ün 2 çarpı 2 çarpı 11 şeklinde asal çarpanlara ayrıldığını düşünürsek burada ne var 11 var.

44 = 2 . 2 . 11

Demek ki Ayşe’nin arkadaşlar annesi kaç yaşında olabilirmiş?

44 yaşında olabilirmiş.

Evet arkadaşlar iyi günler diliyoruz.

NOT:

İnsanoğluna verilen verilerden yola çıkarak verilmeyen verileri bulma kabiliyeti / yeteneği verilmiştir.

İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen üç (3) basamaklı sayıları yazmak

İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap’ta bu videoda okunuşları verilen üç (3) basamaklı sayıları yazma konusu ile ilgili bir soru çözülüyor.

İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen 3 basamaklı sayıları yazmak
İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen üç basamaklı sayıları yazmak

İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen üç (3) basamaklı sayıları yazmak

Merhaba sevgili çocuklar.

dersdunyasi.net olarak düzenlemiş olduğumuz İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap’a hoşgeldiniz.

Bugünkü sorumuz:

  1. Aşağıda okunuşları verilen sayıları yazalım:

Şimdi hep birlikte bu üç basamaklı okunuşları verilen sayıları yazacağız.

İlk sayımıza bakıyoruz.

Yüz.

Yani sadece yüz (100) yazacağız.

O zaman ne yazıyoruz?

Yüzler basamağına bir (1) yazıyorum.

Onlar basamaığına sıfır (0) yazıyorum.

Ve birler basamağına sıfır (0) yazıyorum.

Böylece ne oldu?

Yazı ile yazılan “yüz” sayısını rakamla bu şekilde yazmış olduk.

Bir daha okuyoruz.

Yüz.

100

Yüz dediğimizde yüzler basamağında 1, onlar ve birler basamağında 0 olan sayıyı kastediyoruz.

Şimdi diğer örmeklere bakarak zaten biraz daha oturmuş olur.

İkinci sayımıza bakalım.

İki yüz yirmi dört.

Şimdi şuraya tıklayalım.

Şimdi iki yüz, yüzler basamağında ne varmış 2,

2

Yirmi, onlar basamağında ne varmış?

Yirmi, dolayısıyla ne yazıyorum oraya ben?

Yirminin (20) başındaki 2’yi yazıyorum.

22

Peki birler basamağında ne varmış?

Dört (4).

224

İkiyüz yirmi dört.

Dolayısıyla 4 yazıyorum.

Sayımız ne oldu?

224

Okunuşu:

İki yüz yirmi dört diye okunuyor.

Yazılışı da:

Yazıyla;

ikiyüz yirmi dört

diye yazılıyor.

Rakmlarla da:

2, 2, 4 şeklinde, yüzler basamağında 2, onlar basamağında 2 ve birler basamağında 4 olacak şekilde;

224

şeklinde yazılıyor.

Üçüncü sayımıza gelelim.

Üç yüz doksan beş.

Üç yüz doksan beş, tahmin edin bakalım.

Yüzler basamağına ne yazıyoruz?

Evet.

Üç yüz dediğine göre 3 yazıyoruz.

3

Onlar basamağına ne yazıyoruz?

Doksan (90) dediğine göre;

Doksanın (90) dokuzunu (9) yazıyorumz.

39

Ve birler basamağına ne yazıyoruz?

Beş (5) dediğine göre sadece 5 yazıyoruz.

395

Üç yüz doksan beş.

Rakamla da sayımız:

395

şeklinde yazılmış oluyor.

Diğer sayımıza geçiyoruz.

Dört yüz seksen altı.

Evet bunu da siz yapın.

Dört yüz seksen altı.

Yüzler basamağında evet dört (4) var.

4

Onlar basamağında Dört yüz seksen dediğine göre sekiz (8) var.

48

Ve birler basamağında altı (6) var.

486

Yazıyla yazdığımızda;

Dört yüz seksen altı

diye yazıyoruz.

Rakamlarla yazdığımızda bu şekilde sayımızı;

486

şeklinde yazıyoruz.

Evet diğer sayımıza gelelim.

Şöyle biraz da kaydıralım.

Beş yüz yirmi.

Evet burada ne dikkatinizi çekti?

Sadece beş yüz yirmi var.

Birler basamağında bir rakam gözükmüyor, daha doğrusu 0 rakamı gözüküyor.

