
Kâinattaki kusursuz nizam bize ne anlatıyor? Her şeyin bir hikmeti ve gayesi varsa, insanın hayatı ölümle birlikte tamamen sona mı eriyor?
Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur Külliyatı’ndan Yirmi Dokuzuncu Söz’ün İkinci Maksat, İkinci Esas bölümünden hareketle hazırlanan bu videoda, kâinatın nizamı ile ebedî saadet arasındaki ilişkiyi ele alıyoruz.
Varlıklar arasındaki uyum, olaylardaki hikmet ve kâinatın her tarafında görülen anlamlı ilişkiler bizi önemli bir soruya yöneltiyor: Ebedî saadet olmadan bu muhteşem nizamın nihai gayesi tamamlanmış olur mu?
Bu belgesel anlatımında kâinatın nizamını, yaratılıştaki hikmeti ve ebedî saadet fikrini birlikte düşünmeye davet ediyoruz.
Sizce kâinattaki nizam, insanı ebedî bir hayat düşüncesine yönlendiriyor mu? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.
DERS DÜNYASI NET — İlim, düşünce ve hakikat yolculuğu.
YİRMİ DOKUZUNCU SÖZ
İKİNCİ MAKSAT
İKİNCİ ESAS NOKTA
Birinci Delil: Kâinatın Nizamı
Kâinata dikkatle bakın.
Çevrenizdeki dünyayı gözlemleyin.
Her yerde bir nizam vardır.
Kusursuz bir nizam.
Bilinçli bir uyum.
Hiçbir şey amaçsız görünmez.
Her yönde bir seçimin işaretleri görülür.
Her yerde bir niyetin izleri vardır.
Her nesnede bir gayenin ışığı bulunur.
Her olayda iradenin bir yansıması vardır.
Her harekette bir seçimin belirtisi görülür.
Ve varlıkların her türlü birleşiminde bir hikmet kıvılcımı vardır.
Ortaya çıkan sonuçlara bakın.
Meydana getirdikleri sayısız meyveyi gözlemleyin.
Hepsi aynı hakikate işaret eder.
Bu kâinat, rastgele olayların bir araya gelmesinden ibaret değildir.
Onun nizamı, bir anlamın varlığını dile getirir.
Uyumu, bir gayeyi ortaya koyar.
Varlıklar arasındaki ilişkiler, her şeyi daha büyük bir bütünün parçaları hâline getirir.
Fakat şimdi şu soruyu düşünün:
Ya ebedî saadet olmasaydı?
Ya insanın varlığı, bütünüyle yok olup gitmekle sona erseydi?
O zaman bu derin ve anlamlı nizamın akıbeti ne olurdu?
Böyle bir nizam, gelip geçici ve kırılgan bir şeyden ibaret kalmaz mıydı?
Geçici bir şeyden…
Kalıcı bir temelden yoksun bir şeyden…
Anlamlı görünen, fakat hiçbir yere ulaşmayan bir nizamdan…
Varlıklar arasındaki derin bağlantılar, nihai anlamlarını kaybederdi.
Manevî anlamları silinip giderdi.
Aralarındaki ilişkiler, rüzgârın savurduğu toz zerreleri gibi dağılırdı.
Yaratılışın her tarafında yansıyan hikmet ise son gayesine ulaşamadan kalırdı.
Oysa gerçek nizam, anlamdan ayrı düşünülemez.
Anlam ise bu kısa dünya hayatının sınırlarını aşan bir hakikate işaret eder.
İşte bu delilin özü budur.
Ebedî saadet, kâinatın nizamına nihai anlamını kazandıran hakikattir.
Ebedî saadet olmadan, bu muhteşem nizamın daha büyük gayesi tamamlanmamış kalırdı.
Bu sebeple kâinatın nizamı sessiz değildir.
O konuşur.
Kendisinin ötesindeki bir hakikate işaret eder.
Dikkatimizi ebedî saadete yöneltir.
Ve bizi bu geçici dünyanın ötesine bakmaya davet eder.
Hikmetin kemale erdiği bir hakikate…
Adaletin tamamlandığı bir âleme…
Ve varoluşun en derin gayelerinin nihayet ortaya çıktığı bir hayata…
Kâinat, bütün ihtişamlı nizamıyla ebedî saadete işaret eder.
KAYNAKLAR
Bediüzzaman Said Nursî, Sözler — Yirmi Dokuzuncu Söz: İnsanın Ruhunun Bekaası, Melekler ve Haşrin Hakikati Hakkında.
İngilizce tercüme: Şükran Vahide, Sözler Neşriyat tarafından yayımlanmıştır.
Orijinal metin: Risale-i Nur Okuma Programı 2.1.0, Words 2021, s. 552.
Yirmidokuzuncu Söz
Beka-i Ruh ve Melaike ve Haşre dairdir.
…
İkinci Maksad
…
İkinci Esas
…
Birinci Medâr:
Dikkat edilse, şu kâinâtın umumunda bir nizâm‑ı ekmel, bir intizam‑ı kasdî vardır. Her cihette reşehât‑ı ihtiyar ve lemeât-ı kasıt görünür. Hattâ her şeyde bir nur-u kast, her şe’nde bir ziyâ‑yı irâde, her harekette bir lem’a‑i ihtiyar, her terkipte bir şûle-i hikmet, semerâtının şehâdetiyle nazar‑ı dikkate çarpıyor. İşte eğer saâdet‑i ebediye olmazsa, şu esâslı nizâm, bir sûret‑i zaîfe-i vâhiyeden ibaret kalır. Yalancı, esâssız bir nizâm olur. Nizâm ve intizamın rûhu olan maneviyat ve revâbıt ve niseb, hebâ olup gider. Demek, nizâmı nizâm eden, saâdet‑i ebediyedir. Öyle ise; nizâm‑ı âlem, saâdet‑i ebediyeye işâret ediyor.
KAYNAKLAR
Cep telefonu: Risale-i Nur Okuma Programı 2.1.0, Sözler – 519, email: syesilova72@gmail.com
Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, Yirmi dokuzuncu Söz – Bekâ-i Rûh ve Melâike ve Haşre Dairdir – İkinci Maksad – İkinci Esas, Söz Basım Yayın Ltd. Şti., Mart 2012, İstanbul.
https://www.erisale.com/tr/sozler/yirmidokuzuncu-soz-ikinci-maksad#4227