Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” Şarkısıyla Zekât ve Sadaka Eğitimi | Ortaokul ve Lise İçin Ders Etkinliği

Barış Manço'nun "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" Şarkısıyla Zekât ve Sadaka Eğitimi | Ortaokul ve Lise İçin Ders Etkinliği
Barış Manço'nun "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" Şarkısıyla Zekât ve Sadaka Eğitimi | Ortaokul ve Lise İçin Ders Etkinliği
Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” Şarkısıyla Zekât ve Sadaka Eğitimi | Ortaokul ve Lise İçin Ders Etkinliği

Bu çalışmada, Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” şarkısı ile Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı‘nda yer alan zekât ve sadaka anlayışı bir araya getirilerek ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik örnek bir ders etkinliği sunulmaktadır.

Etkinlik; şarkı analizi, kavramsal inceleme, grup çalışmaları ve yaratıcı yazma uygulamalarıyla öğrencilerin yardımlaşma, paylaşma, sosyal adalet ve etik sorumluluk konularını sorgulamalarını amaçlamaktadır.

Öğretmenler, öğretmen adayları ve değerler eğitimiyle ilgilenen eğitimciler için uygulanabilir bir kaynak niteliği taşımaktadır.

Mehmet Ağa’nın Defteri

Barış Manço’nun bu ikonik eserinde, insani değerlertoplumsal dayanışma ve hayatın geçiciliği üzerine derin felsefi öğütler verilmektedir.

Şarkı sözleri, bireyleri karşılıksız iyilik yapmaya, yoksulları gözetmeye ve gösterişten uzak, erdemli bir yaşam sürmeye teşvik eder.

Maddiyatın ölümle birlikte anlamını yitireceği vurgulanırken, dünya hayatındaki adaletsizlikler ve belirsizlikler karşısında sabırlı olunması gerektiği hatırlatılır. 

“Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” figürü üzerinden, yapılan her eylemin bir gün mutlaka karşılık bulacağı ve ilahi bir hesabın olduğu anlatılır.

Yazar, kendi hatalarından ders çıkarmanın önemine değinerek, hayatta kalıcı olan tek şeyin arkada bırakılan iyi bir isim olduğunu zarif bir dille ifade eder.

NotebookLM


PowerPoint


Kaynaklarda yer alan Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” şarkı sözleri ile Bediüzzaman Said Nursi’nin zekat ve sadaka hakkındaki tefsirini birleştirerek ortaokul veya lise düzeyine uygun bir “Sosyal Yardımlaşma ve Etik” ders etkinliği taslağı aşağıdadır:


Ders Etkinliği: Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’nın Defteri

Ders: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi / Değerler Eğitimi / Sosyal Bilgiler

Konu: Yardımlaşma, Paylaşma ve Toplumsal Barış

Süre: 40 + 40 Dakika (2 Ders Saati)


1. Bölüm: Sanat Yoluyla Farkındalık (Şarkı Analizi)

Giriş: Barış Manço’nun “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” şarkısı sınıfa dinletilir veya sözleri dağıtılır.

Şarkı Sözleri:

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi
Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi
Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için
Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı
Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı
Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış
Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Tartışma Soruları:

  • Şarkıda geçen “Yaz dostum” ifadeleri neleri teşvik ediyor? (Yoksulu beslemek, garipleri giydirmek, öksüzü korumak).
  • “Kimse göçmez bu dünyadan mal ile” dizesi bize mülkiyet hakkında ne anlatıyor?.
  • “Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı” dizesi, sosyal sorumluluk ve hesap verebilirlik açısından ne anlama geliyor olabilir?.

2. Bölüm: Kavramsal Temel (Metin Analizi)

Gelişme: Kaynaklardaki tefsir metni öğrencilere sunulur ve “Zekat” ile “Sadaka” kavramları incelenir.

Kilit Kavramlar:

  • İslam’ın Kantarası (Köprüsü): Namazın dinin direği olması gibi, zekatın da asayişi (toplumsal huzuru) sağlayan bir köprü olduğu vurgulanır.
  • Sosyal Denge: Şarkıdaki “haklı haksız karışmış” dünyada düzenin, imkanı olanların muhtaçlara rızıklarından pay vermesiyle (“vimmâ razaknâhum yunfikûn”) sağlanacağı anlatılır.