O zaman nasıl yazacağız?

Beş yüz yirmi derken yüzler basamağına beşi (5) yazdık.

5

Onlar basamağına ikiyi (2) yazdık.

52

Yani birler basamağına sıfır (0) yazdığımızda sadece yirmiyi (20) yazmış oluyoruz.

520

Beş yüz yirmi

şeklinde okuyoruz.

Yazılışı;

Beş yüz yirmi

Ve sayının da rakamlarla gösterilişi;

520

bu şekilde.

Beş yüz yirmi.

Diğer sayımıza gelelim.

Altı yüz on.

Bu sefer yine birler basamağında sayı yok, daha doğrusu sıfır (0) var, ama yüzler basamağında altı (6) var ve onlar basamağında bir (1) var ve birler basamğında sıfır (0) var.

Dolayısıyla;

610

şeklinde yazıyoruz rakamlarla sayımızı.

Ve;

Altı yüz on

diye okuyoruz ve yazıyoruz.

610

Ve diğer sayımıza gelelim.

Yedi yüz on yedi.

Bu sefer birler basamağında da yine var sayı.

Yüzler basamağında ne var?

Yedi (7) var.

7

Onlar basamağında ne var?

On (10) var. Yani 1 yazıyorum.

71

Ve birler basamğında ne var?

Yine yedi (7) var.

717

Nasıl okuyoruz?

Yedi yüz on yedi

diye okuyoruz.

717

Yedi yüz on yedi

şeklinde sayımızı okuyoruz ve yazıyoruz.

Şöyle biraz daha kaydıralım.

Evet şöyle.

Sekiz yüz kırk.

Burada da yine …

Sekiz yüz, dolayısıyla sekiz (8) yazıyorum.

Ve sadece kırkı (40) yazdığımız zaman bu şekilde sayımız tamamlanmış oluyor.

840

Sekiz yüz kırk.

Böylece birler basamağında sayı olmadığı için, sıfır (0) var, onlar basamağında dört (4) var, yüzler basamağında sekiz (8) var.

840

Sekiz yüz kırk

şeklinde yazıyoruz ve okuyoruz.

Ve son sayımız;

Dokuz yüz altmış üç.

Dokuz yüz altmış üç, hemen yazalım;

Dokuz (9) yüz,

9

Altmış (60),

96

Üç (3)

963

Gördüğünüz gibi dokuz (9) yüzler basamağında, altmışın (60) altısı (6) onlar basamağında ve üç (3) birler basamağında diyerek bu şekilde sayımızı yazmış oluyoruz.

İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen üç (3) basamaklı sayıları yazmak
İlköğretim İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap -Okunuşları verilen üç (3) basamaklı sayıları yazmak

Evet sevgili çocuklar gördüğünüz gibi bize bu şekilde sayılarla oynama kabiliyeti verilmiş.

Biz de bu kabiliyetimizi, bu yeteneğimizi geliştirmeliyiz.

Bu yeteneğin veriliş nedenine uygun olarak davranmalıyız diyerek,

Bu günkü İlkokul Bir Soru Bir Cevap’ın sonuna geldik.

Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyoruz, hoşçakalın diyoruz.

Hoşçakalın.

Görsel Sanatlar, Kuşlar ve Dans ya da Tesbih ve Zikir

Görsel Sanatlar, Kuşlar ve Dans ya da Tesbih ve Zikir
Görsel Sanatlar, Kuşlar ve Dans ya da Tesbih ve Zikir

Havada kuşların uçtuğunu görürsünüz. Peki kuşların hep birlikte dans ettiğini hiç gördünüz mü? Başka bir ifadeyle tesbih ve zikir yaptığını gördünüz mü? Görsel sanatlar açısından baktığımızda kuşların havada adeta bir görsel şölen yaptığını, hep birlikte dans ettiklerini, görüyoruz. Görsel sanatların en temel elemanlarından olan nokta etkisi ile yeni yeni tasarımlar yaptıklarını, bir başka deyişle kendi lisanı halleriyle (hal ve durumlarının dilleriyle) tesbih ve zikir yaptıklarını bu videoda göreceksiniz.

Görsel Sanatlar Elemanı Nokta

Görsel sanatların en temel elemanlarından birisi noktadır. Nokta ile tasarımlar yaparsınız, noktayı kullanarak nesneleri, eşyaları yeniden ifade edersiniz, biçimlendirirsiniz. Noktayla soyut düzenlemeler de yaparsınız. Genelde bu nokta tasarımlarını bir kağıt ya da başka malzemeler üzerinde yaparsınız. Peki havada nokta ile tasarımlar yapabilir misiniz?

İşte bu videoda da gördüğümüz gibi En Büyük Sanatkar bizlere havada kuşları kullanarak görsel sanatların en temel elemanlarından olan nokta ile tasarımlar yapmaktadır.

Görsel Sanatlar, Sergi, Sanat Eseri ve Sanatçı

Bir sergi salonuna gittiğimizde sanat eserlerini inceleriz, çok beğendiğimizde sanatçısına ve sanat eserlerine övgüler dizeriz. Sonra onu herkese anlatırız, adını ve eserlerini zikrederiz, ne kadar büyük bir sanatçı olduğundan bahsederiz.

Tıpkı bunun gibi O Büyük Sanatkar da bizlerin gözleri önünde sanatını sergilemektedir. Bizleri bu görsel şöleni ve sergiyi görmeye, neticede kendisini övmeye, anmaya ve yüce olduğunu ilan etmeye davet etmektedir.

Kuşlar ve Dans

Dans tek başına yapılabildiği gibi toplu olarak da yapılır. Bizdeki halk oyunları bu toplu dansa bir örnektir. Dansta görsel sanatların da ilkelerinden olan hareket, uyum, ahenk, denge, ritim vb. çok önemlidir.

Bu videoda da görüldüğü gibi kuşlar danslarıyla büyük bir ahenk, uyum, denge ve ritimlerle hareketler yapmakta ve kompozisyonlar oluşturmaktadırlar. Eğer bunu dans olarak nitelendirirseniz. Ancak buna farklı bir açıdan bakarsanız kuşların bu uyumlu, ahenkli, ritmik hareketlerini bir tesbih ve zikir olarak da görebilirsiniz.

Kuşların Dansı ya da Tesbihi ve Zikri

Tesbihin anlamı Subhanallah demektir. Yani Allah’ın her türlü eksiklikten ve kusurlardan yüce olduğunu ifade etmektir.

Zkirini anlamı ise Onu anmaktır. Örneğin Elhamdülillah bir zikir ve hamddir, Onu anmak ve övmektir. Anlamı Allah’ın anılmaya ve övülmeye layık olduğunu, her türlü hamd ve övgünün her kimden gelmiş ve her kime gitmiş ise aslında sadece ve sadece Büyük Yaratıcı Sanatkar olan Allah’a mahsus, sadece ona ait olduğunu ilan etmektir.

Diğer bir örnek Allahuekber’dir. Anlamı: Allah en büyük ve yücedir. Bu bir zikirdir. Tıpkı sergi salonunda eserlerini gördüğümüz sanatçının ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu zikretmemiz gibi. Hatta o sanatçıyı görmesek bile sadece eserlerine bakarak onun ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu ilan ederiz ve zikrederiz.

Aynen bunun gibi O Büyük Sanatçıyı şu anda gözlerimizle görmesek bile eserleriyle tanıyabiliyoruz. Onun ne kadar büyük bir Sanatkar ve Yaratıcı olduğunu ilan ediyoruz ve zikrediyoruz. İnşaallah cennette hepimize bizzat gözlerimizle de O Büyük Yaratıcıyı ve Sanatkarı görmek nasip olur.

Tıpkı bu kuşların yaptığı gibi. Evet kuşlar da kendi dilleriyle, kendi lisanı halleriyle (yani durumlarının ve hallerinin dilleriyle) O Büyük Sanatkarı tesbih etmekte ve zikretmektedirler.

Benim bulunduğum bölgede her aşam ve sabah kuşlar bir araya geliyor, belli bir noktada toplanıyorlar. Sonra hep birlikte uçarak değişik hareketler yapıyorlar. Adeta sabah ve akşam namazını cemaatle kılmak için bir araya geliyorlar gibi bir vaziyet alıyorlar ve tesbih ve zikir yapıyorlar.

İlgili Ayetler

Bu videoda da sığırcık kuşları muhteşem bir ahenk ile gökyüzünde kendi lisanlarıyla, dilleriyle ve kendi hareketleriyle tesbih halindeler.

Ne mutlu bu tesbihatı gören kalplere.

Subhansın Ya Allah’ım (C.C.).

Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir. ﴾Nûr Sûresi – 41﴿

Gökyüzünde Allah’ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır. ﴾Nahl Sûresi – 79﴿

Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla görendir. ﴾Mülk Sûresi – 19﴿

KAYNAKLAR

Sanat-ı İlahiye YouTube Kanalı, https://www.youtube.com/channel/UCGcDmmLanHf3Cfk0mqkLBuA

Tesbihat halindeki sığırcık kuşları, https://www.youtube.com/watch?v=EnObg6acz4w&t=2s

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/nur-suresi-24/ayet-41/diyanet-isleri-baskanligi-meali-1

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/nahl-suresi-16/ayet-79/diyanet-isleri-baskanligi-meali-1

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-meal-2/mulk-suresi-67/ayet-19/diyanet-isleri-baskanligi-meali-1


GÜZEL SANATLAR VE EĞİTİMİ







İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap: Verilen doğal sayıların okunuşlarını yazma


Merhaba sevgili çocuklar!

dersdunyasi.net

olarak düzenlemiş olduğumuz “İlköğretim Matematik Bir Soru Bir Cevap”a hoş geldiniz.

Bugünkü sorumuz:

  1. Aşağıda verilen doğal sayıların okunuşlarını yazalım:

Şimdi hep birlikte bu sayılara bakalım.

İlkönce birinci sayımıza bakıyoruz.

101

Hemen şuraya da yazalım.

Yüz bir.

Evet 1 yüzler basamağında, 0 onlar basamağında 0 olduğu için onu okumuyoruz, 1 de birler basamağında.

Dolayısıyla bunu

Yüz bir

diye okuyoruz.

Eğer onlar basamağında bir rakam, sıfırın haricinde bir rakam olsaydı, kaç varsa ona göre okuyacaktık.

Mesela, 1 olsaydı,

Yüz on bir (111) diye okuyacaktık.

2 olsaydı,

Yüz yirmi bir (121) diye okuyacaktık.

3 olsaydı,

Yüz otuz bir (131) diye okuyacaktık, gibi.

Böyle düşünebiliriz.

Şimdi gelelim diğer sayımıza:

Evet

220

Burada da birler basamağında 0 var, yüzler basamağında 2 var, onlar basamağında 2 var, birler basammağında rakam olarak 0 var, dolayısıyla;

İkiyüz yirmi

diye okuyoruz.

Birler basamağında sayı olmadığı için daha doğrusu 0 rakamı olduğu için okumuyoruz.

Eğer 1 olsaydı mesela;

İkiyüz yirmi bir (221)

diyecektik.

2 olsaydı,

İkiyüz yirmi iki (222)

diyecektik.

3 olsaydı,

İkiyüz yirmi üç (223)

diye bu şekilde tek tek sayarak devam edecektik.

Diğer sayımıza gelelim:

Burada bakıyoruz,

Yüzler basamağında 3, onlar basamağında 3, birler basamağında 3 var.

Üçünde de 3 var.

333

O zaman nasıl okuyoruz?

Yüzler basamağındakini yazıyorum,

Üç yüz

diyoruz.

Onlar basamağına geldiğimiz zaman ne olacağız burayı?

3’ü 10 ile çarptığımızda 30 (otuz) diye okuyacağız.

Otuz; on, yirmi, otuz diye sayıyoruz ya,

On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan sonunda yüze gelmiş oluyoruz yüz diyoruz.

Dolayısıyla 3 olduğu için onlar basamağında,

Otuz

diye okuyoruz.

Ve birler basamağında yine ne var?

3 var.

Dolayısıyla ne diye okuyoruz?

Üç

diye okuyoruz sadece.

Birler basamağında 3 olduğu için üç,

Onlar basamağında 3 olduğu için otuz,

Yüzler basamağında 3 olduğu için üç yüz

diye okuyoruz. Toplamda ne diye okuyoruz?

Üç yüz otuz üç

diyoruz.

333

Evet diğer sayımıza geçiyorum.

Burada da yine bakıyoruz ortadaki, onlar basamağındaki sayı yok, daha doğrusu rakam olarak 0 var,

404

Dört yüz dört

diye okuyacağız bunu da.

Yüzler basamağında 4,

Onlar basamağında sayı yok, daha doğrusu 0 rakamı var,

Birler basamağında 4 var,

Dört yüz dört

diyoruz.