3. Bölüm: Uygulama – “Gerçek Sadaka” Atölyesi

Öğrenciler gruplara ayrılır. Kaynakta belirtilen “Sadakanın 6 Şartı” üzerinden senaryolar yazmaları istenir:

  1. İsrafsızlık: Sadaka verirken dengeyi nasıl koruruz?
  2. Öz Malından Vermek: Başkasının imkanlarıyla cömertlik taslanabilir mi?
  3. Minnet Etmemek: Yardım ettiğimiz kişiyi incitmeden nasıl davranmalıyız?
  4. Korkusuzluk: “Fakirleşirim” korkusu yardıma engel olmalı mı?
  5. Geniş Kapsam: Sadaka sadece para mıdır? Şarkıdaki “selam alma” veya metindeki “ilim, fikir, kuvvet” sadaka sayılır mı?.
  6. Doğru Yer: Yardım alan kişi bu kaynağı zararlı alışkanlıklarda (sefahet) değil, ihtiyaçlarında mı kullanıyor?.

4. Bölüm: Sonuç ve Değerlendirme

Yaratıcı Yazarlık Ödevi: Öğrencilerden, “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”nın defterine şarkıdaki gibi “Yaz dostum…” ile başlayan, ancak metindeki 6 şartı da içeren yeni kıtalar yazmaları istenir.

Örnek: Yaz dostum, verdiğin ilimle bir yarayı sarar mı? Yaz dostum, minnetle verilen sadaka işe yarar mı? Yaz tahtaya, paylaşanlar kurar bu köprüyü, Zekatla korunur dünyanın huzur ve asayişi..


Etkinlik Kazanımları:

  • Öğrenciler, yardımlaşmanın sadece bireysel bir iyilik değil, toplumsal asayişin temeli olduğunu kavrar.
  • Sadakanın sadece maddi olmadığını; ilim, fikir ve gücün de paylaşılabileceğini öğrenir.
  • İyilik yaparken dikkat edilmesi gereken etik ilkeleri (başa kakmamak, israf etmemek vb.) içselleştirir.

ORİJİNAL METİN

﴾ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ ﴿ 1 

Dipnot-1 “Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden muhtaçların ihtiyaçlarını giderirler.” Bakara Sûresi, 2:3.

Bu kelâmın mâkabliyle nazmını îcab ettiren münasebet ise:

Namaz

عِمَادُ الدِّينِ 2 

Dipnot-2 “(Namaz) Dinin direğidir. (Tirmizi, İmân: 8; İbni Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237; el-Hâkim, el-Müstedrek, 2:76.)

yani dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, zekât da İslâmın kantarası, yani köprüsüdür. Demek, birisi dini, diğeri asayişi muhafaza eden İlâhî iki esastırlar. Bunun için birbiriyle bağlanmışlardır.

Zekât ile sadakanın lâyık oldukları mevkilerini bulmak için birkaç şart vardır:

  1. Sadakayı vermekte israf olmaması.
  2. Başkasından alıp başkasına vermek suretiyle halkın malından olmayıp kendi malından olması.
  3. Minnetle in’âmın bozulmaması.
  4. Fakir olmak korkusuyla sadakanın terk edilmemesi.
  5. Sadakanın yalnız mala ve paraya münhasır olmadığı bilinmesiyle, ilim, fikir, kuvvet, amel gibi şeylerde de muhtaç olanlara sadakanın verilmesi.
  6. Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, hâcât-ı zaruriyesinde sarf etmesi lâzımdır.

SÖZLÜK

hâcât-ı zaruriye: zorunlu temel ihtiyaçlar; yiyecek, ev gibi
îcab ettirmek: gerektirmek
îcâz: sözü kısaltma; maksadı az sözle açık ve net bir şekilde anlatma
ihsan: ikram, bağış
ihsas etmek: hissettirerek bildirmek
ihtiyar etmek: seçmek, tercih etmek
in’âm: nimetlendirme
israf: gereğinden fazla tüketme
itnab: sözü uzatma; yeni bir fayda için, maksadı alışılmamış şekilde uzun bir söz ile ifade etmek
kantara: köprü, geçit
kelâm: âyet, söz
kıvam: dayanak, direk, temel
mâkabl: öncesi
minnet: başa kakma
muhafaza: koruma
münhasır: sınırlı, ait, özel
nazm: dizme, tertip edip düzenleme; Kur’ân-ı Kerîmin Allahü taâlâ tarafından dizilen mübârek sözleri, ifadeleri
nükte: ince ve derin mânâ
sadaka: Allah rızası için ihtiyaç sahibi kişilere yapılan yardım
sarf etmek: harcamak, kullanmak
sefahet: zevk ve eğlenceye düşkün olma ve malını gereksiz yere harcama; beyinsizlik
takdim: öne geçirme, öne alma
teb’îz: bütünü parçalamak, bölmek, kısımlara ayırmak; bütünden bir parça, kısım

KAYNAKLAR

CahtGPT

NotebookLM

Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, İşaratü-l İ’caz, Bakara Sûresi 3. âyetin tefsiri, Söz Matbaacılık Yayıncılık Rek. Org. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Türkçe Risaleler Söz Basım Yayın’ın Mart 2012 tarihli birebir matbu basılmış halidir.

https://erisale.com/#content.tr.6.72


Şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder. – Cumartesi Dersleri 22. 7.

Şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder. - Cumartesi Dersleri 22. 7.

https://dersdunyasi.net/ olarak düzenlediğimiz Cumartesi Derslerinde bu hafta “Şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder.” konusu işlenmektedir.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur Külliyatı Sözler Yirmi İkinci Söz Birinci Makam Yedinci Burhan.

Şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder. - Cumartesi Dersleri 22. 7.
Şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder. – Cumartesi Dersleri 22. 7.

KISA VİDEO

UZUN VİDEO

Yirmi İkinci Söz

Birinci Makam

YEDİNCİ BURHAN

Ey arkadaş, gel. Şimdi bu cüz’iyâtı bırakıp, saray şeklindeki bu acip âlemin eczalarının birbirine karşı olan vaziyetlerine dikkat edeceğiz.

İşte, bak: Bu âlemde o derece intizamla küllî işler yapılıyor ve umumî inkılaplar oluyor ki, adeta bütün bu saraydaki mevcut taşlar, topraklar, ağaçlar, herbir şey, birer fâil-i muhtar gibi bütün bu âlemin nizâmât-ı külliyesini gözetip ona göre tevfik-i hareket ediyor. Birbirinden en uzak şeyler birbirinin imdadına koşuyor.

İşte, bak: Gaipten acip bir kafile HAŞİYE-1 çıkıp geliyor. Merkepleri ağaçlara, nebatlara, dağlara benzerler. Başlarında birer tabla-i erzak taşıyorlar. İşte, bak, bu tarafta bekleyen muhtelif hayvanatın erzaklarını getiriyorlar.


Haşiye-1

Umum hayvanatın erzakını taşıyan nebatat ve eşcar kafileleridir.


abes: geresiz, lüzumsuz
acip: şaşırtıcı, hayret verici
âlem: dünya (bk. a-l-m)
cüz’iyât: küçük, ferdî şeyler (bk. c-z-e)
ecza: parçalar, bölümler (bk. c-z-e)
erzak: rızıklar; yiyecek ve içecekler (bk. r-z-ḳ)
eşcar: ağaçlar
fail-i muhtar: dilediğini yapmakta serbest olan fâil (bk. f-a-l; ḫ-y-r)
fert: birey (bk. f-r-d)
gaip: görünmeyen âlem (bk. ğ-y-b)
has/mahsus: özel
haşiye: dipnot, açıklayıcı not
hayvanat: hayvanlar (bk. ḥ-y-y)
hikmet: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)
ihsanperverâne: bağışta bulunmayı pek sever şekilde (bk. ḥ-s-n)
imdad: yardım
inkılap: değişim, dönüşüm
intizam: düzen (bk. n-ẓ-m)
kafile: topluluk
küllî: büyük, geniş (bk. k-l-l)
lütûf: yardım, iyilik, bağış (bk. l-ṭ-f)
mahiyet: nitelik, özellik
merkep: binek
mevcut: var olan (bk. v-c-d)
mu’ciznümâ: mu’cize gösteren (bk. a-c-z)
muhal: imkânsız
muhtelif: çeşitli
mükrimâne: ikramlarda bulunarak (bk. k-r-m)
muktedir: güç ve iktidar sahibi (bk. ḳ-d-r)
muntazaman: düzenli olarak (bk. n-ẓ-m)
musahhar: boyun eğmiş
müteaddit: çeşitli
nebat: bitki
nebatat: bitkiler
nihayet: son
nizâmât-ı külliye: kapsamlı ve her yerde geçerli olan düzenler (bk. n-ẓ-m; k-l-l)
sahavetperverâne: cömertlikte bulunmaktan pek hoşlanır şekilde
suret: şekil, görünüş (bk. ṣ-v-r)
tabla-i erzak: yiyecek tablası (bk. r-z-ḳ)
tabla-i nimet: nimet tablası (bk. n-a-m)
taife: topluluk
tesadüfî: rastgele, tesadüfen
tevfik-i hareket: uygun hareket
umumî: genel, herkese ait
ziyade: fazla

Hem de bak, bu kubbede o azîm elektrik lâmbası, HAŞİYE-1 onlara ışık verdiği gibi, bütün taamlarını öyle güzel pişiriyor! Yalnız, pişirilecek taamlar, bir dest-i gaybî tarafından birer ipe takılıp HAŞİYE-2 ona karşı tutuluyor.