404

Şimdi ilk baştan böyle biraz 1 ler, 2, 3, 4 diye gittik, 5’e geldik.

5 ile başlayan bir sayıya geldik.

500

Yüzler basamağında 5 olduğu için

Beş yüz,

Onlar basamağında 7 olduğu için

Yetmiş,

diyoruz.

On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş

diyoruz.

Ve birler basamağında 1 olduğu için

Bir

diyoruz.

571

Hemen yazalım.

Beş yüz yetmiş bir

diyoruz.

571

Evet diğer sayımıza geçelim:

Yüzler basamağında 6 var.

Ne yazıyorum?

Altı yüz

Onlar basmağında 3 var.

Ne yazıyorum?

Otuz

Ve birler basamağında 2 var.

Ne yazıyorum?

İki

Altıyüz otuz iki

diye okuyoruz.

632

diye okuyoruz bunu da.

Ve diğer sayımıza geçiyorum:

Yüzler basamağında 7 var

Yedi yüz

diyorum.

Yedi yüz

Onlar basamağında 5 var.

Ne diyorum?

On, yirmi, otuz, kırk, elli

Elli

diyorum.

50

Yedi yüz elli

Ve birler basamğında 1 var.

Bir

diyorum.

Yediyüz elli bir

751

diyoruz.

Ve diğer sayımıza geçiyoruz.

Yüzler basamağında 8 var, dolayısıyla;

Sekiz yüz

diyorum.

Onlar basamağında 9 var, dolayısıyla ne oluyor?

10, 20, 30, 40 ,50, 60, 70, 80, 90

9’a geldiğimiz zaman 90 (doksan) diyoruz.

O zaman;

Doksan

Ve birler basamağında kaç var? 8 var.

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8

Dolayısıyla;

Sekiz

diyorum.

Sekiz yüz doksan sekiz

898

diye bunu okuyoruz, bu sayımızı.

Ve son olarak nereye geldik?

Son sayımız

900

Şimdi;

Yüzler basamağında 9 var, dolayısıyla

Dokuzu yazdım.

Yüzler basamağında olduğu için

Yüzü yazdım.

900

Dokuz yüz

Ama onlar ve birler basamağında sayı olmadığı için daha doğrusu 0 rakamı olduğu için herhangi bir, iki, üç, dört diye bir sayı veya rakam olmadığı için herhangi bir şey yazmıyorum.

Dolayısıyla bu sayıyı kaç diye okuyorum?

Dokuz yüz

diye okuyarak bugünkü sorularımızı bitirmiş olalım.

İşte insanoğluna böyle, varlıkların sayılarını belirlerken bu şekilde sayıları kullanma özelliği verilmiş, sayıları kullanıyoruz.

Mesela,

Örneğin ne diyoruz?

Okulumuzda toplam 220 (iki yüz yirmi) öğrenci var diyoruz, mesela.

Bir örnek.

Ya da 333 (üç yüz otuz üç) öğrenci var diyoruz.

220 öğrenci var diyoruz mesela.

Ama sayılarını bilemediğimiz varlıklar da var.

Mesela;

Gökyüzünde yaratılan yıldızları,

Tüm ağaçlara takılan yaprakları,

Denizlerde yüzecek şekilde tasarlanan balıkları sayamıyoruz.

Onların sayılarını bilemiyoruz.

Ama onları yaratan Yaratıcı elbetteki onların sayılarını da biliyordur diyerek bugünkü “İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap”ın da sonuna gelmiş olalım.

Herkese sağlıklı, mutlu, güzel günler diliyorum.

Hoşçakalın.

İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap: Verilen doğal sayıların okunuşlarını yazma
İlkokul Matematik Bir Soru Bir Cevap: Verilen doğal sayıların okunuşlarını yazma

ORTAOKUL SOSYAL BİLGİLER 7. SINIF 1. ÜNİTE: Birey ve Toplum – OKUMA PARÇASI – Lokman’ın Çocuğuna ve Tüm Çocuklara Öğütleri

ORTAOKUL SOSYAL BİLGİLER 7. SINIF - OKUMA PARÇASI - Lokman'ın Çocuğuna ve Tüm Çocuklara Öğütleri
ORTAOKUL SOSYAL BİLGİLER 7. SINIF – OKUMA PARÇASI – Lokman’ın Çocuğuna ve Tüm Çocuklara Öğütleri

https://dersdunyasi.net/wp-content/uploads/2022/08/ORTAOKUL-SOSYAL-BILGILER-7.-SINIF-1.-UNITE-Birey-ve-Toplum-–-OKUMA-PARCASI-–-Lokmanin-Cocuguna-ve-Tum-Cocuklara-Ogutleri.pdf

KAZANIMLAR

BİREY VE TOPLUM

Bu öğrenme alanı işlenirken özgürlük ve sorumluluk gibi değerlerle iletişim ve medya okuryazarlığı gibi becerilerin de öğrenciler tarafından edinilmesi sağlanmalıdır.

SB.7.1.1. İletişimi etkileyen tutum ve davranışları analiz ederek kendi tutum ve davranışlarını sorgular.

SB.7.1.2. Bireysel ve toplumsal ilişkilerde olumlu iletişim yollarını kullanır. 

OKUMA PARÇASI

Lokman’ın Çocuğuna ve Tüm Çocuklara Öğütleri

SOSYAL BİLGİLER 7. Sınıf 1. Ünite Birey ve Toplum konularında;

1. İletişimi etkileyen tutum ve davranışları analiz ederek kendi tutum ve davranışlarınızı sorgulama; bireysel ve toplumsal ilişkilerde olumlu iletişim yollarını kullanma konuları işlenirken Lokman’ın çocuğuna ve tüm çocuklara verdiği öğütleri okuyunuz.

2. Metni okuduktan sonra sizde oluşan duygu ve düşünceleri metinlerin sonunda verilen boş satırlara veya boş bir sayfa ya da defterinize yazınız.

3. Duygu ve düşüncelerinizi sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.

Meal

Andolsun, biz Lokmân’a “Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. ﴾12﴿ 

Hani Lokmân oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” ﴾13﴿

{Soyu hakkındaki rivayetler, Lokman’ın, Eyüp Peygamber ile akraba olduğu yönündedir. İslâm âlimlerinin ekseriyeti, onun peygamber değil, hikmet sahibi bir zat olduğu kanaatindedirler. “Hikmet”in bir anlamı da nazarî ilimleri elde ettikten sonra kazanılan ruhî olgunluk, söz ve davranışlarda isabet melekesidir. Zemahşerî’nin Keşşâf isimli tefsir kitabında, onun hikmetlerinden bir örnek olmak üzere şu olay nakledilmektedir:

Bir gün Davud Peygamber, Lokman’dan, bir koyun kesip en iyi yerinden iki parça et getirmesini istemiş; Lokman da, ona kestiği hayvanın dilini ve yüreğini getirmiş.

Birkaç gün geçince Davud aleyhisselâm, bu defa hayvanın en kötü yerinden iki parça et getirmesini istemiş; o, yine dilini ve yüreğini getirmiş.

Hz. Davud’un, sebebini sorması üzerine Lokman şöyle demiş:

“Bu ikisi iyi olursa, bunlardan daha iyisi; kötü olursa, yine bunlardan daha kötüsü olmaz.”}

(Kaynak: Kur’ân-ı Kerim ve Açıklmalaı Meâli, Türkiye Diyanet Vakfı)

Tefsir

Lokmân, Kur’an-ı Kerîm’de ismi sadece bu sûrede geçen, aynı zamanda sûrenin de ismiyle anıldığı sâlih bir kişidir. Âlimlerin çoğunluğu, Lokmân’ın peygamber olmadığını, ancak Allah’ın kendisini bilgi ve hikmetle şereflendirdiğini belirtirler. İslâm öncesi Arap toplumunda da onun bilge bir kişi olduğu kabul edilir, saygıyla anılırdı. İslâm tarihi kaynaklarında ve tefsirlerde soyu, milliyeti, hayatı ve sözleriyle ilgili güvenilirliği tartışmalı çeşitli rivayetler vardır (bilgi için bk. Ömer Faruk Harman, “Lokmân”, DİA, XXVII, 205-206).

Müfessirler 12. âyette Lokmân’a verildiği bildirilen hikmet kelimesini, “din konusunda derin bilgi, sahih inanç, akıl, yerinde ve doğru konuşma, isabetli görüş ve davranış” olarak açıklamışlardır (Taberî, XXI, 67; İbn Atıyye, IV, 346). Hikmet hem doğru bilgi, inanç ve düşünceyi hem de bu zihnî birikimin mümkün olan en mükemmel şekilde hayata geçirilmesini ifade eder.