Bu tarafa da bak: Bu biçare, zayıf, nahif, kuvvetsiz hayvancıklar—nasıl onların başı önünde, lâtif gıda ile dolu iki tulumbacık HAŞİYE-3 takılmış. İki çeşme gibi, yalnız o kuvvetsiz mahlûk, onu ağzına yapıştırması kâfidir.

Elhasıl: Bütün bu âlemin bütün eşyası, birbirine bakar gibi, birbirine yardım eder. Birbirini görür gibi, birbirine el ele verir. Birbirinin işini tekmil için, birbirine omuz omuza veriyor, bel bele verip beraber çalışıyorlar. Herşeyi buna kıyas et; tâdât ile bitmez.

İşte, bütün bu haller, iki kere iki dört eder derecesinde kat’î gösterir ki, şu saray-ı acibin ustasına, yani şu garip âlemin sahibine herşey musahhardır. Herşey onun hesabına çalışır. Herşey ona bir emirber nefer hükmündedir. Herşey Onun kuvvetiyle döner. Herşey Onun emriyle hareket eder. Herşey onun hikmetiyle tanzim olunur. Herşey onun keremiyle muavenet eder. Herşey onun merhametiyle başkasının imdadına koşar, yani koşturulur. Ey arkadaş, haddin varsa buna karşı bir söz söyle!


Haşiye-1

O azîm elektrik lâmbası, güneşe işarettir.

Haşiye-2

İp ve ipe takılan taam ise, ağacın ince dalları ve leziz meyveleridir.

Haşiye-3

İki tulumbacık ise, validelerin memelerine işarettir.


âkıl: akıllı
azîm: büyük (bk. a-ẓ-m)
biçare: çaresiz
dest-i gaybî: görünmeyen el (bk. ğ-y-b)
elhasıl: özetle, sonuç olarak
emirber: emre hazır
emr-i İlâhî: Allah’ın emri (bk. e-l-h)
eşya: şeyler, varlıklar
haşiye: dipnot, açıklayıcı not
hikmet: herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması (bk. ḥ-k-m)
ihata etme: kuşatma
izn-i Rabbani: Rab olan Allah’ın izni (bk. r-b-b)
kat’î: kesin
kerem: ikram, iyilik (bk. k-r-m)
kubbe: yarım küre; gökyüzü
lâtif: şirin, hoş (bk. l-ṭ-f)
levazımat: gerekli şeyler
leziz: lezzetli
mahlûk: yaratık (bk. ḫ-l-ḳ)
masnuât-ı İlâhiye: İlâhî san’at eserleri (bk. ṣ-n-a; e-l-h)
medet: yardım
menşe: kök
muavenet: yardımlaşma
muntazam: düzenli (bk. n-ẓ-m)
musahhar: boyun eğmiş
müvellid: meydana getiren, doğurtan
nahif: çelimsiz, zayıf
nakş: işleme (bk. n-ḳ-ş)
nefer: asker
nefis: kişinin kendisi (bk. n-f-s)
nescetme: dokuma, örme
saray-ı acib: hayranlık uyandıran saray
saray-ı muhteşem: ihtişamlı, görkemli saray
şehadet: şahitlik, tanıklık (bk. ş-h-d)
taam: yiyecek
tâdât: sayma
tanzim olmak: düzenlenmek (bk. n-ẓ-m)
tekmil: tamamlama (bk. k-m-l)
tekzip: yalanlama
valide: ana
zîhayat: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)
ziya: ışık

KAYNAKLAR

Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, Yirmi İkinci Söz, Birinci Makam, YEDİNCİ BURHAN, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.

http://www.erisale.com/#content.tr.1.380

https://sorularlarisale.com/risale-i-nur-kulliyati/sozler/yirmi-ikinci-soz/380


CUMARTESİ DERSLERİ

CUMARTESİ DERSLERİ
CUMARTESİ DERSLERİ

Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı’ından; Sözler, Mektubat, Lem’alar, Şuâlar gibi kitaplarından alınarak her hafta Cumartesi günü Cumartesi Dersleri adı altında yapılan ve YouTube’da yüklenen dersler yer almaktadır.

Ayrıca; http://www.erisale.com/#home adresinde ve https://sorularlarisale.com/ adresinde yer alan Risalelerin ekran kaydı yapılmakta ve sitemizde ilgili dersin bulunduğu sayfaya metinler ve sözlük konulmaktadır.

Dersler en son yapılan derslere göre sıralanmaktadır.

CUMARTESİ DERSLERİ