Bilgi birikimi olan bir insan bu birikimini doğru, yerinde ve gerektiği ölçüde kullanmaz yahut yanlış yerlerde kullanırsa bu insana âlim denebilirse de hakîm denemez; çünkü hikmet kavramı, “bilgiyi yerli yerince kullanma” anlamına da gelir. Buna göre bilgisini doğru ve gerektiği şekilde kullanmayan insan, bilginin şükrünü yerine getirmemiş olur; bilgisini belirtildiği şekilde kullanan ise şükür ödevini yerine getirdiği gibi bunun faydasını da yine kendisi görmüş, yani bilgisini değerlendirmiş ve sonuçta onu kendisi için faydalı hale getirmiş olur. 12. âyette “O’na şükreden kendi iyiliği için şükretmiş olur…” buyurulurken bu gerçeğe de işaret edilmiştir.

Lokmân’a verilen hikmetin çerçevesi çizilirken tevhid inancının başta geldiği görülmektedir. Esasen bu, şükrün de birinci şartıdır; bu sebeple Lokmân, kendisi Allah’ın birliğine inandığı gibi oğluna da şirkten uzak durmayı öğütlemiştir. Âdil olmayan hakîm olamaz; adalet, “her şeyi yerli yerince yapmak, herkese hakkını vermek”tir. Herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşan yani Allah’tan başkasına tanrılık nitelikleri yükleyen kişi, Allah’ın hakkı olan tanrılığı başkasına vermiş, böylece haksızlık (zulüm) yapmış demektir; üstelik bu tutum, haksızlıkların en büyüğüdür. Bu sebeple âyette “O’na ortak koşmak çok büyük bir haksızlıktır” buyurulmuştur. Esasen İslâm’ın en başta şirki ortadan kaldırmayı hedeflemesi de Allah’a ortak koşmanın, bütün kötülüklerin başında geldiği ve diğer birçok kötülüğün temel sebebi olduğu anlayışına dayanır.

Meal

İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.” ﴾14﴿ 

“Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.” ﴾15﴿

Tefsir

Sûrenin Lokmân’a ayrılan bölümünde, araya ana babaya itaat konusundaki bu iki âyetin girmesiyle ilgili iki farklı açıklama yapılmıştır. Bir yoruma göre bu iki âyet de Lokmân’a ait sözlerdir. Buna göre âyetin başında “Allah bana buyurdu ki…” şeklinde bir ifade takdir etmek gerekir. Diğer bir yoruma göre bu âyetler araya sokulmuş bir açıklama (i‘tirâzıyye) mahiyetinde olup amaç, ana babaya saygının önemini, ayrıca bunun sınırını ve Allah’a saygıyla ilişkisini ortaya koymaktır.

Çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur” şeklinde çevirdiğimiz ifade, emzirmenin normal süresi iki yıl kadar olmakla birlikte bunun mutlaka tamamlanması gerekmediğine, ana baba isterlerse çocuğun iki yıl dolmadan da sütten kesilebileceğine işaret eder (ayrıca bk. Bakara 2/233).

“(Ey insan), hem bana hem ana babana minnet duymalısın” buyurularak Allah’a minnettarlıkla ana babaya minnettarlığın birlikte emredilmesinin sebebi, Allah’ın insanı var edip onu nimetleriyle rızıklandırması, ana babanın da insanın hem dünyaya gelmesine vesile olması hem de hayatının en zayıf dönemlerinde, çocukluğunda, hastalığında ona kol kanat germesi, yetiştirip büyütmesi, beslemesi ve eğitmesidir (Râzî, XXV, 147; Şevkânî, IV, 273).

Âyette annenin fedakârlığına özel bir vurgu yapıldığı görülmekte, dolaylı olarak onun daha çok ilgi ve sevgi beklediğine işaret edilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber de, “Yâ Resûlellah! Kime iyilik etmeliyim?” şeklindeki bir soruya, “annene” diye cevap vermiş; “Sonra kime?” denilince yine “annene” demiş; üçüncü defa tekrarlanan soruya da aynı cevabı vermiş; nihayet dördüncüsünde “babana” buyurmuştur (Müsned, V, 3, 5; Tirmizî, “Birr”, 1).

Ancak Allah’ın hakkı bütün hakların önünde olduğu için ana baba çocuklarını bu hakkı ihlâl etmeye yani onu tevhid inancından sapmaya veya Allah’ın açıkça yasakladığı başka işler yapmaya zorlarlarsa kesinlikle onların bu baskısına boyun eğilmeyecek; bununla birlikte meşrû ve mâkul olan istekleri yerine getirilecektir (ayrıca bk. Ankebût 29/8).

Meal

(Lokmân öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah en gizli şeyleri bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” ﴾16﴿ 

“Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.” ﴾17﴿ 

“Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.” ﴾18﴿ 

“Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini herhalde eşeklerin sesidir!” ﴾19﴿

Tefsir

Lokmân’ın oğluna yönelttiği bu öğütler de Allah’ın ona verdiği hikmetin meyveleridir. Kuşkusuz insanın yaptığı her şey –ne kadar saklanırsa saklansın– Allah’ın mutlaka onu bildiği, dolayısıyla onun hesabını soracağı inancı ve bilinci ile bundan doğan sorumluluk duygusu ve kaygısı ahlâkî hayatın temelidir. Nitekim meşhur bir özdeyişte “Hikmetin başı Allah korkusudur” denilmiştir. Büyük şairimiz Mehmed Âkif’in, “Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır / Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır” şeklindeki beyti de bu gerçeğin güzel bir ifadesidir.

İnsanın iyi ve itaatkâr bir kul olduğunu gösteren üç örnek davranışın sıralandığı 17. âyetteki “namaz” Allah’a kulluk ödevini, “iyi olanı emredip kötü olana karşı koymak” toplumsal davranışlar karşısındaki kulluğun gerektirdiği yapıcı tutumu, “sabır” ise maddî ve sosyal çevreden gelen sıkıntıları, belâları birer imtihan bilip metanetle karşılama olgunluğunu yansıtır.

Âyetteki “İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir” ifadesi, bu müsbet davranışların, kulluktaki kemali gösteren birer örnek olduğunu, hayatın şartları içinde yerine getirilmesi gereken böyle daha başka yüksek davranışlar da bulunduğunu gösterir.

18-19. âyetlerde ise kaçınılması gereken olumsuz davranışlardan örnekler verilmektedir. Bu örneklerin, özellikle kendini beğenmişlerin, başka insanları aşağılayıcı tutumlarından seçilmiş olması ve bunların Allah sevgisinden mahrum kalacakları uyarısında bulunulması, Kur’an’ın insan onuruna verdiği değeri yansıtması bakımından özellikle dikkat çekicidir.

KISACA ÖZETLERSEK:

Lokman’ın öğütlerini kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Yavrucuğum;

  • Allah’a ortak koşma,
  • Zulmetme, doğrusu şirk, Allah’a ortak koşma büyük bir zulümdür,
  • Anne ve babana iyi davran,
  • Allah’a şükret, teşekkür et,
  • Anne ve babana da teşekkür et,
  • Allah’a itaat et, anne ve babana itaat et,
  • Eğer anne ve baban Allah’a şirk koşmanı emrederlerse onlara itaat etme,
  • Anne ve babanla dünyada iyi geçin,
  • Allah’a yönelenlerin yoluna uy,
  • Yaptığın hardal tanesi kadar küçük de olsa Allah karşılığını verir,
  • Yaptığın bir kaya içinde, göklerde veya yerin dibinde gizli bile olsa Allah onu bilir,
  • Namazını kıl,
  • İyiliği emret,
  • Kötülükten vazgeçirmeye çalış,
  • Başına gelenlere sabret,
  • İnsanları küçümseme ve onlardan yüz çevirme,
  • İnsanlara karşı kibirlenme, büyüklük taslama,
  • Yeryüzünde böbürlenerek yürüme,
  • Yürüyüşünde tabii ol,
  • İletişiminde sesini açalt, bağırarak konuşma, alçak sesle, normal konuş,
  • Bağırarak konuşmak çirkin bir davranıştır.

KAYNAKÇA

Kur’ân-ı Kerim ve Açıklmalaı Meâli, Lokmân Sûresi, Türkiye Diyanet Vakfı

Kur’an-ı Kerim Meali, Lokmân Sûresi, Diyanet İşleri Başkanlığı

Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 336-337

https://kuran.diyanet.gov.tr/mushaf/kuran-tefsir-1/lokman-suresi-31/ayet-12/diyanet-isleri-baskanligi-meali-1


ORTAOKUL